Misafir Board  
| Reklam Alanı |

Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.

MODERATÖR BAŞVURU FORMU


Edebiyat

Kara Camışları Vurdum Bayıra

Katagorisinde ve  Türkü Hikayeleri Forumunda Bulunan  Kara Camışları Vurdum Bayıra Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Derler ki iki camış öylesine vurur ki birbirine aralarına bir tonluk kaya parçası koysanız, kül ufak olur, dağılır. Camışlar her zaman sahiplerinin isteğiyle dövüşmezler. Gün olur, bir ağızlık yiyecek; gün ...

Geri git   Misafir Board >
KÜLTÜR - SANAT - TARİH - EDEBİYAT
> Edebiyat > Türkü Hikayeleri
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Türkü Hikayeleri Halka Mal olmuş Türkülerimizin Hikayelerini Biliyor muydunuz?

Tags
bayıra, camışları, kara, kara camışları vurdum bayıra, vurdum


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Kara Camışları Vurdum Bayıra
Konudaki Cevap Sayısı
2
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
366

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 01-05-2008, 10:52   #1 (permalink)
Orjnldadaş
 
sevdalıyım_25 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
sevdalıyım_25
Kullanıcı No: 20457
Konu Sayısı: 1049
Mesaj Sayısı: 3,158
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nerden: Sevda şehrinden
Yaş: 26
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 0
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 71785191
REP Puanı : 1435703033
REP Seviyesi : sevdalıyım_25 has a reputation beyond reputesevdalıyım_25 has a reputation beyond reputesevdalıyım_25 has a reputation beyond reputesevdalıyım_25 has a reputation beyond reputesevdalıyım_25 has a reputation beyond reputesevdalıyım_25 has a reputation beyond reputesevdalıyım_25 has a reputation beyond reputesevdalıyım_25 has a reputation beyond reputesevdalıyım_25 has a reputation beyond reputesevdalıyım_25 has a reputation beyond reputesevdalıyım_25 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart Kara Camışları Vurdum Bayıra




Derler ki iki camış öylesine vurur ki birbirine aralarına bir tonluk kaya parçası koysanız, kül ufak olur, dağılır.

Camışlar her zaman sahiplerinin isteğiyle dövüşmezler. Gün olur, bir ağızlık yiyecek; gün olur bir yatımlık su birikintisi, ya da dişi bir camış, boynuz boynuza getirir iki erkek camışı. Türkümüze öykü olan olay da böyle olmuş.


Siz deyin Ahmet, biz diyelim Mehmet. Adı önemli değil. İşi çobanlık. Sabahın erinde köy meydanına getirilen sığırları toparlar, katar önüne. İnek , öküz, camış. Ne sürerse köylü alana, alır götürür meraya. Dağ, bayır, ova, çayır dolaştırır durur.

Öğle olup, kızgın güneş tepeden vurunca, katar önüne suya indirir sığırları. En son kara camışlar girer suya. Ağır hayvanlardır camışlar. Olur olmaz koşmazlar. Bir de koşarlarsa, ardından at salsa insan kavuşamaz. Neyse, dememiz o değil; en son suya girerler camışlar ya, suyun en derin yerini seçip yatarlar içine. Çobanın su kenarına gelip de "deh" lemesini duyana kadar uzanırlar suda, Ne zaman ki çoban, su kıyısıa gelip ıslığını çalmaya başlar, ağır ağır yekinirler yattıkları sudan. Yekinirler ki, camış demeye bin tanık gerek. Birer kuzu gibidirler ; çobanın önünde. Çobanın isteği onlar için buyruktur. "De ha! Yürüyün!" Yürürler. "Yaylıma geçin!" geçerler. İri, kalın dudaklarını sürüyüp, geçerler çayırları. Sözün özü, çobanla camışlar arasında hiç bozulmayan bir anlaşma vardır sanki.



Çoban derseniz, dal gibi. Yakışıklı bir genç. Kimi kimsesi de yok çobanın. Biriktirdiği üçbeş kuruşla, bir göz ev yapmış köyün dışında. Ha! Bir de nişanlısı, var çobanın. Köylü bir olup dengince birine nişanlamış. Boyu boyunca, huyu huyunca nişanlısının. Bir de düğünü yapıp, muratlarına erseler; çok bir dileği yok çobanın. Üç günlük ömürde daha ne gerek. Gerisi kendiliğinden olur. Çoluk çocuğa karışırlar zamanla. Kimbilir belki bir çift camışları olur zamanla. Sütünü peynirini satarlar. Daha bir rahat olurlar. Camışlar birken iki olur; iki iken üç. Neden olmasın, herkesin nasıl oluyor.


Sürüyü önüne katıp, dağ, bayır dolaşırken bunları düşler çoban. Düğün de gelip dayanmıştır zaten. Bir elbise kestirmek gerek. Ele güne karşı ayıp olur yoksa. Hiç yeni elbisesi olmamıştır zaten. Şöyle lacivert bir takım! Kumaş olması şart değil. Siyah da olsa olur. Yeter ki yeni olsun. "Güveyinin elbisesi eski" demesinler. Postalları da yenilese iyi olur. Hoş postallar göze batmaz pek. İlla ki lacivert elbise! Postalları boyatsa da olur.


Ve gelir düğün günü. Bir yanda davul zurna, bir yanda saz söz. Herkes sevip, yardım ediyor çobana. Kimisi davul tutmuş, kimisi düğün aşını yapıyor. Kimi de, bir tokluyu boynuzundan çekip, bağlamış çobanın evinin önüne. Köylü bir can gibi olmuş çobanın düğününde. Herkes düğünün sahibi; herkes düğünün çağrılısı. Kimi halay çekiyor, kimi su dağıtıyor. Kimi de yer sofralarına çeki düzen veriyor. Güveyi derseniz çok mutlu. İçi içine sığmıyor. Nişanlısına kavuşacak bir yandan; köylünün dayanışması, yardımı kıvandırıyor bir yandan. Ha! Sığırları sabahın erinde vurmuş bayıra. Yayılıp duruyorlar. Başlarında da bir çocuk var. Bugünlük bakıyor. Yarından sonra geçecek yeniden sürünün başına. Bir yandan lacivert elbisesine bakıyor sık sık; öte yandan sığırları düşünüyor. "Allah vere bir aksilik olmasa. Elin ekinine girip, ziyan vermese hayvanlar. Vuruşup birbirini yaralamasa camışlar" diye geçiriyor içinden. Davullar da hızlı hızlı vuruyor bir yandan. Akşam yakın. Gelin, neredeyse getirilecek. Kız evinden, kızı almaya gitmiş kalabalık. Güveyin yanında yalnızca iki sağdıcı var. Uzaktan sürüyü teslim ettiği çocuk görünür. Nefes nefesedir. "Seyfettin emmilerin camışıyla, Sabri eminin camışı birbirine girdi. Kıran kırana düvüşüyorlar" der. Güvey ne yapacağını şaşırır. O, sağdıçlara bakar; sağdıçlar ona. Gelin geldi gelecek. Davulun sesi yaklaşıyor. sabri eminin camış gelir gözünün önüne. Elinde büyümüştür. Malaklığını bilir. Ya öteki, kıyamazsın bakmaya. Birinden biri yıkılacak alana. Davulu da, gelini de unutur bir anda. Bir koşu tutar yolu. Dövüş alanına ulaşır. Sağdıçlar da peşinde. Girer kavga eden camışların arasına. Camışlar dövüşe dövüşe bayırdan aşağı inmişlerdir. Çayıra ulaşıp, ikisi iki yana çekilmiştir. Yani dövüşün tam ölüm kalım anıdır. İki camış birbirinden yüz metre kadar uzaklıkta, ayaklarıyla otları kazıyor. Burunlarından alev fışkırıyor sanki.



Çoban iki camışın ortasına geçer. Her zaman yaptığı gibi kollarını açar iki yana. Açar ya, bu çoban eski çoban değil ki! Partal giysiler, yerini lacivert elbiseye bırakmıştır. Hergünkü giysiler nerde, lacivert elbise nerde? Bu giysilerle değil camışlar, kırk yıllık arkadaşı görse tanıyamaz çobanı.



Camışlar iyice eşinip kızdıktan sonra, hızla koşmaya başlarlar. Öyle bir hızlanırlar ki he hey! Çoban ortalarında. Kenardan durumu seyreden sağdıçlar heyecanlı. Camışlar vardı varacak. Hiçbir durma belirtisi yok. Hızları artıyor üstelik. Çoban kendinden emin. Hareketsiz duruyor. Her zamanki gibi, gelip bir metre yakınında duracaktır camışlar. Sonra biri bir tarafa; öteki öbür tarafa. Ama öyle olmuyor bu kez. Çobanın yeni elbisesini tanıyamıyor camışlar. Kokusunu alamıyorlar. Öyle bir vuruşuyorlar ki, aradaki çobanın kemik sesleri geliyor. Sonra kıpkızıl kana boyanıyor damat elbise.


Haber köye ulaştığında, gelin indirme havasını çalan davullar susuyor, zurnalar çalmaz oluyor. Ve olay halkımızın yaratıcı diliyle, "Kara camışları vurdum bayıra" türküsüne dil oluyor.



Camışları vurdum kıra bayıra
Döğüşe döğüşe yendi çayıra
Güveyiye deyin geip ayıra

Gara camış yaraladı benim yarımı
Eğdi boynuzunu döktü kanını

Böğün de günlerde cumadır cuma
Hamama gidersen saçını yuma
Ben seni sevmişem ellere deme

Gara camış yaraladı benim yarımi
Eğdi boynuzunu döktü kanını
__________________
Di gah gel di gel ölem di gel.Adına gurban olam di gel.Oy men ölmüşem GAVİM ABLAM nerdesen..

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremezler Üye Olmak İçin Tıklayınız...]
sevdalıyım_25 Çevrimdışı
İP: 88.231.63.232  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 01-05-2008, 12:11   #2 (permalink)
Imaginary
 
TeaRsoFDeviL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
TeaRsoFDeviL
Kullanıcı No: 4868
Konu Sayısı: 276
Mesaj Sayısı: 951
Üyelik tarihi: May 2006
Nerden: ÇanakkaLe
Yaş: 19
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 27
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 3548346
REP Puanı : 70966550
REP Seviyesi : TeaRsoFDeviL has a reputation beyond reputeTeaRsoFDeviL has a reputation beyond reputeTeaRsoFDeviL has a reputation beyond reputeTeaRsoFDeviL has a reputation beyond reputeTeaRsoFDeviL has a reputation beyond reputeTeaRsoFDeviL has a reputation beyond reputeTeaRsoFDeviL has a reputation beyond reputeTeaRsoFDeviL has a reputation beyond reputeTeaRsoFDeviL has a reputation beyond reputeTeaRsoFDeviL has a reputation beyond reputeTeaRsoFDeviL has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart Cevap : Kara Camışları Vurdum Bayıra

bu camış ne boğamı
__________________
TeaRsoFDeviL Çevrimdışı
İP: 88.244.32.223  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-05-2008, 05:35   #3 (permalink)
Özel Üye
 
Yağız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Yağız
Kullanıcı No: 40148
Konu Sayısı: 226
Mesaj Sayısı: 1,119
Üyelik tarihi: Dec 2006
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 0
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 73546284
REP Puanı : 1470925314
REP Seviyesi : Yağız isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
İletişim
Reklam Alanı
Standart Kara Camışları Vurdum Bayıra

Sevgili billzard; Erzurum yöresinde "manda" nın yöresel adı camıştır. Malûm ki kültürel ve şivesel farklılıklar Anadolu' nun her yanında vardır. Kimi yörelerimizde camız diye adlandırılan manda, kimi yörelermizde ise kömüz ya da kömüş olarak bilinir.

Sevgili Sakıp gel gelelim sana, güzel bir konu seçmişsin paylaşım adına. Hikâye doğru ama sözler de farklılıklar var. Senin yazmış olduğun bu Türkü' nün farklı varyantı. İzninle ben asıl Türküye yer vermek istiyorum burada, Erzurumlu sanatçılarımızdan Nurullah AKÇAYIR yorumu ile...




Gara camışlari vurdum bayıra,
Döğüşe döğüşe yendi çayıra,
Deyin güvegiye gele ayıra,
Güveyin işini Mevlam gayıra...

Giderem, giderem,
Dudu gumri gibi durmaz öterem,
Gelin helallaşak gardaş,
Giderem, giderem...

Bir oda yaptırdım döşedemedim ben nedim,
Üç günlük ömrümi beş edemedim ben nedim,
Gahpe feleginen başedemedim ben nedim,
Bu gara bahtıma küsmüş giderem...

Giderem, giderem,
Dudu gumri gibi durmaz öterem,
Gelin helallaşak gardaş,
Giderem, giderem...
__________________
Yağız Çevrimdışı
İP: 88.232.132.112  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
kendimi vurdum... CAS Resimli Şiirler&Şarkılar 0 08-03-2007 18:45
Kara Kartal'in Kara Sevdasi Private Beşiktaş 0 07-27-2007 17:00
kilit vurdum CAS Sevgiliye Mektup 3 12-16-2006 19:43
Volkan, Kara Kara Düşündürüyor Private Fenerbahçe 0 11-27-2006 17:40
aşkı sırtından vurDUM ziyasen Şiirler 3 09-26-2006 23:03



Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
vBulletin Style by: Private