Üyelerimiz görüşlerini önceden onay
olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü
sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri
tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri
yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net
adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.
Katagorisinde ve Temel Dini Bilgiler Forumunda Bulunan TEVHİDE AYKIRI ŞEYLER 18.8.2008 Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Evet ! gerçekten de şaşırtıcı ve hayret verici bir yaratma, heybetli ve büyük bir kainat...
Doğusuyla batısıyla, yaşıyla kurusuyla, acısıyla tatlısıyla, güneşiyle ayıyla, rüzgarıyla yağmuruyla, gecesiyle gündüzüyle, bitkisiyle hayvanıyla, canlısıyla ...
Abdullah b. Mes'ud der ki :
Andolsun ki, Nebi s.a.v'i o yahudinin sözünden hoşlanarak ve söylediğini tasdik ederek azı dişleri görünün-ceye kadar güldüğünü gördüm. Sonra Rasulullah s.a.v şu ayet’i okudu :
Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Halbuki Kıyamet günü Arz toptan O'nun kabzasındadır. Gökler de O'nun sağ elinde dürül-müştür. O, onların koşmakta oldukları ortaklardan münezzeh ve çok yücedir.
HACC : 74 . ENEM : 91.AY.
Rasulullah s.a.v yine şöyle buyurur :
Allah'ın Arş'ını taşıyan meleklerinden, kulak memesi ile omuzu arasında yediyüz yıllık mesafe olan bir melek hakkında konuşmama izin verildi.
EBU DAVUD . S.SAHİHA : 151.N
Ebu Hureyre r.a dan. Nebi s.a.v şöyle buyurdular :
Allah semada bir emre karar verince melekler O'nun sözüne boyun eğerek kanatlarını birbirine vururlar. Korkularından,Taş üzerindeki zincir gibi (ses çıkar). Nihayet kalplerinden korku giderilince birbirlerine
Rabbiniz ne buyurdu ? " derler.
Onlar da " Hak buyurdu. O, çok yüce ve çok büyüktür " derler."
BUHARİ : 16.C.7349.S
Bunlar, Allah’ın karşı konulamaz kudretine, kuvvetine ve hayret verici azametine işaret eden açık delillerdir.
Acaba, Allah'ı şanına yaraşır bir şekilde takdir edebiliyor muyuz ?
Gereği gibi O'nu ta’zim edebililiyor muyuz ?
Yarattıkları ve kulları olarak senin üzerindeki hakkı olan tevhidi hakkıyla yerine getirebiliyor muyuz?
Muaz b. Cebel r.a şöyle der :
Ben, Nebi s.a.v'in " ufeyr " denilen havyanının arkasına binmiştim.
Bana " Ey Muaz ! Allah'ın kulları üzerindeki hakkı ve kulların Allah'ın üzerindeki hakkı nedir bilir misin ? " dedi Allah ve Rasulü daha iyi bilir " dedim.
Şöyle buyurdu :
Allah'ın kulları üzerindeki hakkı, hiç bir şeyi ortak koşmayarak O'na ibadet etmeleridir.
Kulların Allah üzerindeki hakkı ise, kendisine ortak koşmayana azap etmemesidir.”
BUHARİ : MÜSLİM :
Zulmün en kötüsü ve günahların en büyüğü ve en çirkini Allah'a ortak koşmaktır….
Yani, sadece ve sadece O'nun hakkı olan şeyleri bir baş-kasına sarfetmek ve bir başkasına yönelmektir. Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
Artık o pis olan putlardan uzak durun ve yalan söylemekten de kaçının. Kendisine şirk koşmaksızın yalnız Allah'a yönelin. Kim Allah'a ortak koşarsa o, sanki gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapıyor veya rüzgar onu ,uzak bir yere sürüklüyor gibidir.”
HACC : 30.31.AY.
Ey Allah'ın kulları ! Şirkten ve şirke yolaçan nedenlerden sakının. Şunu iyi bilin ki şirki tanımak, ondan kurtulmanın en güzel yoludur. Bundan dolayıdır ki, Huzeyfe ibnu'l Yeman radıyallahu anh şöyle der :
" İnsanlar, Resulullah s.a.v'e hayırdan soruyorlardı. Ben ise bana ulaşmasından korktuğum için şerden sorardım."
Evet değerli Müslümanlar ! Allah’u Azze ve Celle’nin kudretini, kuv-vetini ve azametini anlatan bu ifadelerden sonra, şunu açıkça ifade edebilirim ki ; bu gün inananların içerisinde bulunduğu bir çok problemler vardır….
İçerisine düştükleri ve üzüntü verici en önemli problem, tevhidin aslına veya kemaline ters düşen durumlarla meşkul olmalarıdır.
Bundan dolayıdır ki, Allah'a ibadet hususunda ve O’nu tevhid konu-sunda bir takım konulara dikkat çekmeyi ve bunlarla alakalı uyarılarda bulunmayı kendime görev bildim…
Ve bu uyarılarımda da inşaallah, Allah’ın kitabı Kur’an ve Resulü s.a.v’in sünneti olan hadisi şerifler, benim ölçüm olacaktır.
Çünkü Kur'an'ın parlayan delilleri ve sünneti seniyenin kesin hüccetleri, bütün hastalıklara şifa verecek, susayanın susuzluğunu giderecek, sıkın-tıda olana yardım edecek, şaşıranı doğru yola iletecek ve Rahman'ın dostları ile şeytanın dostlarını birbirinden ayıracak şekilde ve açıklıkta gelmiştir bizlere….
Rabbimiz bir Ayet’i celilesinde şöyle buyurur :
Rabbinizden size indirilene tabi olun,O nun dışında dostlar edinip-te onlara tabi olmayın.Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz
A’RAF . 3.AY
{ Resulullah s.a.v ise şöyle buyurmaktadır : “ Size cennet’e yaklaş-tıracak ne var ise onu açıklamışımdır. Ve yine size, cehennem’den uzaklaştıracak ne var ise onları da açıklamışımdır. }
M. ZEVAİD : 8 . 264
S. SAHİHA : 4.C.1803.N
HAKİM : 2 / 4
KABİRLERDEN YARDIM DİLEMEK
Ey Müslümanlar ! İnsanı mahveden ve helaka sürükleyen şirk çeşit-lerinin en büyüğü bilindiği gibi ölülerden yardım dilemek, onlara dua edip yalvarmak ; ihtiyaçların giderilmesini, dertlerin ve sıkıntıların ortadan kaldırılmasını onlardan istemektir.
Adak ve kurban ile kabirlerin etrafında tavaf ederek ; oraların eşiklerini, duvarlarını ve örtülerini öpmek, yanlarında itikafa girerek onlara yönel-mek ; onlar için muhafızlar ve hizmetçiler tahsis etmek ve benzeri şeylerle uğraşmak, unutmayın ki putpereslerin ve şeytanın dostlarının amellerinden olan davranışlardır…. Ve yine unutmayın ki bunlar, amelleri boşa çıkaran büyük şirk çeşididir. Bu çirkin şeyler, Allah'ın Kitabı'na ve Muhammed s.a.v'in sünnetine ters olan şeylerdir…. Allah’u Azze ve celle şöyle buyurur :
“ Allah'dan başka kendisine Kıyamet'e kadar cevap veremeyecek olan ve kendilerine yapılan duadan habersiz olan kimselere dua eden kimseden daha sapık kim olabilir ? İnsanlar (mahşerde) bir araya toplandıklarında onlar, kendilerine düşman kesilir ve onların ibadetlerini inkar ederler.”
AHKAF : 5.6.AY.
Rabbimiz yine şöyle buyurur :
“ İşte bunları yaratan Rabbiniz Allah'dır. Mülk yalnız O'nundur. O'ndan başka çağırdık-larınız ise, bir hurma çekirdeğinin zarına bile malik değillerdir. Onlara dua etseniz dualarınızı işitmezler. İşitseler dahi isteğinizi yerine getiremezler. Üstelik onlar, Kıyamet günü ortak koşmanızı da inkar edeceklerdir. Her şeyden haberdar olan (Allah) gibi kimse sana haber veremez bunları.”
FATIR : 13 . 14 .AY.
Ey Müslümanlar ! Peygamberlerin ve salihlerin kabirlerini mescid edi-nerek üzerlerine kubbeler yapmak, süslemek ve üzerlerine örtü örtmek de büyük günahlardan ve şirke götüren vesilelerdendir…. Unutulma-malıdır ki bu tür davranışların sonucu bu kabir ve türbeler, Allah'ın dışında kendisine ibadet edilen putlar haline gelirler.
{ … Aişe ve Abdullah b. Abbas r.a nun şöyle dedikleri rivayet edilir : Nebi s.a.v'e ölüm gelince bir elbisesini yüzüne kapatır. Nefes alması zorla-şınca yüzünü açar. Bu haldeyken şöyle der : " Allah, yahudilere ve hıristiyanlara lanet etsin.Onlar,Peygamberlerinin mezarlarını mescid edindiler."
BUHARİ :
“ …İbni Mes’ud r.a dan. Allah resulü s.a.v şöyle buyurdular :“ İnsanların en şerlileri Kıyametin üzerlerine koptuğu ve kabirleri mescid edinen kimselerdir."
Kabirler üzerine bina yapmak ve oraları boyayıp süslemek, üzerlerine yazı yazmak ta meşru olmayan işlerdendir. Bunlar, dinimizce reddedilmiş ve yasaklanmış olan şeylerdir.
Cabir r.a şöyle der :
” Rasulullah s.a.v, kabirlerin kireçlenmesini ( yani boyanmasını ), kabirlerin üzerine oturulmasını ve üzerlerine bina kubbe yapılmasını yasakladı."
MÜSLİM : 3.C.970.N – İBNİ MACE : 4.C.1564.N – NESEİ : 4.C.2029.N – EBU DAVUD : 4.C.3225.N TİRMİZİ : 2.C.1058.N " Üzerine yazı yazılmasını " ilave eder.
Ali b. Ebi Talib r.a’nun Ebi'l Heyyâc el-Esedi'ye şöyle dediği rivayet edilir :
" Rasulullah s.a.v'in beni gönderdiği gibi bende seni ; hiç bir sûret bırakmadan silmeye ve hiç bir yüksek mezar bırakmadan düzeltmeye göndereyim mi? "
MÜSLİM : 3.C.969.N – NESEİ : 4.C.2033.N – TİRMİZİ : 2.C.1054.N
Unutmayın ki, ister bir peygamberin ister bir veli veya Salih kimsenin kabrinin yanında daha erken kabul olur inancı ile Allah'a dua etmek, kurban kesmek ve oralarda namaz kılmak caiz değildir.
Bunlar, şirke ve küfre yol açan en büyük sebeplerden birisidir.
Bunların üzerine mescid yapılmasa bile, buralardaki bu hareketler kabirleri mescid edinmek demektir. Bu nedenle –daha erken kabul olur inancı ile – ne kabirlerin yanında dua etmek ve ne de Peygamber s.a.v'in kabrinin yanında dua etmek caiz değildir…..
Çünkü bu yerler, duaların kabul edilmesi için vesile kılınacak yerler değildir.
Ali ibnu'l Hüseyn bir adamın Peygamber s.a.v'in kabrinin yanında bulunan bir boşluğa gelip içine girdiğini ve orada dua ettiğini görür. Onu bundan meneder ve ona şöyle der :
Babamdan duyduğum, onunda dedemden duyduğu, onun da Rasulullah s.a.v'den duyduğu bir hadisi sana haber vereyim mi ?
Resulullah s.a.v şöyle buyurmuş :
Kabrimi gelip gidilen bayram yerine çevirmeyin.
Evlerinizi de kabirlere çevirmeyin.
Nerede olursanız olun Bana salavât getirin.
Çünkü sizin salavatlarınız bana ulaştırılır.”
EBU YA’LA VE MUHTARA’DA HAFIZ ED-DİYA’DAN