HAARP Projesi’nin Gizemi

14.04.2017

184 Kişi Okumuş

0 Yorum

HAARP Projesi’nin Gizemi

HAARP NEDİR?

HAARP “High Frequency Active Auroral Research Program” İngilizce kelimelerinin ilk harflerinden oluşan ve mucidi Sırp asıllı ABD’li bilim adamı Nikola Tesla tarafından geliştirilmiş bir teknolojinin adıdır. Nikola Tesla’nın deprem ile ilgili rivayet edilen iki farklı anısı bulunmaktadır.

NİKOLA TESLA HAARP DEPREM DENEYLERİ

Bir gün Amerika’da bir adam inşaat halindeki bir binaya girer. İşçilerin şaşkın bakışları arasında yanında getirdiği çantadan çalar saat büyüklüğünde bir cihazı binanın çelik kiriş bağlantılarından birine bağlar. Cihazı çalıştırır. Birkaç dakika sonra inşaat halindeki yapı şiddetle sarsılmaya başlar. İşçiler korku içerisinde binanın zemin katına doğru kaçarlar. Nikola Tesla’nın ilk HAARP deprem deneyi başarıyla sonuçlanmıştır. Tesla daha sonra bu deneyi anlatırken “10 dk daha devam etseydim binayı bulunduğu caddeye yıkabilirdim” demiştir.

Nikola Tesla’nın tek deprem makinesi HAARP’ı test ettiği örnek bu değildir. Bir süre sonra Nikola Tesla’nın yaşadığı Aşağı Manhattan’da deprem olmaya başlar. Nikola Tesla’nın çılgın/deli bir bilim adamı olduğunu ve bu depremden Nikola’nın sorumlu olduğunu düşünen halk Manhattan polis merkezini arar. Manhattan polis görevlileri Nikola Tesla’nın kapısına dayanırlar. Deprem halen devam etmektedir ve kapı açılmayınca polis memurları kapıyı kırarak içeri girdiklerinde Nikola Tesla’nın elinde bir çekiçle deprem makinesini parçaladığını görürler. Zira cihazın düğmesi takılı kalmış ve cihazı durduramayan TESLA eline aldığı çekiçle makineyi parçalayarak durdurmuştur.

NİKOLA TESLA KİMDİR?

Çağımızda çoğu insanın ismini daha çok HAARP teknolojisi aracılığıyla duyduğu, buna rağmen belki de en çok ve en önemli buluşları Dünya yaşamına kazandıran ve halen de kazandırmaya devam eden gelmiş geçmiş en büyük mucitlerden biridir. Hatta çoğu otoriteye göre en büyük dehadır. 1856 senesinde doğan TESLA, 1943 senesinde New York’ta bir otel odasında yalnız olarak 86 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

NİKOLA TESLA’NIN İCATLARI

  • Radyo
  • Elektromanyetik Dalgalar
  • Uzaktan Kumanda
  • Elektrik Motoru
  • Floresan
  • AC (Dalgalı Akım)
  • MR Cihazı
  • Mikrodalga Fırın
  • Otomobil Ateşleme Sistemleri
  • Radarın Temelleri
  • Elektron Mikroskobu
  • Neon Lambalar
  • Hız Ölçer
  • Elektriği Kablosuz Havadan İletebilme Teknolojisi (Bu icat üzerinde halen çalışılmaktadır, Nikola TESLA’nın yaptığı bir deneylerde 20 adet ampulü arada hiçbir kablo olmadan 30-35 km uzaktan yakabildiği resmi olarak kayıtlara geçmiştir.)
  • Burada bir kısmı yazılan Nikola TESLA’ya ait daha pek çok patenti alınmış ve alınmamış icadı bulunmaktadır.

Hayatı boyunca 300’e yakın patentli buluşun sahibi olmuştur. Hayatı boyunca hiç evlenmedi. Hiç not almazdı. Edison bugün Tesla’dan daha fazla tanınmasına rağmen Tesla başarılı buluşlarıyla Edison’un bile en az 100 yıl ötesinde yaşamıştır. Edison, Tesla’ya yaşamı boyunca çok sayıda haksızlık yapmış son nefesinde Tesla’dan af dilemek için yanına çağırmışsa da TESLA yanına gitmemiştir. Tesla’nın bu büyük düşünce gücüne rağmen ciddi psikolojik sorunları olduğu bilinmektedir. Yaptığı çalışmalar günümüzde dahi hala üzerinde çalışılmakta ve bazıları anlaşılamamaktadır. Uzaya ilk radyo dalgalarını gönderen Nikola Tesla’dır. Ölmeden önce ışın silahı üzerinde çalıştığı söylenir. FBI tarafından çalışmaları yakından izlenen TESLA’nın ölümünden hemen sonra Amerikan hükümeti FBI ile Nikola TESLA’nın tüm makalelerine el koymuştur. Zira 2. Dünya Savaşı halen devam etmektedir ve bu bilgilerin Hitlerin eline geçmesinden korkulmaktadır.

HAARP TEKNOLOJİSİ NEDİR?

HAARP teknolojisi ELF adı verilen çok düşük frekanslı ama çok yüksek güce sahip elektromanyetik dalgalardır. Nikola Tesla atmosferin iyonosfer tabakasının bir ayna gibi kullanılabileceğini ve üretilen elektriğin bu tabakadan tüm Dünyaya bedava dağıtılabileceğini söylemiştir. Elektriği bedava dağıtma fikrinden hoşlanmayan girişimciler Nikola TESLA’ya parasal desteklerini tümüyle kesmişlerdir. Parasal destek kesilmese bugün muhtemelen tüm Dünya’da ücretsiz elektrik kullanılıyor olacaktı. HAARP deprem makinesi aslında dev bir osilatör görevi gören bir cihazdır. Çok büyük akımları, iyonosfer ve uygular aracılığıyla istenilen bölgede odaklayarak kırılması beklenen enerji birikimi bulunan bir fay hattının erken ve şiddetli şekilde kırılmasına dayanır. Tabi sadece bu görevi görmez. HAARP makinesiyle iyonosferi kullanarak atmosferin herhangi bir bölgesi ısıtılarak ve çeşitli güçlerde elektromanyetik titreşimler uygulanarak meteorolojik değişimler elde edilebilir. Hortum, kasırga, şiddetli yağış meydana getirilebilir.

HAARP PROJESİ VE 1999 MARMARA DEPREMİ

1999 depreminin HAARP makinesinin ilk deneyi olduğu düşünülmektedir. Bu düşünceye neden olan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in “Depremi Amerika mı yaptı? Araştırılsın…” sözüdür. Bununla birlikte dönemin Kandilli Rasathane müdür Prof. Dr. Mete Işıkara’ya telefon açarak “Bu yapay bir deprem olabilir mi?” sorusunu sorması ayrı bir noktadır. Depremin tam başladığı nokta 1999 Marmara depreminde haber kanalarında gösterilmiştir. Bu depremin tam olarak başladığı bir nokta vardır, bölge değil!!!

Normalde depremler daha geniş bir bölgede başlarlar. Başlangıç etki alanları 5 metre genişliğinde 3 metre derinliğinde bir çukur olamaz. Üstelik bu çukurun tam olarak Gölcük donanmasında bulunuyor olması HAARP Projesi 1999 Depremi arasında güçlü bir bağlantıya neden olmuştur. O gece Gölcük donanmasında üst düzey ABD’li ve İsrailli komutanların olması artı bir şüphe nedeni olmuştur. Bununla birlikte 1999 Marmara depreminin hemen sonrasında Gölcük bölgesinin dalışa yasaklanması da şüpheleri HAARP deprem silahı kullanıldı mı? Sorusuna odaklamıştır. Aynı dönemde yardım bahanesiyle Rusya’nın bölgeye askeri bir gemi göndermesi bir başka ipucu sunmaktadır.

MARMARA DEPREMİ ATEŞ TOPU OLAYI

Deprem anında kırılma hattından çıkan gazların ateş alarak ateş topu gibi patlaması bilimsel olarak mümkün olsa da, HAARP teknolojisinin 17 Ağustos’ta olduğu gibi kullanıldığı bölgede depreme neden olduğundan (HAARP ile üretildiği düşünülen sonraki depremlerde de ateş topu görüntüsü kaydedilmiştir) şüpheleri haklı olarak artırmıştır. Ayrıca bir çok dönemde depremden önce görülen ince uzun deprem bulutları 17 Ağustos Gölcük depremin de tespit edilmediği gibi, sonradan Dünyanın çeşitli yerlerinde meydana gelen ve yapay olduğu düşünülen depremlere ait deprem bulutları da görülememiştir. Bu olayın HAARP ile bağlantısı şudur; HAARP iyonosfer tabakasında çalıştığından ve kırılma gaz çıkmadan yapay oluştuğundan muhtemelen bu gaz bulutu deprem anında çıkıp yandığından bu bölgede deprem bulutu oluşmamıştır. Bugün 3 tür deprem bulutunun yere yakın atmosfer tabakasında görülen 2 tür deprem bulutuna dair çok sayıda örnek olduğu halde iyonosfer tabakası kaynaklı deprem bulutları tespit edilememektedir.

HAARP GÖLCÜK DEPREMİ İLİŞKİSİ

Aslında 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde amaç kasıtlı bir saldırı değildi. Amaç zaten beklenen bir İstanbul depreminin Amerikalıların teklifiyle HAARP makinesi kullanılarak küçük sarsıntılar halinde bertaraf edilmesiydi. Bu deney için Gölcük donanması tercih edildi. Fakat gece işlem başladığında deney de bir şeyler ters gitti ve deprem aniden gerçekleşerek istenmeyen sonuçlara neden oldu. Tabi kendi ülkelerinde böyle deney yapmayan ABD ve İsrail hükümetlerinin deney alanı olarak!!! Gölcük bölgesini tercih etmesi bize verdikleri insani değerinde bir kanıtıdır. Peki ya bu deneye izin ve onay veren yetkililer?

HAARP PROJESİ ABD SİLAH TEKNOLOJİSİ

Bugün artık HAARP teknolojisi herkes biliyor hatta bilmeyen de kolayca internet aracılığıyla Alaska EDU sitesinden ulaşarak inceleyebilip görebiliyor. Yani HAARP artık gizli bir proje değil. Hatta sadece Türkiye de değil Dünya’da yapay depreme uğratıldığını düşünen çok sayıda ülke bu konuda ses çıkarıyor. En son Venezuella devlet başkanı Hugo Chavez Amerika’yı tanrıcılık oynamakla ve yapay depremler üretmekle suçlamış ve kısa bir süre sonrada hayatını kaybetmişti.

Unutulmaması gerekir ki Amerika 2. Dünya Savaşını atom bombasıyla bitirmiş, bu süreçte atom bombasıyla birlikte Nikola TESLA’nın bilimsel makale ve projelerine de sahip çıkmıştı. Aradan geçen sürede gelişen teknolojiyide düşünürsek bugün Amerika’nın silah teknolojisinde oldukça ileri düzeylere ulaştığını tahmin etmek çok zor olmayacaktır. Ama artık savaşların yeni yüzü kimsenin haberi olmadığı halde bir bölgeyi yok etmek olarak görülmektedir.

IRAK’ın işgali sırasında muhafız ordusunun bir mermi bile atamadan teslim alınması gibi çok sayıda muamma bu düşüncelere öncülük ediyor. HAARP savaş makinesinin birde yüzen savaş gemisi modelini üreten Amerika’nın HAARP gibi bir deprem silahını halen tam olarak kullanamasa da kaybedeceği hiçbir şey olmayacağını düşünerek deprem ülkelerinde habersizce denemesi de pek tabi mümkündür.

Böyle şeylere inanmamak yerine teknolojik silah çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekiyor. Dünya silahlanma konusunda anormal silahlara doğru ilerlerken bizim hala Nükleer Santral kurulumuna direnç göstermemiz anlamsızdır. Nükleer Teknolojiye sahip olabilmenin tek yolu Nükleer Enerji santralleri kürara hem bu teknolojiyi öğrenmek hem de bu nedenle nükleer araştırmalar yapabilme müsaadesine kavuşmaktır.

HAARP DEPREM MAKİNESİNİN ÇALIŞMA MANTIĞI

Aslında sistemi gayet basit bir mantıkla çalışıyor. Her maddenin bir titreşim rezonansı düzeyi bulunuyor. Herhangi bir cismi titreştirdiğinizde, mesela cam bir bardağa bir kaşıkla vurduğunuzda ortaya bir ses dalgası çıkar. Bu ses dalgasının tiz veya bas seviyesini belirleyen şey o titreşime ait frekans değeridir. Düşük frekanslar tiz yüksek frekanslar bas ses verir. Bu sesin sahip olduğu frekans değerinin aynısını siz dışarıdan sürekli ve güçlü olarak o cismin kendisine yöneltirseniz cisim ne olursa olsun (çelik, cam. beton fark etmez) bir süre sonra frekans eşleşmesine dayanamaz ve kırılmaya dağılmaya başlar. İşte HAARP’ın benzer temel mantığı bu metaforda anlattığımız gibidir.

 

HARP NELER YAPABİLİR?

HAARP teknolojisiyle depremler tetiklenebilir, çığ düşmesi ve toprak kayması gibi doğal afetler tetiklenebilir. Tetiklenebilir diyoruz çünkü bu potansiyele sahip olmayan bölgelerde bunları meydana getirmek bilimsel olarak mümkün değildir. Ancak belirli bir bölgede yukarıda anlattığımız frekans deprem ve titreşim mantığıyla tamamen herhangi bir fay hattını kırmadan bir yer parçası titreşime sokulabilir. Hatta sadece seçilmiş yapılarda da bu meydana getirilebilir. Ancak bu durumda bu artık açık bir silah kullanımı ve savaş ilanı olacaktır. Eğer HAARP böyle güçlü ve gizli bir silah ise bu durumda hiçbir ülke bunu açık etmek istemeyecektir. Olmayacak yerde deprem üretilirse bu bir ülkeye atom bombası atmakla aynı sonuçları (Siyasal v yönetimsel açıdan) doğurur. Bunları yapabilir ama açıkça yapılması mantıklı olmayacaktır. Ama fırtınalar olması gerekenden daha yıkıcı esebilir, sel felaketleri ve aşırı yağışlar görülebilir. Bunlar ekonomik açıdan bir ülkeye zarar verebilmenin çok sayıda yolları arasındadır.

Son yıllar da Türkiye’de görülen anormal iklim değişimleri; seller, şiddetli yağışlar, daha önce olmayan hortum gibi doğal olaylarda ki artış bu açıdan da mutlaka yetkililerce değerlendirilmelidir. İyonosferde ki değişimler ve atmosferik değişimler daha dikkatlice izlenmeli ve takip edilmelidir. Ancak bu izleme ve ölçümleri kendi uydu sistemlerimiz ile yapmamız gerekmektedir.

HAARP BELİRTİLERİ NELERDİR?

HAARP belirtileri anlaşılması çok zor olgular değildir. Çünkü HAARP kullanımı ölçülebilir anormal ve doğal olmayan değişimlere neden olmaktadır. Elektromanyetik ölçücüler, iyonosferin normal değerleri dışındaki kimyasal ve fiziksel değişiklikler, çeşitli ani doğal olmayan dalgalanmalar düzenli takip edilerek oldukça kolay biçimde HAARP kullanılıp kullanılmadığı anlaşılabileceği gibi en azından normal olmayan atmosferik nedenler de istatistiki biçimde kayıt altına alınmış olacaktır.

Bunun dışında Dünya’nın çeşitli yerlerinde normal dışı şekil alan bulut yapıları, çeşitli renkteki gökyüzü ve bulut ışımaları ve fosforik renk değişimleri, aniden ve aşırı artan psikolojik baskı ve sıcak etkisi veya sıcağın olduğundan daha fazla hissedilmesi, toplumdaki psikolojik değişim ve dalgalanmalar, anormal olan her durum sebep ve sonuçlarıyla bilimsel veri seviyesinde kaydı tutulması gereken çok sayıda öğeden sadece bir kaçıdır. HAARP etkilerini bırakın bir mühendisi bir tekniker dahi takip edebilir veya değişimleri izleyecek cihazlar üretebilir.

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz