1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Ming Hanedanlığı

  1. #1
    Administrator ksu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2013
    Yer
    Trakya
    Mesajlar
    3.748
    Konular
    3714

    Post Ming Hanedanlığı

    alıntıdır





    Míng Hanedanı 1368 - 1644 yılları arasında Çin’e hakim olmuş hanedandır. Kendinden önceki Moğol Yuan Hanedanı ve kendinden sonraki Manchu Qing hanedanının aksine etnik Çinliler tarafından kurulmuş son hanedanlıktır. Zhu Yuanzhang’nın 1368 yılında Nanjing kentinde tahta geçmesiyle kuruldu. Ming Taizu olarak adlandırılan Zhu Yuanzhang, tahtta kaldığı 31 yıl içinde feodal monarşi merkezi yönetimini güçlendirmek için hanedanın kuruluşuna büyük katkısı olan vezirleri ve farklı görüşlere sahip olan kişileri öldürerek imparatorluk otoritesini artırdı. Ming Taizu’nun ölümünden sonra torunu Jianwen tahta geçti. Ancak imparator Jianwen, amcası Zhu Li tarafından tahttan indirildi. Zhu Li, kendisini Chengzu İmparatoru ilan etti ve 1421 yılında başkentiPekin’e taşıdı. Ming başkenti Beijing 1644 yılında düştükten sonra hanedan 1662 yılına kadar Güney Ming adıyla varlığını sürdürmüştür.

    Ming Hanedanı güçlü bir donanma ve bir milyon askerden oluşan bir orduya sahipti. Deniz ticareti ve genel olarak denizcilikte önceki hanedanlıklar da başarılı olduysa da Ming Hanedanı zamanında özellikle Zheng He tarafından 15. yüzyılda öncekilerden çok daha büyük başarılar sağlandı.



    Hanedanlık zamanında büyük kanal ve Çin Seddi restore edildi, Pekin’deki Yasak Şehir kuruldu. Hanedanlığın son dönemlerinde nüfusları 160 ile 200 milyonu bulmuştu.

    Bu dönemdeki kent oluşumu ve saray inşa tarzları, sonraki dönemlerde de sürdürülmüştür. Ming hanedanı döneminin başkenti Beijing ve Çin’de günümüzde de varlığını koruyabilen en büyük antik kent olan Nanjing de Ming hanedanında yapılan planlama ve işletmeden kaynaklanmıştır. Qing hanedanının sarayı da Ming hanedanının temeline dayanarak devamlı olarak genişletilmiş ve mükemmelleştirilmiştir. Dönemin başkenti Beijing, eski temeline dayanarak bügünkü hale getirilmiş ve dış kent, iç kent ve saray kenti olarak üç kesime ayrılmıştır.

    Ming hanedanının yöneticileri, görkemli bir savunma yapısı olan Çin Seddi’ni inşa etmeye büyük önem vermişler ve tüm güçleriyle inşayı sürdürmüşlerdir. Çin Seddi’nin birçok önemli mevkiinde yer alan duvarlar ve kule kapıları, tuğlalarla yapılmış ve yüksek mimari düzeye ulaşmıştır. Yalu Irmağı’ndan başlayarak Gansu eyaletine bağlı Jiayu kule kapısına kadar uzanan Çin Seddi, 5660 kilometre uzunluğundadır. Çin Seddi’nin ünlü kule kapılarında yer alan Shanhaiguan Kule Kapısı ve Jiayuguan Kule Kapısı, Çin mimari sanatının özgün tarzlarını barındıran seçkin eserlerdir. Çin Seddi’nin Beijing’deki Badaling kesimi ve Simatai kesimi yüksek sanat değerini taşımıştır.



    Bu dönemde kurulan yapılarda kullanılan ahşap tekniği sayesinde ahşap sanatı yeni bir aşama kaydetmiştir. Ciddiyet uyandırıcı dış görünüme sahip olan resmi yapıların dekoru, boyalı resimlerle süslenerek günden güne kalıplaşmış ve tuğla, taş, cam ve tahta gibi değişik malzemelerle süsleme yapılan birçok yapı meydana gelmiştir. Konutların duvarlarında tuğla kullanılması, halk arasında da yaygınlaşmıştır.

    Ming hanedanı döneminde yapı gruplarının oluşumu daha da olgunlaşmıştır. Nanjing kentinde bulunan Çin’in Ming hanedanına ait Xiao Mezarlığı ve Beijing’de yer alan Shisan Mezarlığı, coğrafya ve çevre koşullarını akılca değerlendirerek mezarlığın ciddiyet uyandırıcı hava yaratabilen seçkin yapılar arasında yer almıştır.

    Bu yapıların dışında Yangzi Nehri’nin güney kesiminde yaşayan bürokrat ve ağaların sahip oldukları bahçelerin mimari teknikleri de son derece gelişmiştir. Ming hanedanı tarzındaki mobilyalar da bu dönemde dünyaca ün kazanmıştır.

    Fengshui düşüncesinin son derece yaygın olması, bahsedilmesi gereken başka bir noktadır. Çin mimari tarihinde özgün kültür görüntüsü olan Fengshui düşüncesi, etkisini yakın çağa kadar sürdürmüştür.

    YASAK ŞEHİR



    Yasak Şehir Ming Hanedanı’nından Çing Hanedanı’nın sonuna kadar kullanılmış Çin imparatorluk sarayıdır. Çin’inPekin şehrinin ortasında bulunmaktadır. Yaklaşık 500 yıl imparator ve hizmetlilerine evsahipliği yapmış, aynı zamanda Çin hükümetinin törensel ve politik merkezi olmuştur. 1925′ten beri Saray Müzesi’ni barındırmaktadır.

    1406 ve 1420 tarihleri arasında inşa edilmiş olan kompleks 720.000 m²’lik bir alana yayılmıştır ve 8.707 odalı 980 yapıdan oluşmaktadır. Yasak şehir 1987 yılında Dünya Kültür Mirası listesine eklenmiş ve Unesco tarafından dünyada korunmuş en geniş antik ahşap yapılar bütünü olarak tescillenmiştir.

    1947 yılında Yasak Şehrin bir çok hazinesi Kıta Çini içerisinde (en son Çin-Japon savaşında Japonlardan saklanmak üzere) şehirden şehire taşındıktan sonra, en son Tayvan’daki Taipei şehrine götürülmüş ve burada Milli Saray Müzesi’ne yerleştirilmiştir. Her iki müze de aynı enstitüden beslenmelerine karşın Çin İç Savaşı’ndan sonra tamamen ayrı düşmüşlerdir.



    Çin tarihine başkentlik yapmış altı şehirden biri Beijing’dir. Bu güzel tarihi şehir, yaşanmışlıkların izlerini hala bir çok eserlerinde taşır. Şehrin anlatılan efsanelerinden birine göre, günümüz Beijing’in yerinde suyu son derece acı olan çok büyük bir deniz bulunurmuş. Bu yüzden bu denize “Acı Denizin You Zhou Hakimiyeti” denilirmiş. Bu acı denizin hakimi “Ejderha Kralı” zorba yönetimiyle halkını bezdirmiş. Kimi bu zorbalık yüzünden ölürken kimi bu zorbalıktan kurtulmak için buraları terk edip başka diyarlara gitmişler. Bir gün buralara ”Ne Zha” adında bir melek gelmiş.

    Gugong-Yasak Şehir

    Beijing şehrinin merkezinde göz kamaştırıcı ihtişamla yapılan sarayların arasında özellikle “İmparatorluk Sarayı”nın yeri ayrıdır. Dünyanın en büyük imparatorluk sarayı unvanını da elinde bulundurur. İmparatorluk Sarayı’na “Mor Şehir” veya “Yasak Şehir”de denilmektedir. Burada, Ming ve Qing Hanedanının aynı aileden toplam 24 imparatoru yöneticilik yapmıştır.

    Mor şehir veya Yasak şehir denilmesinin arkasında bir hikayesi vardır. Feodal toplumda, imparator en yüksek makamda olmasından dolayı saray yüksek duvarlarla çevrelenmiş, halkın içeri giremeyeceği şekilde sıkı bir koruma altına alınmıştır.

    Yasak Şehir- Taht Odası/Beijing

    Bu yüzden sarayın adı “Yasak Şehir” olarak anılmaya başlanmıştır. Eski çağlarda Gök hakiminin gökteki sarayında yaşadığına inanılırdı ve halk arasında bu saraya “Mor Saray” denilirdi. Feodal zamandan beri imparatorların “Göğün oğlu” olduğuna inanıldığından, gökteki sarayıda “Mor Saray” olarak anılırdı. Yasak şehir adının yanı sıra “Mor Saray” denilmesi de bu yüzdendir. İmparatorluk Sarayı aynı zamanda eski dönemlerde inşa edilmiş ve en iyi korunmuş mimari yapılardan biridir. Aşağı yukarı 720 000 m² alanı kaplar. Bu alanın yaklaşık 150 000 m² sinde büyüklü küçüklü saray odaları yer alır. Eğer bir kişi doğduğu günden itibaren her gece farklı bir saray odasında yatarsa, bütün saray odalarında yatması tam 27 yılını alır. Sarayda toplam 9999 oda yer aldığı söylenir. “Yasak Şehir”i kısmen çevreleyen 50 metre genişliğinde bir de hendek mevcuttur.

    Sarayın dört ana girişi vardır. Güneyinde yer alan kapının adı “Wu Men”, kuzeyinki “Shen Wu Men”, doğuda “Dong Hua Men”, batıda yer alan kapının adı ,se “Xi Hua Men”dır. Doğu ve batıdaki kapılar birbirlerinin aynıdır. İmparatorluk Sarayın dört bir köşesinde son derece güzel ve zarif çizgilerle yaptırılmış gözetleme kuleleri yer alır. Her biri 9 kiriş, 18 sütun ve 72 revürden oluşur.

    Yasak Şehir-Gözetleme Kulesi

    Hikayeye göre Ming İmparatoru “Cheng Zu” sarayını inşa ettirmeden önce rüyasında muhteşem güzellikte zarif gözetleme kulelerini görmüş. Uyanır uyanmaz hemen adamlarını yanına çağırarak rüyasında gördüğü gibi kulelerin planlarının çizilip yapılmasını emretmiş. Ancak sanatçılar bir türlü İmparatorun rüyasında gördüğü gibi gözetleme kulelerini yapamamışlar. Bu sırada küçük kafesler içinde çekirge satan bir yaşlı adam oradan geçiyormuş. Satıcı adam çekirgeleri koyduğu kafesleri kendi yapıyormuş. Yapmış olduğu kafeslerin her biri aynı İmparatorun rüyasında gördüğü gibi 9 kiriş, 18 sütun ve 72 revür detayını içerecek şekilde yapılmış. İmparatorun sanatçıları bu adamdan yardım isteyince yaşlı adam ortadan kaybolmuş, yerine “Lu Ban” adında bir marangoz ortaya çıkmış ve gözetleme kulelerine yardım edebileceğini bildirmiş. Böylece seyyar çekirge satan yaşlı adamın kafesleri günümüzde ki bu gözetleme kulelerine ilham kaynağı olmuş.

  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    Ming Hanedanlığı


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •