Misafir Board  
| Reklam Alanı |

Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.

MODERATÖR BAŞVURU FORMU


DİNİ KONULAR

BÜYÜK GÜNAHLARDAN YALAN 19.08.2008

Katagorisinde ve  Temel Dini Bilgiler Forumunda Bulunan  BÜYÜK GÜNAHLARDAN YALAN 19.08.2008 Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Kur'an-ı Kerim'in diğer surelerinde yeralan, çok daha değişik konularla ilgili sorular da vardı bunların arasında. Bu sorular çeşitli açılardan anlamlı, önemli birkaç realitenin somut göstergesidir: 1- Bu sorular, herşeyden önce ...

Geri git   Misafir Board >
DİNİ KONULAR
> Temel Dini Bilgiler
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Temel Dini Bilgiler Dinimizin TemeL BiLgiLerini PayLaşabiLirsiniz....

Tags
büyük, günahlardan, yalan


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
BÜYÜK GÜNAHLARDAN YALAN 19.08.2008
Konudaki Cevap Sayısı
20
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
260

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 08-27-2008, 23:26   #11 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: BÜYÜK GÜNAHLARDAN YALAN 19.08.2008




Kur'an-ı Kerim'in diğer surelerinde yeralan, çok daha değişik konularla ilgili sorular da vardı bunların arasında.
Bu sorular çeşitli açılardan anlamlı, önemli birkaç realitenin somut göstergesidir:

1- Bu sorular, herşeyden önce müslümanların yaşama tarzında ve sosyal ilişkilerinde belirgin bir açılmanın, canlanmanın ve gelişmenin meydana geldiğini, yavaş yavaş orjinal kişiliğini bulmaya başlayan İslâm toplumunda yeni toplumsal şartlar belirdiğini, müslümanların bu topluma güçlü bağlarla bağlandıklarını, artık onların eski başıboş fertler ya da dağınık kabileler olmadıklarını; kendine özgü bir yapısı, bir düzeni, herkesin bağlı olduğu bir fonksiyonu olan yeni bir ümmet haline geldiklerini gösterir. Bu ümmetin her ferdi toplumdaki davranışlarının biçimi ve sosyal ilişkilerinin nasıl olması gerektiği ile ciddi biçimde ilgileniyor. Bu durum İslâm düşünce sisteminin, düzeninin ve yönetim mekanizmasının ortak katkısı ile meydana getirdiği yeni bir durumdur. Genel anlamda sosyal, fikrî, duygusal ve insanî düzeylerde beliren somut bir gelişme ile karsı karşıyayız.

2- Bu soruların diğer bir anlamı, ikinci bir göstergesi de şudur: Bu ümmette son derece uyanık bir dinî bilinç, güçlü ve vicdanlara egemen bir inanç gelişmiştir. Bu yüzden herkes gündelik hayatında yeni inanç sisteminin görüşünün ne olduğundan emin olmaksızın herhangi bir hareket yapmaktan çekiniyor. Artık eski hayatlarından kalma ve böyle durumlarda başvurabilecekleri hükümler ve bilgi birikimleri de yok. Çünkü bütün cahiliye dönemi alışkanlıklarını kalplerinden söküp attılar, onlara güvenlerini yitirdiler ve bunun sonucu olarak hayatlarının her alanında yeni direktifler beklemeye koyuldular. Bu duygusal durum, gerçek imanın meydana getirdiği bir durumdur.
Böyle bir durumda daha önce yürürlükte bulunan bütün hükümlerden, bütün geçmiş alışkanlıklarından sıyrılır, cahiliye döneminde yaptığı eylem karşısında çekingen bir tutum takınır; her konuda yeni inanç sistemi tarafından yönlendirilmeye yatkın bir beklentiye girer; yeni hayatını geçmişin tüm gölgelendirici etkisinden uzak kalarak bu yeni inanç sistemine uyarlama konusunda titiz bir çaba gösterir. Bu arada eğer yeni inanç sisteminden, eski alışkanlıklarının şu ya da bu ayrıntısını onaylayan bir direktif alırsa bunu yeni düşünce sistemine bağlı, yepyeni bir unsur olarak algılar. Çünkü yeni düzenin, eski düzenin bütün ayrıntılarını ortadan kaldırması gerekli ve kaçınılmaz değildir. Fakat önemli olan, bu ayrıntıların, yeni düşüncenin özü ile irtibatlandırılmasıdır. O zaman bu ayrıntılar, bu düşünce sisteminin ayrılmaz parçası, yapısının öz unsurları ve diğer parçaları ile uyuşan öğeleri olurlar. Tıpkı İslamın Hacc ibadeti içinde benimsediği eski ziyaret gelenekleri gibi. Bu durumda bu gelenekler İslâm düşüncesinden kaynaklanmış, onun ilkelerine dayalı, cahiliye düşüncesi ile hiçbir ilişkisi kalmamış geleneklere ve hükümlere dönüşürler.

3- Bu sorulardan çıkan üçüncü bir anlam da bu dönemin tarihinden kaynaklanıyor. Bilindiği gibi bu dönemde Medine'li yahudiler ve Mekke'li müşrikler zaman zaman İslâm'ın yeni düzenlemelerinin değeri konusunda zihinleri bulandırma kampanyaları açıyor, kimi olaylar ve uygulamalar ile ilgili olarak yanıltma kampanyaları başlatabilmek için önlerine çıkan her fırsattan yararlanıyorlardı. Meselâ Abdurrahman b. Cahş'ın komutasındaki bir askeri müfrezenin haram aylarda müşrikler ile çatışmaya girdiği biçimindeki söylentiler ve dedikodular bu amaca yönelikti. Bu maksatlı kampanyalar zihinlerde şüphe belirmesine yolaçıyor ve bu soruların cevaplandırılması gerekiyordu. Ancak bu yolla bu zehirli kampanyaların önüne geçilebilir, müminlerin kalplerine güven ve huzur aşılanabilirdi.
Sözkonusu sorularından çıkarılacak önemli sonuç Kur'an-ı Kerim'in sürekli bir savaşın ortasında olması idi. Bu savaş ister kalplerde yapılan cahiliye düşünceleri ile İslâm düşüncesi arasındaki iç savaşta olsun, ister müslüman cemaat ile çevresinde pusuya yatmış, fırsat kollayan düşmanları arasında cereyan eden dış savaşta olsun, Kur'an-ı Kerim etkin bir faktör olarak devrede idi.
Bu savaşların her iki türü de hâlâ devam ediyor. Zira, insan nefsi, yine o eski nefis olduğu gibi müslüman ümmetin düşmanları da yine o günkü düşmanlardır ve Kur'an'da gözlerimizin önünde, elimizin altındadır. İnsan vicdanının ve müslüman ümmetin, bu Kur'an'ı savaşa sokmaktan, ona o ilk dönemde olduğu gibi canlı ve tam tekmilli bir faktör olarak bu mücadeleye katılma fırsatı vermekten başka hiçbir kurtuluş yolu yoktur. Müslümanlar bu gerçeğin kesinlikle bilincine varmadıkça ne kendilerini kurtarabilirler ve ne de herhangi bir başarı elde edebilirler.
Bu gerçeğin insan vicdanında meydana getireceği asgari etki, Kur'an'a bu anlayışla, bu idrakle ve bu düşünce ile yaklaşmak; onu hareketli, etkili, düşünce üretici, cahiliye zihniyetine karşı direnen, bu ümmeti savunucu ve onu tökezlemelerden koruyucu bir kaynak olarak algılamaktır; buna karşılık onu bu günkü insanlar gibi sırf ahenkle okunacak tatlı nağmeler bütünü ve güzel sözler serisi şeklinde algılayan ve onun fonksiyonunu bundan ibaret sanan düşünceden uzak durmaktır.
Halbuki yüce Allah Kur'an'ı bundan başka bir fonksiyon icra etmek için indirmiştir. Yüce Allah Kur'an'ı eksiksiz bir hayat tarzı meydana getirmek ve bu hayat tarzını harekete geçirerek dikenler, uçurumlarla dolu, çeşitli arzu ve ihtirasların cirit attığı, her adım başında engellerin kol gezdiği sıkıntılarla dolu yolda ilerlemeye çalışan insanlığı güvenli bir kapıya ulaştırmak amacıyla indirmiştir
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.228.119.100  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-28-2008, 21:55   #12 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: BÜYÜK GÜNAHLARDAN YALAN 19.08.2008

Casiye suresi ayet 7
Gerçeği sürekli ters yüz eden, günaha düşkün olan herkesin vay haline.

`Vay haline' demek yok olsun demektir. Ayette geçen "effak" ise, yalan söylemeyi alışkanlık haline getiren kaşarlanmış yalancı demektir. "Esim" de; fazlasıyla günahla içli dışlı olan günahkâr demektir. Tehdit bu niteliklerinin tümünü kapsıyor. Bu, caydırıcı, karşı konulmaz, yok eden, kırıp geçiren güce sahip olan yüce Allah'tan gelen bir tehdittir. Onun vaadi de, tehdidi de, uyarısı da doğrudur. Bu yüzden tehdit korkutucudur, dehşet vericidir, ürkütücüdür.
Bu, kaşarlanmış yalancı günahkârın yalanının ve günahının belirtisi; batılda ısrar etmesi, hakka karşı büyüklük taslaması, Allah'ın ayetleri önünde boyun eğmeye tenezzül etmemesi, Allah karşısında ona yaraşır bir edep tavrı takınmamasıdır.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.227.7.139  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 09-04-2008, 14:11   #13 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: BÜYÜK GÜNAHLARDAN YALAN 19.08.2008

Hac suresi ayet 30
İşte böyle; kim Allah'ın haram kıldıklarını (gözetip hükümlerini) yüceltirse, Rabbinin katında kendisi için hayırlıdır. Size (haklarında yasaklar) okunanlar dışındaki hayvanlar helal kılındı. Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan kaçının, yalan söz söylemekten de kaçının.

Gerçi buradaki "emir" genel niteliklidir, fakat özellikle "Mes-cid-i Haram", hacc, umre ve Kabe ile ilgili haramlar (yasaklar) kasdedilmektedir.
Burada aynı zamanda müslümanları Mekke'den çıkaran, onları haccdan alıkoyan hacc ve Allah'ın Evi ile ilgili İbrahim'in koyduğu kurallara aykırı pis ve kötü kurallar koyarak "Eski Ev"in kutsiyetini ihlâl eden Kureyşlilere gizli bir uyarı ve tehdit de vardır.
Bu ayetlerde Allah müslümanlara, ölü eti, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanların etini haram kılmıştır.
hayvanlar sizin için helal kılınmıştır." ifadesi burada iki amaçla yer almıştır.
1) Bazı hayvanların -bahîre, sâibe, vesile ve hâm- yenmesini haram kılan âdetini reddetmek. Onlara bu hayvanların da diğerleri gibi helâl oldukları söylenmektedir.
2) Kureyşlilerin sandığı gibi ihramlı iken de hayvanların etlerini yemek haram değildir.

Yani, "Nasıl kirli ve pis şeylerden çekinip kaçınıyorsanız, putlara tapmaktan da kaçınınız."

Gerçi "yalan söz" ifadesi geneldir ve yalan, yalancı şahitlik, iftira vb. şeyleri kapsar, fakat burada özellikle küfür ve şirkin dayanağını teşkil eden sapık inanç, âdet, gelenek ve ibadet şekillerini kasdetmektedir. Tabii ki Allah'ın varlığına, sıfatlarına, güçlerine ve haklarına ortaklar koşmaktan daha büyük yalan olamaz. Bahîre ve benzeri şeyleri haram kılmak bâtıl ve yalandır.
Yalan yere yemin etmek ve yalancı şahitlikte bulunmak da bu emrin kapsamına girer.
Bir hadiste Peygamber (s.a) : "Yalan yere şahitlik etmek, Allah'a şirk koşmak gibidir" buyurmuştur.
İşte bu nedenle İslâm hukukuna göre yalancı şahitler cezalandırılmalı ve tahkîr edilmelidirler. İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed, yalancı şahitlik yapan kimsenin halkın önünde yargılanması ve uzun bir hapis cezasına çarptırılması gerektiği görüşündedirler. Hz. Ömer zamanındaki uygulama böyleydi. Mekhûl'e göre Hz. Ömer şöyle demiştir:
"Böyle bir kimse kamçılanmalı, başı tıraş edilmeli, yüzü karalanmalı ve uzun bir hapis cezasına çarptırılmalıdır."
Abdullah b. Amir, babasından Hz. Ömer zamanında bir adamın mahkemede yalancı şahitlik ettiğini rivayet eder. Bunun üzerine halife bu adamı bir gün boyunca halkın önünde gezdirmiş ve insanların onu tanıması için kim olduğunu, nasıl yalancı şahitlik ettiğini anlatmış, daha sonra da hapsetmiştir. Günümüzde de bu, yalancı şahitin ismini gazetede ilan etmek şeklinde olabilir.

Ayet, yalan sözü, Allah'a ortak koşma eylemi ile birlikte sözkonusu etmekle yalan sözün kötülüğünü daha bir vurgulamaktadır. İmam Ahmed Fatik el Esedil'den şöyle rivayet eder:
Resulullah -salât ve selâm üzerine olsun- "Haydi sabah namazı" dedi. Namazı bitirdikten sonra ayağa kalktı ve şöyle buyurdu: "Yalan şahitlik ulu ve üstün iradeli Allah'a ortak koşmakla bir tutuldu" sonra bu ayeti okudu."
Yüce Allah insanların her türlü şirkten uzaklaşmalarını, tüm yalan sözlerden kaçınmalarını, dosdoğru ve katışıksız tevhid çizgisini izlemelerini istiyor
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.229.229.216  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 09-04-2008, 22:31   #14 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: BÜYÜK GÜNAHLARDAN YALAN 19.08.2008

Furkan suresi ayet 72
Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.

Burada da iki anlam vardır:

1) Bir mahkeme vs. de aslında gerçek dışı ve en azından şüpheli olduğu zaman, yalanı doğru çıkarmak için yalancı şahitlikte bulunmazlar,

2) Yalan, sahtekarlık veya kötülüğe seyirci kalma niyeti taşımazlar. Bu anlamda her günah, her ayıp, her hile ve her aldatma bir yalan ve sahtekârlıktır. Allah'ın gerçek bir kulu bunu yalan bilir ve güzel görünümlü "sanat" biçimlerinde sunulsa bile ondan kaçınır.

Arapça lağv kelimesi, her türlü boş, yararsız ve anlamsız şeyi içine alır ve bu meyanda "yalan"ı da kapsar. Gerçek kullar "lağv"a rasladıklarında, sanki bu pislik yığınıymış gibi vakarla geçerler. Ahlâksızlık, iğrenç sözler ve terbiyesizlik kiriyle zevklenmek için oralarda eğlenmedikleri gibi, herhangi bir tür "kir"i duymamak, görmemek veya bu kire bulaşmamak için bilerek ve kasıtlı olarak kirin bulunduğu yerlere gitmezler. Daha fazla ayrıntı için bkz. Müminun, an: 4.
Yalanın semtine yanaşmamaları, ifadesinden ilk etaptâ akla gelen yakın anlam yalan şahitlikte bulunmamaları olabilir. Çünkü bu tür bir davranış, hakların kaybolması, zulmün desteklenmesi anlamına gelir. Bunun anlamı, her türlü ve her çeşit yalanın sözkonusu olduğu bir mecliste, bir ortamda bulunmaktan kaçınma, bu tür meclisleri ve ortamları görmeye yanaşmama da olabilir. Bu ikincisi daha etkin ve daha realistçedir. Aynı şekilde onlar ruhlarını ve ideallerini boş ve anlamsız uğraşılardan da korurlar: "Kötülükler ile karşılaştıklarında yanlarından onurlarına toz kondurmadan geçip giderler." Böyle şeylerle ilgilenmezler, bu tür şeylere kulak vererek ruhlarını kirletmezler. Böyle şeylere katılmak bir yana, görmekten, yakınından geçmekten bile kaçınırlar, onurlarını korurlar. Çünkü mü'minin boş ve gereksiz şeylerden çok daha önemli isleri vardır. Onun kendini eğlenceye, oyuna vermesini gerektirecek kadar boş vakti yoktur. Onun inancı, davası, kişisel yükümlülükleri ve hayattaki sorumlulukları yeterince kendisini uğraştırmaktadır.
Onların özelliklerinden biri de uyandıkları zaman hemen kendilerine gelmeleridir, nasihat edildikleri zaman ders almaya yatkın olmalarıdır; kalplerinin Allah'ın ayetlerine karşı açık olmasıdır, o ayetleri anlayarak, ibret alarak ağılamalârıdır.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.229.230.145  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 09-05-2008, 11:36   #15 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: BÜYÜK GÜNAHLARDAN YALAN 19.08.2008

Kalem suresi ayet 10
Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık,

Metinde, "mehîn" kelimesi geçmektedir. Kelime hakir, zelil ve alçak insanlar için kullanılmaktadır. Burada ise her sözün sonunda çokça yemin eden insanlar için kullanılmaktadır.
Bu kimse, herkesin onu yalancı bildiğini ve yemin etmeden kendisine kimsenin inanmayacağını zanneder. Bu yüzden bu kişi hem kendi nazarında zelildir ve hem de toplum içerisinde değer verilmeyen bir yaratıktır.
Burada Kur'anı Kerim söz konusu kişinin hepsi de iğrenç olmak üzere dokuz niteliğini sıralıyor:

"Bu adam aşırı yemincidir...
"Çok yemin etmektedir. İnsanların kendisini yalanlayacaklarının, kendisine güvenmeyeceklerinin farkında olan yalancı insanlardan başkası sık sık yemine başvurmaz.
Böylece bir insan yalanını gizlemek, insanların güvenini kazanmak için yemin eder.

Aşağılıktır, onursuzdur;
Kendisine saygısı yoktur. Bu yüzden insanlar sözlerine saygı göstermezler. Onun aşağılık oluşunun delili de yemine ihtiyaç duymasıdır, hem kendisinin hem de insanların kendisine güvenmemesidir.

Mal, evlat ve mevki-makam sahibi olması bu durumu değiştirmez.

Çünkü aşağılık kompleksi psikolojik bir niteliktir.
Bir kişi azgın, zorba ve kudretli bir kişi dahi olsa bu niteliğe sahip olabilir.
Şeref ve haysiyet de (izzetinefis) psikolojik bir sıfattır. Saygın bir ruh dünya hayatın tüm değerlerinden yoksun olsa bile bu nitelikten soyutlanmaz.

Sürekli başkasını çekiştirir:
Sözle ve işaretle başkasını gerek yüzüne karşı gerekse arkasından çekiştirir, ayıplar. İslam dini başkasını çekiştirme ve ayıplama huyuna şiddetle karşı çıkar, yerer. Çünkü bu huy insanlığa yakışmaz, ruhsal edebe aykırıdır. insanlar arası ilişkilerde, büyük küçük herkesin onurunu korumada uyulması zorunlu olan edep tavrına ters düşer. Kur'anı Kerimin birçok yerinde bu iğrenç huy kınanmıştır. Nitekim yüce Allah bir yerde şöyle buyurmaktadır:
"Diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle işaretler yapıp alay eden her fesat kişinin vay haline."(Hümeze suresi 1)
Yine başka bir yerde de şöyle buyurmaktadır:
"Ey inananlar, bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki alay ettikleri kimseler kendilerinden iyidirler. Kadınlar da diğer kadınlarla alay etmesinler. Belki onlar, kendilerinden iyidirler. Birbirinizde kusur aramayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın."(Hucurat suresi 11)
Bunların her biri iğrenç bir karakter olan alaycılığın, başkasını arkasından çekiştirmenin değişik şekillerinden biridir.

İnsanlar arasında söz götürüp getirir:
İnsanlar arasında kalplerini bozacak, ilişkilerini koparacak, sevgilerini giderecek sözler götürüp getirir. Bu sıfat iğrenç olduğu kadar, aşağılıktır da. Kendine saygı duyan ve başka insanlar nezdinde saygı görmek isteyen bir insan böyle bir huyla nitelenmek istemez. Çünkü, koğucu, laf götürüp getiren, birbirini seven insanların arasını bozmaya çalışan kişilerin sözlerine kulak verenler bile aslında bu tür insanlara saygı göstermezler, onları sevmezler.
Peygamber Efendimiz herhangi bir arkadaşına yönelik iyi duygularını değiştirecek nitelikte sözlerin kendisine aktarılmasını yasaklamıştı. Şöyle diyordu Peygamber efendimiz: "Hiç kimse arkadaşlarından biri hakkında bana herhangi bir şey ulaştırmasın. Çünkü ben karşınıza iyi duygularla dolu rahat bir kalp ile çıkmak isterim:'"(Ebu Davut ve Tirmizi İbn-i Mesut`tan rivayet edilmiştir)
Buhari ve Müslim'de yer alan Mücahid'in Tavus'tan, onun da İbni Abbas'tan aktardığı bir hadiste şöyle buyurulur:
"Bir gün Peygamber Efendimiz, iki kabrin yanından geçerken şöyle buyurdu:
Şu iki kabirde yatanlar azap görmektedirler. Ama bu azapları büyük günahlardan dolayı değildir. Birisi küçük abdest ini yaparken sidikten korunmazdı, ötekisi de insanlar arasında söz götürüp getirirdi."

İmam Ahmed Hz. Huzeyfe'den şöyle rivayet eder: Peygamber Efendimizin şöyle dediğini duydum:
"İnsanlar arasında söz götürüp getiren cennete giremez:' (İbn-i Mace'nin dışında bir grup sahabe tarafından rivayet edilmiştir.)
Yine İmam Ahmed -kendi ravi zinciri ile- Yezid B. Seken'den şöyle rivayet eder:
Bir gün Peygamber Efendimiz:
"En iyinizin kim olduğunu söyleyeyim mi?" buyurdu. Oradakiler: "Evet, ya Resulallah" dedi. Sonra şöyle buyurdu:
"En kötünüzün kim olduğunu haber vereyim mi? Söz götürüp getirerek birbirini sevenlerin arasını bozan, suçsuz insanlara haksızlık edenlerdir."
İslam dininin bu iğrenç, bu aşağılık huyu bu denli sıkı tutarak yasaklaması kaçınılmazdı.
Çünkü bu aşağılık davranış kalbi bozduğu gibi arkadaşlıkları da bozar. Toplumsal ilişkileri bozmadan önce bizzat söz götürüp getiren kişiyi alçaltır.
Toplumun düzenini, güvenliğini kemirmeden önce O'nun kalbini kemirir, ahlâkını bozar.
Bu çirkin davranış yüzünden insanların birbirlerine güvenleri kalmaz. Çoğu zaman suçsuz insanları günaha bulaştırır.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.229.230.145  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
SILICI_bk Biktim yalan aSkLardan - 2008 - abuzerbaba44 Çöplük 0 07-08-2008 22:18
Yalan, Yalan, Yalan, Yalancılığın Psikolojisi uÇuяuм çiÇeği Kitap Tanıtımları 0 11-29-2007 10:38
Yalan Sevdanin Yalan Insani Hosgeldin{07.11.07} CAS Çöplük 0 11-07-2007 20:04
Günahlardan Arınmak İçin Üç Yol {13/09/2007} CAS Temel Dini Bilgiler 0 09-13-2007 12:11
kişinin başına gelen zara ancak onun işlediği günahlardan ötürüdür.. cemkanixi Dini Serbest Kürsü 0 06-16-2006 01:14



Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
vBulletin Style by: Private