Üyelerimiz görüşlerini önceden onay
olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü
sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri
tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri
yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net
adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.
Katagorisinde ve Temel Dini Bilgiler Forumunda Bulunan müslümanlarda ikilik ve parçalanma 22.08.2008 Konusunu Görüntülemektesiniz.=>şahsi hayat yönünden de zulümdür.
1- Sen mesleğini ve fikirlerini hak bildiğin zaman "Mesleğim haktır veya daha güzeldir" demeye hakkın var.
Fakat "Yalnız hak, benim mesleğimdir" demeye hakkın yoktur.
2- ...
--->: Müslümanlarda ikilik ve parçalanma 22.08.2008
Toplum Hayatı için inat ve taraftarlığın gayet zararlı olduğu açıktır.
Eğer denilse: Hadiste Ümmetimin ihtilâfı rahmettir." el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 1:64-2- denilmiş.
İhtilâf ise taraftarlığı gerektirir
"Hem taraftarlık hastalığı, mazlum halkı, zalim elitlerin şerrinden kurtarıyor. Çünkü bir kasabanın ve bir köyün elitleri ittifak etseler, mazlum halkı ezerler. Taraftarlık olsa, mazlum bir tarafa yanaşır, kendisini kurtarır.
Hadisteki ihtilâf ise, müsbet ihtilâftır. Yani, herbiri kendi mesleğinin tamir ve zirveye çıkması için çalışır,
Başkasının tahrip ve iptaline değil, belki tekmil ve ıslahına çalışır.
Amma menfi ihtilâf ise kasıtlı ve düşmanca, birbirinin tahribine çalışmaktır hadisin nazarında reddedilmiştir Çünkü birbiriyle boğuşanlar müsbet hareket edemezler.
taraftarlık eğer hak namına olursa, haklılara destek olabilir. Fakat şimdiki gibi kasıtlı, nefis hesabına olan taraftarlık, haksızlara destektir ki, onlara kuvvet teşkil eder.
Çünkü, kasıtlı taraftarlık eden bir adama şeytan gelse, onun fikrine yardım edip taraftarlık gösterse, o adam o şeytana rahmet okuyacak. Eğer mukabil tarafa melek gibi bir adam gelse, ona (hâşâ) lânet okuyacak derecede bir haksızlık gösterecektir.
Bu mesaj en son " 08-29-2008 " tarihinde saat 00:06 itibariyle _KoNt_ tarafından düzenlenmiştir....
Sebep: nick küçültüldü
--->: müslümanlarda ikilik ve parçalanma 22.08.2008
mânevi hayat yöünden zararlıdır
mânevi hayat ve ibadetlerin sıhhati ve sıhhat-i ubudiyet, düşmanlık ve inatla sarsılır.
Çünkü, kurtuluş vasıtası olan ihlâs zayi olur.
Zira, taraftar bir inatçı , kendi hayırlı amelleri karşısındaki ile aynı olsun ister.
Allah rızası için Hâlisen liveçhillâh
amellerde pek de başarılı olamaz. Hem hüküm ve işlerinde taraftar olduğunu seçer tercih eder, adalet edemez. İşte, hayırlı amellerin esasları olan ihlâs ve adalet, husumet ve düşmanlıkla kaybolur.
Mü'minler ancak kardeştirler.
(Hucurat Sûresi: 49:10.)
Bu ayet yeryüzündeki tüm müslümanları evrensel bir ailenin bireyleri olarak ilan etmektedir. Bu müslümanlar arasında bulunan kardeşlik öyle bir nimettir ki, hiçbir dinde bir örneği bulunmamaktadır. Bu hususun önemi ile alakalı olarak Hz. Peygamber'den rivayet edilmiş birçok hadis vardır. Olayın ruhunun tam olarak kavranılması için biz bu hadisleri aşağıda zikrettik:
Cerir b. Abdullah, Hz. Peygamber'in (s.a.) , "Birincisi namaz kılmak, ikincisi zekat vermek, üçüncüsü tüm müslümanlar hakkında hayır dilemek olmak üzere üç hususta kendisinden biat aldığını" söyler (Buhari, Kitabu'l-İman.)
İbn Mesud, Hz. Peygamber'in (s.a.) , "Bir müslümana sövmek fısk, ona karşı savaşmak ise küfürdür" diye buyurduğunu rivayet eder. (Buhari, Kitabu'l-İman, İmam Ahmed aynı konuda başka bir hadisi Said b. Malik'in babasından nakletmiştir.)
Ebu Hureyre'den rivayet olunduğuna göre Hz. Peygamber, "Bir müslümana, başka bir müslümanın canı, malı ve ırzı haramdır" buyurmuştur. (Müslim, Tirmizi.)
Ebu Said Hudri ve Ebu Hureyre'den rivayet olunduğuna göre Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurmuştur: "Müslüman müslümanın kardeşidir ve müslüman kardeşine zulmetmez, onunla dost olmaktan vazgeçmez, onu zelil etmez. Bir kimse için, bir müslüman kardeşini hakir görmek kadar büyük bir kötülük yoktur." (Müsned-i Ahmed)
Selh bin Sa'd es-Saidi'nin Hz. Peygamber'den rivayet ettiğine göre o, şöyle buyurmuştur: "Bir mü'minin cemaat ile münasebeti, baş ile bedenin irtibatı gibidir. Öyle ki, mü'min, cemaatinin çektiği eziyeti, bedenin bir uzvunun çektiği ızdırabı baş nasıl duyuyorsa, aynen öyle duyar." (Müsned-i Ahmed) . Benzeri bir hadis daha vardır: Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurmuştur: "Mü'minler, aralarındaki sevgi, bağlılık ve birbirlerine merhamet ve şefkat duymak bakımından tıpkı bir bedene benzer. Şayet bedenin bir uzvu zarar görecek olursa tüm beden bundan rahatsız olur ve uykusuz kalır." (Buhari, Müslim)
Başka bir hadiste, Hz. Peygamber'in (s.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Müminler birbirlerine bir duvarın tuğlaları gibi bağlıdırlar." (Buhari, Tirmizi) .
--->: müslümanlarda ikilik ve parçalanma 22.08.2008
Hırs, sebebi yokluktur hastalık ve zayıflıktır mahrumiyet ve sefaleti getirir. Evet, her milletten ziyade hırsla dünyaya saldıran Yahudi milletinin zillet ve sefaleti, bu hükme bir kesin delildir
hırs,
canlılar âleminde en geniş bir daireden tut, tâ bir ferde kadar tesirini gösterir. Tevekkülvâri rızık talep etmek ise, bilâkis rahatlıktır ve her yerde güzel tesirini gösterir. İşte, bir nevi canlılar ve rızka muhtaç olan ağaçlar ve bitkiler, tevekkülvâri, kanaatkârâne yerlerinde durup hırs göstermediklerinden, rızıkları onlara koşup geliyor. Hayvanlardan pek fazla evlât besliyorlar. Hayvânat ise, hırsla rızıkları peşinde koştukları için, pek çok zahmet ve eksiklikle rızıklarını elde edebiliyorlar.
Hem hayvanlar alemi içinde tevekkül eden yavruların meşru ve mükemmel güzel rızıklarının rahmet hazinesinden verilmesi; hırsla rızıklarına saldıran canavarların gayrı meşru ve pek çok zahmetle kazandıkları hoş olmayan rızıkları gösteriyor ki, hırs mahrum olma sebebidir. Tevekkül ve kanaat ise rahmet vesilesidir.
Hem insanlık alemi içinde her milletten daha çok dünyaya yapışan ve aşk ile dünya hayatına ı bağlanan Yahudi milleti, pek çok zahmetle kazandığı, kendine faydası az, yalnız bekçilik ettiği gayrı meşru bir serveti faiz ile bütün milletlerden yedikleri aşağılık tokadı ve sefalet, öldürülme ve ihanet gösteriyor ki, hırs gerçeği aşağılık ve yokluktur
Madem öyledir.
Eğer malı çok seversen, hırsla değil, belki kanaatle malı talep et, te çok gelsin.
kanaat sahibi ile hırs sahibi , iki şahsa benzer ki, zengin bir kişinin evine giriyorlar
Birisi kalbinden der:
"Beni yalnız kabul etsin; dışarıdaki soğuktan kurtulsam bana kâfidir. En aşağıdaki iskemleyi de bana verseler, lütuftur."
İkinci adam,
güya bir hakkı varmış gibi ve herkes ona hürmet etmeye mecburmuş gibi, gururlanarak der ki:
"Bana en yukarı iskemleyi vermeli." O hırsla girer, gözünü yukarı mevkilere diker, onlara gitmek ister. Fakat ev sahibi onu geri döndürüp aşağı oturtur. Ona teşekkür lâzımken, teşekküre karşılık kalbinden kızıyor. Teşekkür değil, aksine ev sahibini tenkit ediyor.