Misafir Board  
| Reklam Alanı |

Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.

MODERATÖR BAŞVURU FORMU


DİNİ KONULAR

İslam'da toplum düzeni

Katagorisinde ve  Temel Dini Bilgiler Forumunda Bulunan  İslam'da toplum düzeni Konusunu Görüntülemektesiniz.=>ÖZEL HAYAT İnsan hayatı tabiatı gereği toplum, kabile, köy veya şehir gibi yerlerde yaşayan kimselerle birlikte genel bir hayat yaşanmasını gerektiriyor. Yine bu tabiat gereği evinde, ailesinin fertleri arasında özel ...

Geri git   Misafir Board >
DİNİ KONULAR
> Temel Dini Bilgiler
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Temel Dini Bilgiler Dinimizin TemeL BiLgiLerini PayLaşabiLirsiniz....

Tags
düzeni, toplum, İslamda


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
İslam'da toplum düzeni
Konudaki Cevap Sayısı
33
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
474

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 08-26-2008, 21:28   #21 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: İslam'da toplum düzeni




ÖZEL HAYAT


İnsan hayatı tabiatı gereği toplum, kabile, köy veya şehir gibi yerlerde yaşayan kimselerle birlikte genel bir hayat yaşanmasını gerektiriyor. Yine bu tabiat gereği evinde, ailesinin fertleri arasında özel bir hayat yaşamasını da gerektiriyor. İslâm; erkek olsun kadın olsun içinde bulundukları bu özel hayatta meydana gelen problemlere çözümler bulmak için muayyen hükümler getirmiştir. Getirdiği hükümlerin en belirgin olanı insana; evinde özel hayatı ile ilgili işlerde yalnızca kendi istediği şekilde harekette bulunmasını öngörmüş, izni olmadan başkasının evine girilmesini yasaklamıştır. Nitekim Cenabı Allah (c.c.) şöyle buyurmuştur:
Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere izin almadan, sahiplerine seslenip selam vermeden girmeyin. Bu, sizin için daha iyidir. Olur ki iyice düşünürsünüz.Nur 27 Bu ayette Allah (c.c.) ev sahibinin izni olmadan evlere girmeyi yasaklamış, izin almamayı bir vahşet, izni de bir ünsiyet kabul etmiştir. Nitekim ayeti kerimede yer alan "ünsiyet temin edinceye kadar" lafzı izin istemekten kinayedir. Zira ünsiyet ancak izin istemekle sağlanır. Taberani'nin tahricine göre Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ehlinin izni olmadan, gözünü bir eve diken kimse, o evi yok etmiş olur."Teberani Ebu Davud'un rivayetine göre: "Bir adam Peygamber (s.a.v.)'e; "Ben, anamın huzuruna girmek için de mi izin isteyeceğim?" dedi. Nebi (s.a.v.): "Evet" dedi. Adam; "Onun benden başka herhangi bir hizmetçisi yoktur, her girdiğimde izin isteyecek miyim?" dedi. Allah Rasulü: "Sen onu çıplak görmek ister misin" dedi. Adam: "Hayır" dedi. Allah Rasulü: "O halde izin iste." buyurdular.”ebu davut
Böylece İslâm; kim olursa olsun ev sahibinin izni olmadan başkasının evine girmeyi yasaklamıştır. Girilecek ev sahibinin müslüman olup olmaması durumu değiştirmez. Çünkü bu konudaki hitab her ne kadar Müslümanlara ise de bu hitap, eve girecek olanlar içindir. Evlerin kime ait olduğu hususu belirtilmediği için hitap mutlaktır, her çeşit eve şamildir. Bu nass, evlerin onurunu, şerefini ifadede, özel hayatın hususileştirilmesinde, özel hükümleri ifadede gayet açıktır. Bu hükümlerden olmak üzere herhangi bir eve girmek istendiği zaman izin istenen evde herhangi bir kimse bulunmazsa, kendisine izin verilinceye kadar eve giremez. Bir kimseye geri dön denilirse, geri dönmesi vacib olur
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.228.115.162  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-28-2008, 23:37   #22 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: İslam'da toplum düzeni

Böyle bir hitabı işittiğinde girmesi caiz olmaz. Nitekim Cenabı Allah (c.c.) şöyle buyurdu:
"Eğer orada kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar içeri girmeyin. Şayet size "dönün" denilirse dönün. Bu sizi daha çok temize çıkarır. Ve Allah yaptıklarınızı bilir." Nur 28 Yani izin istemek hususunda ısrar etmeniz caiz değildir. Kapıların önünde bekleyerek perdelerin açılması için ısrar etmeyin. Bütün bunlar; meskun yerlere ait hükümlerdir. İçerisinde oturulmayan (meskun olmayan) evlere gelince eğer girmek isteyen kimsenin orada menfaatı varsa izin istemeden içinde oturulmayan yerlere girilebilir. Bu durum ise istisnai bir durumdur. Zira yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
"İçinde menfaatınız olan boş evlere girmenizde bir vebal yoktur. Ve Allah açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de bilir." Nur 29 Bunun mefhumu muhalifi şudur: Eğer o evlerde sizin herhangi bir menfaatınız yoksa girmeyiniz. Bu istisna, içinde malı bulunan kimsenin gayri meskun yerlere girmesiyle ilgilidir.
Bu hükümler, çocukları ve köleleri olmayanlar içindir. Henüz buluğa ermemiş çocuğu ve kölesi olan kimselerin odasına çocukları ve köleleri şu üç halin dışında izinsiz olarak girebilirler:
a- Sabah namazından önce,
b- Öğle vakti,
c- Yatsı namazından sonra.
Bu üç durumda buluğa ermemiş çocukların ve kölelerin girmek için izin istemeleri de vacibtir. Çünkü bu haller, avret yerlerinin açık olabileceği hallerdir. Bu hallerde kişi ya uyumak için elbisesini değiştiriyordur, ya uykudan uyanmak için çabalıyordur ki bu durumlarda avret yerlerinin açık olması ihtimali vardır. Sabah namazından önceki hal, kişinin uykudan uyandığı andır; yatak kıyafetini değiştirip, başka elbiseler giymek üzeredir. Yatsıdan sonra ise; uyuma vaktidir ve yine kişi elbisesini değiştirmekle meşguldür. İşte bu vakitler avret yerlerinin açık olabileceği vakitler olup, henüz buluğa ermemiş çocukların ve kölelerin girmek için izin istemelerinin vacib olduğu hallerdir. Bu iki sınıf, bu vakitlerin dışında istedikleri zaman izinsiz olarak girebilirler. Çocuklar buluğa erdikleri zaman izinsiz girme hakları düşer. Bundan sonra diğer insanlar gibi izin istemek mecburiyetinde olurlar. Nitekim Allah (c.c.) şöyle buyurdu:
"Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan köle ve cariyeler ve sizden henüz ergenliğe ermemiş olanlar, sabah namazından önce, öğle sıcağında soyunduğunuzda ve yatsı namazından sonra, yanınıza gireceklerinde, üç defa izin istesinler. Bunlar; sizin, açık bulunacağınız üç vakittir. Bu vakitlerin dışında, birbirinizin yanına girip çıkmakta, size de onlara da bir sorumluluk yoktur. Allah size, ayetlerini böylece açıklar. Allah alimdir hakimdir. Çocuklarınız ergenlik çağına vardığında kendiliğinden öncekiler izin istediği gibi onlar da izin istesinler. Allah size ayetlerini böylece açıklar. Ve Allah, Alim'dir, Hakimdir. " Nur 58-59
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.227.7.139  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-29-2008, 21:57   #23 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: İslam'da toplum düzeni

İşte bunlar; dışarıdan gelip eve girmek isteyenlerle ilgili, ev içerisindeki özel hayatı koruyan hükümlerdir. Bu hususta yabancı ile yakın akraba arasında herhangi bir fark söz konusu değildir.
Evin içinde bulunan kimsenin özel hayatıyla ilgili hükümlere gelince: Kadın, kadınlarla veya mahremleriyle birlikte yaşar. Çünkü onlar, kadının ziynet yerlerini açması caiz olan kimselerdir. Kadın, evindeki özel hayatta ziynet yerlerini açabilir. Ancak kadınların ve mahremlerinin dışındakilerle beraber yaşaması caiz değildir. Çünkü kadının evde işlerini görürken yüz ve ellerinin dışında kalan ziynet yerlerini mahremi olmayan kimselere göstermesi caiz değildir. Özel hayat, kadınlara ve mahremlere aittir. Müslüman kadınlarla Müslüman olmayan kadınlar arasında hiç fark yoktur. Çünkü hepsi de kadındır. Kadının, kendi ziyneti sayılan azalarını yabancı kimselere göstermesinin yasaklanması, mahremlerine ise yasaklanmamış olması; özel hayatın sadece mahremlere ait olduğuna delildir. Nitekim Allah (c.c.) şöyle buyurdu:
"Mümin kadınlara da söyle; gözlerini haramdan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar. Kendiliğinden görülen kısmı müstesna (olmak şartıyla) ziynetlerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Ziynetlerini; kocaları veya babaları veya kocalarının babaları veya oğulları veya kocalarının oğulları, kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kız kardeşlerinin oğulları veya kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler."Nur 31
Ayet, mahrem olanlara köleleri de katmıştır. Bunun gibi yaşlılık, bunaklık, iğdişleştirilmiş (hadım edilmiş) durumda olan kimseler, kadınlara karşı şehevi duygularını kaybetmiş olmaları sebebiyle kadınların ziynetini görebilirler. Bunların dışında kalan yabancı erkeklerin -mahrem olmayan akrabalardan olsalar dahi- özel hayatta bulunmaları kesinlikle caiz değildir. Çünkü kadının ev işleri ile uğraşırken açılabilen ziynet yerlerini mahremlerinin dışında kalanların görmeleri caiz değildir.
Yabancı erkeklerin özel hayatta kadınlarla beraber olmaları kesinlikle haramdır. Sadece yemek ve akraba ziyareti gibi şeriatın istisna kıldığı haller hariç. Bu durumda da kadının yanında mahreminin olması ve bütün avretlerinin örtülü olması gerekir
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.224.52.66  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 09-04-2008, 12:46   #24 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: İslam'da toplum düzeni

İSLÂMİ HAYATTA ERKEKLERİN
KADINLARDAN
AYRILMASININ FARZİYETİ

İslâmi hayat, Kur'an ve sünnetin şer'i nasslarıyla sabit olan müslümanların genel hayatıdır. İster evlerdeki özel hayat gibi durumlarda olsun, isterse çarşı-pazarlarda ve yollardaki genel hayat gibi durumlarda olsun bu hayatta erkekler kadınlardan ayrılırlar. Bu durum; gerek kadınla gerek erkekle veya her ikisi ile alakalı şer'i hükümlerin tümüyle, "kadın" özelliğiyle kadınlara, "erkek" özelliğiyle de erkeklere hitab eden Kur'an'ın hitabıyla sabit olan bir durumdur.
Bu hususta yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "
“...Sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, Allah'ı çok çok zikreden erkeklerle (Allah'ı) çok çok zikreden kadınlar.."Ahzap 35
Bunun dışında Rasulullah (s.a.v.) zamanında ve İslâm’ın tüm asırları boyunca pratik ve toplumsal olarak rivayet edilmiş olaylar vardır.
Ancak kadınların tabi olmaları gereken şer'i hükümlerin tamamına baktığımız zaman, hüküm koyucunun cinayet-lerde kadınların şahitliklerini kabul etmediğini görürüz. Çünkü kadın, genellikle cinayetlerin işlendiği ortamlarda yaşamaz.
Ve yine Şari (şeriat koyucu) kadına, evinin dışına çıkmak istediği zaman ellerinin ve yüzünün dışındaki avret mahallerinin tamamını örtecek bir elbise giymesini emretmiş, ziynet yerlerini mahremlerinin dışındakilere açmasını da haram kılmıştır. Saçına dahi olsa kadınlara bakmayı erkeklere haram kılmış, kadına; yanında mahremi olmaksızın hacca gitmesini dahi yasaklamıştır.
Şari ev sahibinin iznini almadan evlere girmeyi yasaklamış, kadınlara cuma namazını ve cemaat namazını ve erkeklere farz kıldığı cihadı kadına farz kılmamıştır.
Evin geçimini saağlamak üzere çalışmayı ve kazanmayı erkeklere farz kılarken kadınlara farz kılmamıştır.
Tüm bunlara ilaveten Rasulullah (s.a.v.) erkekleri kadınlardan ayırmış, namazda ve mescitte kadınların saflarının erkeklerin saflarının arkasında olmasını, kadınların erkeklerden ayrı olmaları için mescitten çıkarken önce kadınların sonra da erkeklerin çıkmalarını emretmiştir.
Allah'ın Rasülülün mescidde yaptığı dersler için kadınlar: “Ey Allah’ın Rasülü! Erkekler bu konuda bizden daha fazla senin sohbetinden istifade ediyorlar, bizim için de bir gün ayırsan” şeklinde istekte bulunuyorlardı.
Tüm bu hükümler ve benzeri olayların tamamı, İslâmi hayatın belli bir seyrinin bulunduğunu, bu hayatta erkelerin kadınlardan ayrı bir hayat yaşadıklarını göstermektedir. Kadınlarla erkeklerin birbirlerinden ayrılmalarını öngören İslâmi hayattaki bu ayırım genel olarak gelmiştir. Bu ayırımda özel hayat ile genel hayat arasında fark yoktur.
İster özel hayatta olsun isterse genel hayatta olsun; Rasulullah (s.a.v.) zamanındaki İslâmi hayatta erkekler kadınlardan mutlak surette ayrılmışlardı. Bu durumdan; özel ve genel hayatta kadınların ve erkeklerin bir araya gelebilmelerine şari tarafından izin verilen durumlar istisna edilmiştir. Bu çerçevede şari, kadının alış-veriş yapmasına, hediye alıp vermesine cevaz vermiştir. Yine şari, kadının haccetmesini farz kılmış, cemaat namazında bulunmasına, kafirlerle cihad etmesine, mülk sahibi olmasına, mülkünü geliştirmesine ve bunların dışındaki birtakım hususları yapmasına cevaz vermiştir. Şarinin kadın için cevaz verdiği veya yapmasını farz kıldığı bu fiillerin yerine getirilmesi, erkeklerle kadınların bir arada bulunmalarını gerektiren türden bir fiil ise; bu işi yerine getirmek üzere kadının, şer’i hükümler ve şeriat tarafından cevaz verilen işle sınırlı olmak şartıyla erkeklerle bir arada bulunması caizdir.
Bu çerçevede kadın; alış-veriş, icare, öğretmenlik, doktorluk, hastabakıcılık, ziraatçılık ve sanayicilik gibi birtakım faaliyetlerde bulunabilir. Çünkü bunların mübah veya farz oluşunun delili, bu türden fiillerin yerine getirilebilmesi için bir arada bulunmanın mübahlığını da kapsar. Kadının yapması gereken iş; mescide, çarşıya, ailesini ziyarete, geziye giderken yolda yürümek, yemek içmek ve benzeri şeyleri yapmak gibi, erkeklerle bir arada bulunmasını gerektirmiyorsa kadının erkeklerle bir arada bulunması caiz değildir. Çünkü kadınların erkeklerden ayrılmalarını öngören delil geneldir. Bu delil, bu türden durumlarda kadınların erkeklerle bir araya gelmelerine cevaz vermediği gibi, kadın tarafından yapılmasına şarinin izin verdiği hususlardan da değildir.
Bu nedenle bu türden hallerde, genel hayatta olsa bile kadınların erkeklerle bir arada bulunmaları günahtır. Buna göre, İslâmi hayatta kadınların erkeklerden ayrılmaları farzdır. Özel hayatta aslolan, erkeklerle kadınların birbirlerinden tamamen ayrı olmalarıdır. Eğer kadının yapması gereken iş, ayrı ayrı yerlerde namaz kılmaları gibi, mescitte toplanmalarını veya hacda ve alış-veriş esnasında karışık olarak bir arada bulunmalarını gerektiren bir durumsa; şeriatın kadın için cevaz verdiği bu gibi hallerin, farz kıldığı veya mendup kabul ettiği durumların dışında, genel hayatta da kadın-erkek birlikteliği caiz değildir.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.229.229.216  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 09-05-2008, 12:58   #25 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: İslam'da toplum düzeni

KADINA BAKMAK


Herhangi bir kadınla evlenmek isteyen kimse, bir arada yalnız kalmamak şartıyla ona bakabilir. Cabir'in rivayet ettiği hadiste, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:

"Evlenmek için bir kadına talip olan kimse yapabilirse nikahlamasına cezbeden yerine baksın.” Cabir anlatıyor: "Ben bir kadını istemiştim. Onu gizli olarak görmeğe çalışıyordum, nihayet onu görme imkanını buldum ve onunla evlendim." Ebu Davut /nikah
İzni olsun veya olmasın evlenilecek kıza bakmakta bir sakınca yoktur. Çünkü Rasulullah (s.a.v.); mutlak anlamda bakmayı bize emretmiştir. Nitekim yukarıda geçen Cabir hadisinde "Ben ona gizlice bakıyordum" tabiri bunu ifade etmektedir. Ancak bu bakma işinin yalnızca bir arada olması caiz değildir.
Çünkü Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olan kimse, yanında mahremi olmadan bir kadın ile yalnız başına bir arada bulunmasın. Çünkü onların üçüncüsü şeytandır."
Ahmet bin hanbel

Bu hadis genel olup, yukarıdaki hadiste yer alan istisna gibi evlenmek isteyen kimse hakkında herhangi bir istisna yapmamaktadır. Ancak, evlenmek isteyen kimse kadının el ve yüzüne bakabileceği gibi, el ve yüzünün dışındaki uzuvlarına da bakabilir. Zira el ve yüze bakmak genel bir ifadedir. Bu ifade evlenmek isteyen kimseyi kapsayacağı gibi evlenmek gibi bir düşüncesi olmayan kimseleri de kapsar. Dolayısıyla kadının eline ve yüzüne bakmanın evlenecek kimse ile sınırlı olmasının bir anlamı yoktur. İstisna el ve yüzün dışında kalan uzuvları kapsamaktadır. Çünkü hadiste yer alan; "Ona bakması" ifadesi, el ve yüzü kapsadığı gibi vücudun diğer uzuvlarını da kapsar. Ancak bu bakış, kadınla evlenmek için nikah yapmak gayesi ile onu daha iyi tanıma amacına yönelik olmalıdır.
Yine yüce Allah (c.c.)'ın hem mümin erkeklerin hem de mümin kadınların gözlerini haramdan sakındırmaları emri, kadınların da erkeklerin de harama bakmasını yasaklamaktadır. Fakat Cabir'in rivayet ettiği hadis, evlenmek isteyen kimsenin bakışını istisna kılarak erkeğin kadına bakmasına cevaz vermektedir.
Behz b. Hakim'in babasından, onun da dedesinden rivayet ettiği bir hadise göre; karı-koca vücutlarının her tarafına bakabilirler. "Dedim ki; Ya Rasulallah! Kapanması istenen avret yerlerimizi kime gösterip, kime göstermeyelim?
Allah'ın Rasülü:
“Avret yerini zevcen ve cariyenden başka, herkesten koru" buyurdu.”
Erkek, Müslüman olsun olmasın, kendi mahremlerinin yüz ve elinden başka, ziynet mahalli olan yerlerine de bakabilir. Bu hususta herhangi bir tahdid yoktur. Çünkü, bu hususta varid olan nass mutlaktır.
Allahu Teâla şöyle buyurdu:
"Kendiliğinden görülen kısmı müstesna olmak şartıyla ziynetlerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Ziynetlerini; kocaları veya babaları veya kocalarının babaları veya oğulları veya kocalarının oğulları, kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kız kardeşlerinin oğulları veya kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler."Nur 31
Ayette zikredilen bu kimselerin; kadının saçına, boynuna, bileklerine, halhal yerlerine ve bunların dışında ziynet mahalli olarak sayılan azalarına bakmaları caizdir. Çünkü, Allah (c.c.):
"Ve ziynetlerini açmasınlar" buyurmaktadır. Ancak ayette adı geçen kimselerin; günlük iş elbiseleri ile çalışmaları esnasında mahremleri olan kadınların ziynet yerlerine bakabilecekleri belirtilerek genel hükümden istisna edilmektedirler.
Şafiî (Ahmet b. Hanbel) Müsnedinde Ebu Seleme kızı Zeyneb'den rivayet ettiği hadiste Zeyneb şöyle demiştir: "Ben Zübeyr'in karısı Esma'dan süt emmiştim. Bu nedenle de Zübeyr'i baba olarak görüyordum. Başımı tararken yanıma girer, saçımın bir bölümünü tutar ve bana dön ve baksana, derdi." Ahmet bin hanbel Yine rivayet edildiğine göre, Hudeybiye Sözleşmesi'ni yenilemek için Medine'ye giden Ebu Süfyan kendi kızı ve Rasulullah (s.a.v.)'in de zevcesi olan Ümmi Habibe'nin odasına girmişti. Ümm-i Habibe üzerine oturmaması için Peygamber (s.a.v.)'ın yatağını dürdü. Bunu yaparken ondan ziynetini gizlememişti. Bu hususu sonradan Peygamber (s.a.v.)'e anlattığı zaman Peygamber (s.a.v.) de ona ses çıkarmamıştı. Ebu Süfyan müşrik olduğu halde, ziynetlerini örtmesini kendisine emretmemiştir. Çünkü, babası olduğu için mahrem idi.
Fakat, mahrem olmayan ve aynı zamanda da evlenme talebinde bulunmayan ve koca da olmayan bir kimseye gelince: Eğer kadının erkeğe ve erkeğin kadına bakmak ihtiyacı ve mecburiyeti olduğu bir durum ortaya çıkarsa, bakılması gereken azaya bakılması mübah olur; o azanın dışında yüz ve el hariç herhangi bir azaya bakılmaz. Hekim, hasta bakıcı, hemşire ve araştırıcı olan kimseler, normalde bakılması haram olan azalara zaruret icabı bakabilirler.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.229.230.145  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Feodal Toplum uÇuяuм çiÇeği Felsefe/Sosyoloji/Psikoloji/Mantık 0 12-14-2007 09:43
İslam'da dargınlık {06.11.07} CAS Temel Dini Bilgiler 0 11-07-2007 00:06
0-3 ay cocuk uyku düZeni:)!07/07/2007 YeRLi $eKeR Aile - Evlilik - Annelik ve Bebek 0 07-07-2007 15:31
Mut'a Nikahı İslam'da Varmıdır? cemkanixi Temel Dini Bilgiler 2 10-12-2006 17:37
İslam'da Cinsellik Konusu Günah mı?... cemkanixi Temel Dini Bilgiler 0 09-07-2006 00:13



Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
vBulletin Style by: Private