Misafir Board  
| Reklam Alanı |

Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.

MODERATÖR BAŞVURU FORMU


DİNİ KONULAR

İslam'da toplum düzeni

Katagorisinde ve  Temel Dini Bilgiler Forumunda Bulunan  İslam'da toplum düzeni Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Bu taklitçi nakilciler suyu fazla bulandırarak, kendilerini şahsi hürriyete çok fazla önem veren kimseler olarak kabul ettiler. Hatta toplumsal veya bir başka neden olmaksızın, şahsi hürriyetin gereği olarak kadın ile ...

Geri git   Misafir Board >
DİNİ KONULAR
> Temel Dini Bilgiler
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Temel Dini Bilgiler Dinimizin TemeL BiLgiLerini PayLaşabiLirsiniz....

Tags
düzeni, toplum, İslamda


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
İslam'da toplum düzeni
Konudaki Cevap Sayısı
33
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
471

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 08-13-2008, 15:54   #6 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: İslam'da toplum düzeni




Bu taklitçi nakilciler suyu fazla bulandırarak, kendilerini şahsi hürriyete çok fazla önem veren kimseler olarak kabul ettiler.
Hatta toplumsal veya bir başka neden olmaksızın, şahsi hürriyetin gereği olarak kadın ile erkeğin bir arada bulunabileceğini, istediği şekilde direkt olarak buluşabileceklerini söylediler.
Kadın ile erkek arasındaki bu görüşmenin sağlanabilmesi için de şahsi hürriyetlerden faydalanabilmenin gerekli olduğunu iddia ettiler.
Kendilerini bu görüşlere kaptırarak kendi eliyle tehlikeye atılan taklitçi gençlik, kötü örnekler vererek, kadın ve erkek arasındaki ilişkileri sadece

"kadınlık"-"erkeklik" ilişkileri haline getirdiler.

Bu kötü etki toplumdaki diğer gruplara da bulaştı, hayat sahasında kadın ve erkek arasında herhangi bir dayanışma meydana getirmedi.

Bu buluşmalardan hayat meydanlarında;
ahlaki çöküntü,
kadının kocası ve mahremlerinin dışındaki kişilere ziynetlerini göstermesi,
çekiciliğini,
cazibesini açıkça ortaya dökmesinden
başka hiçbir şey elde edilmedi.
Bunun neticesinde Müslümanlarda
düşüncede sapma,
zevk anlayışında bozukluk,
güvende şiddetli bir sarsıntı,
ölçülerde bir yıkım yaşandı.
Batı toplumunda kadın-erkek ilişkilerine herhangi bir önem verilmediğine dikkat edilmeden Batının toplum hayatı örnek alındı ve Batı toplumu ölçü kabul edildi.

Yapılan hareketlerin, uyulması farz olan esaslara ters düşüp düşmediğine, İslâm’ın batı yaşam tarzını kötü görüp görmediğine veya Batı yaşam tarzının toplumun ahlakına büyük bir zarar vereceğine bakılmadı.

Halbuki bunlar, İslâm toplumunun özüne, esasına tamamıyla ters düşen noktalardı. Çünkü İslâm toplumu, gayri meşru kadın-erkek ilişkilerini büyük günahlardan sayarak bu tip hareket ve davranışlara sopa ve recm gibi şiddetli cezalar getirmiş,
bu işin faillerine hor ve hakir gözle bakmış, toplum tarafından dışlanması gerekli kimseler olarak telakki etmiştir.

İslâm toplumu; “namusa” ve “ırza”, korunması vacib olan "değer" nazarıyla bakar.

Bu hususta ne bir münakaşayı ne de bir cedeli kabul etmez. Irz ve namusu koruma uğrunda mal ve canın istenerek feda edilmesini, herhangi bir özür ve bahaneye yer vermeksizin gerekli görür.

Evet, bu nakilci ve taklitçiler iki toplum arasındaki farkı düşünmediler ve anlamadılar. İslâmî hayatın kendilerine yüklediği görevleri düşünmedikleri gibi, şer'i hükümlerin kendilerinden istediği hususları da anlamadılar.

Nakil ve taklitçiliğin arkasına takılarak, çağdaşlaşması ve güçlenmesi uğruna kadına serbestiyet elbisesi giydirildi. Kötü ve yerilmiş ahlakla vasıflanması hiçbir kimseyi ve kurumu ilgilendirmedi. İşte bu nakilci ve taklitçiler ümmeti "kalkındırmak" gerekçesi ile kadını çağdaşlaştırma adı altında Müslümanların ictimaî yönünü yıkmaya devam ettiler.

Başlangıçta bunlar azınlıkta idiler ve ilk dönemde ümmet bunların davetinden hoşnut olmadı.

Fakat İslâm beldelerinde kapitalist sistem; önce sömürgeciler tarafından ardından da kapitalizm kafilesinde yer alan ve sömürgeci kafirlerin yolunu takip eden uşakları tarafından uygulanarak İslâm memleketlerinde egemen olunca bu azınlık, daha da etkili oldular ve düşüncelerini şehir halkına hatta köylerde ikamet edenlere bile götürebildiler.

Müslümanları, kendilerinin takip ettikleri yola; Batı hayat tarzını taklide götürdüler.
Bu taklit; birçok İslâm ülkesinde İslâmî çehreyi alıp götürdü.
Hepsi de Batı hayat tarzını taklit ve nakil kervanında yerlerini alıp yollarına devam etmektedirler.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 78.162.88.46  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-14-2008, 15:19   #7 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: İslam'da toplum düzeni

NiSaN
İlginize teşekkür ederim
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.227.3.165  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-14-2008, 15:25   #8 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: İslam'da toplum düzeni

Durum böyle olunca doğal olarak, Müslümanlardan bir cemaatın bu fikirlere karşı mücadele vermek için harekete geçmesi gerekecekti.
Halkı Müslüman olan ülkelerde çeşitli cemaatların bu görüşlere karşı mücadele vermeleri kesin ve gerekli olan bir şeydi.

Bu amaçla Müslüman kadının toplumdaki şeref ve ahlakını korumanın farz olduğunu söyleyen bir veya birkaç cemaat ortaya çıktı.
Fakat bu cemaatlar, İslâm nizamlarını ve şer'i hükümleri gereği kadar bilmeden, anlamadan mücadele verdiler.

Bunlar bu mücadelelerini verirken İslâmî akidenin tek esas, şer'i hükümlerin de tek ölçü olarak kabul edilmesi idraki yerine aklı,
araştırmalarına esas kabul ettiler.
Maslahatı akla göre belirlediler.
Çeşitli görüşleri benimsemede ve eşyalar hakkında bir hükme varmada aklı tek ölçü olarak aldılar.
İnsanları örf ve adetleri muhafazaya ve ahlaka sarılmaya davet ettiler.

Böylece kadının örtüsü konusunda delile dayanmaksızın körü körüne taassuba daldılar ve kadına fazlasıyla baskı yapılması evinden dışarı çıkmasına ve herhangi bir ihtiyacını gidermesine ya da işlerini bizzat kendisinin yürütmesine izin verilmemesi gerektiğini söylediler.

Son dönem İslâm alimleri ve fakihler kadına beş çeşit örtünme statüsü getirdiler:

1- Namazda örtünmesi gerekli yerler,

2- Mahrem erkeklerin yanında örtünmesi gerekli yerler,

3- Yabancı (namahrem) erkeklerin yanında örtünmesi gerekli yerler,

4- Müslüman kadınların yanında örtünmesi gerekli yerler,

5- Kafir kadınların yanında örtünmesi gerekli yerler.

Bu sınıflama sonucunda doğal olarak da kadının kendi dışındakileri görmesine veya herhangi birinin kadını görmesine mani olan mutlak bir örtüye davet ettiler.

Kadının, hayatla ilgili işlerini yapmasının engellenmesi gerektiğini söyledikleri gibi;
sosyal,
ekonomi,
yargı ve siyaset sahasında kadının görüş sahibi olmasının, seçme ve seçilme hakkını kullanmasının engellenmesi gerektiğini de söylediler.
Kadınlarla hayat arasında duvar ördüler.

Hatta, Allah (c.c.)'ın bazı ayetlerinin kadınlara değil, erkeklere hitap ettiğini, kadınları muhatap almadığını söylediler.

Biat sırasında kadınların Peygamber (s.a.v.) ile musafahalarını anlatan hadisi tevil ettikleri gibi, kadınların mahrem yerleri ile ilgili hadisleri ve Rasul (s.a.v.)'in hayatta iken kadınlarla ilgili muamelesini anlatan hadisleri, şer'i hükümlerin gösterdiği şeklin dışında kendi istedikleri biçime uyacak şekilde tevil ettiler.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.227.3.165  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-15-2008, 15:34   #9 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: İslam'da toplum düzeni

İşte bütün bunlar, insanların şer'i hükümlerden uzaklaşmalarına sebep olduğu gibi, Müslümanların ictimaî yönlerinin körelmesine ve dumura uğramasına da sebep oldu.
Bundan dolayı bu insanların görüşleri, kendileriyle savaşan fikirler karşısında durma gücüne sahip olamadı. Müslümanlar arasındaki ictimaî yönün yükseltilmesine de en ufak bir tesiri olmadı.
İslâm ümmeti arasında, ilk müctehid ve mezheb sahiplerinden sayıca da, ilim ve kültür bakımından da daha az olmayan birçok alimlerin bulunmasına,
Müslümanların elinde hiçbir toplumun sahip olamayacağı kadar fikri ve teşrii servetin varlığına,
genel ve özel kütüphanelerde birçok değerli eser ve kitapların mevcudiyetine rağmen; bütün bunca servet, yine taklit ve nakilcilerin düştükleri karanlıklardan çıkmalarına yeterli olamadı.
Kadın konusunda,
kendi görüşlerine muhalif olduğu için, Müctehidlerin sahih olarak istinbat ettikleri İslâmî hükümlere uygun görüşleri bile onları ikna etmede etkili olmadı. Çünkü bu mukallid ve kör taassubçular, donuk fikirliler, alimler ve öğrenciler, düşünen insanlar niteliğinden uzaklaştılar;
vakıayı dolayısı ile karşı karşıya oldukları vakıa hakkındaki Allah'ın hükmünü anlayamadılar.
Şer'i hükümleri, tam bir uygunlukla gerçekleştirecek, dakik bir tatbikatla olay üzerine uygulayacak fikri bir kavrayışla kavrayamadılar.
Bundan dolayı, İslâmî beldelerde toplum; "taklid" ile "kuru taassub"un egemen olduğu iki düşünce yapısı arasında çalkalanıp durmaya devam etti.
İslâm toplumunun ictimaî yönü sıkıntılar geçirdi.
Neticede, Müslüman kadın, bilerek veya bilmeyerek Batı hayat tarzı ile İslâm hayat tarzı arasındaki çelişkileri bilmeden, kendisine bile bir menfaat dokunmayan mevcudiyetinden Müslümanların bir fayda sağlayamadığı, adeta yararsız ve mutaasıp bir kadın olma arasında, şaşkın vaziyette, ne yapacağını bilmeyen bir unsur haline geldi.

Bunların hepsi;
İslâm’ın fikri olarak algılanamamasından ve İslâmın ictimaî nizamının tam olarak anlaşılmamasından kaynaklanmaktadır.
Bunun için, İslâmın ictimaî nizamını kapsamlı bir şekilde öğrenmek, araştırmak ve bu hususta derin bir çalışma yapmak mecburiyetindeyiz.
Ancak bu şekilde problemin;
kadın ve erkeğin bir arada bulunmaları ve bu birliktelikten kaynaklanan ilişkiler ve bunların uzantıları olduğu kavranabilir.
Öyleyse bu birlikteliğe ve bundan kaynaklanan sorunlara çözüm aranmaktadır. Ancak, bu çözüm aklın değil, şeriatın dikte ettireceği çözüm olmalıdır.
Aklın görevi ise ancak, önce problemi doğru bir şekilde kavramak, ardından da bu probleme ilgili şer'i hükmü uygulamaktır.
Şeriatın ortaya koyacağı çözüm, muayyen bir ölçü içerisinde yaşayan Müslüman kadın ve erkeğe, İslâmın uygulamalarını farz kıldığı bir çözümdür.
İslâmın farz kıldığı bu yaşayış biçimine her ikisinin de bağlı kalması, Batı ile ne derece ters düştüğüne, baba ve dedelerinin üzerinde bulundukları örf ve adetlere uyup uymadığına bakmadan,
Allah (c.c.)'ın Kitapta ve Sünnette emrettiğine göre yaşamaktır
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.229.142.25  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-16-2008, 18:11   #10 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: İslam'da toplum düzeni

Allahu Teâla şöyle buyurdu:
"Ey insanlar biz, sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Tanışasınız diye sizi kabile ve halklara ayırdık." Hucurat 13

"Ey insan! Kerim olan Rabbinden seni saptıran nedir?" İnfitar 6

"Kahrolası insan ne kadar nankördür. Onu, Allah neden yarattı? Onu bir meniden yarattı ve takdir etti." Abese suresi 17-19

Böylece Allah (c.c.), insana birtakım tekliflerle hitab etmiş, insanı teklif ve hitaba mazhar kılmıştır. Şeriatları da insan için indirmiş olup, insanı tekrar diriltecek, insanı muhasebe edecek, cennete ve cehenneme koyacaktır. Bunun için Allah, kadın ve erkek ayrımı yapmadan insanı tekliflere mazhar kılmıştır.
Allah (c.c.) insanı, hayvandan farklı muayyen bir fıtrat içerisinde kadın ve erkek olarak yaratmıştır. Kadın; insan olduğu gibi, erkek de bir insandır. İnsani özellikler açısından erkek ile kadın arasında fark yoktur. Hayat kavgasına dalmaları için, Allah (c.c.), onları insanlık vasfıyla yaratmıştır.
Erkek ve kadın olarak, her ikisine de bir toplumda yaşamalarını takdir etmiştir. İnsan cinsinin devamını, kadın ve erkeğin birlikteliğine ve her toplumda beraber varlılıklarına bağlı kılmıştır. Erkek ve kadına birbirinden farklı gözle bakmak doğru değildir.
Zira, her ikisi de bütün insani özelliklerden istifade eden, hayatın engellerine karşı koyan insandır. Cenabı Allah (c.c.), yarattığı canlı gücün aynısını her birinde de yaratmıştır.
Her birinde, açlık, susuzluk, defi hacet gibi uzvi ihtiyaçları yarattığı gibi, beka, nevî ve tedeyyün içgüdüsünü yaratmıştır.
Birinde bulunan bu organik ihtiyaçlar ve içgüdüler diğerinde de vardır. Birinde yarattığı düşünme gücünün aynısını diğerinde de yaratmıştır.
Erkekte bulunan aklın aynısı kadında da mevcuttur. Çünkü, Cenabı Allah aklı, sadece erkek veya sadece kadın için değil, "insan" için yaratmıştır.

Ancak;
her ne kadar erkeğin nevî içgüdüsü, erkek veya bir hayvanla veya başka bir şeyle,
kadının içgüdüsü de, kadın veya hayvan veya başka bir şeyle doyuma ulaşabilirse de, insanda yaratılan gayenin tahakkuku yalnızca erkeğin kadınla, kadının da erkekle doyuma ulaşmasıyla tek şekilde gerçekleşebilir.

Bundan dolayı, erkeğin kadınla, kadının da erkekle olan ve nevî içgüdüden doğan mevcut ilişkileri garipsenmeyen doğal bir ilişkidir.
Hatta bu, içgüdünün kendisiyle tahakkuk ettiği tek ve asli ilişkidir.

Bundan maksat da cinsin bekasıdır.

Eğer her ikisi arasındaki bu ilişki, cinsel ilişki şeklinde tahakkuk ederse bu durum, garipsenmeyen doğal ve doğru bir ilişki olur.
İnsan türünün bekası için bu ilişki kaçınılmaz bir olaydır.

Ancak bu içgüdüyü sınırsız olarak serbest bırakmak,
hem insana
hem de ictimai hayatına zarar verir.
Nevî içgüdünün varlığından gaye, insan türünün bekasını temin edecek olan neslin devamlılığını sağlamaktır. Bundan dolayı insanın bu duyguya bakışı, insanda bulunan nevî içgüdünün varlık nedeni noktasında odaklaşmalıdır.

Bu hususta erkekle kadın arasında herhangi bir fark yoktur. Cinsi ilişkide insan doyumu gözetsin veya gözetmesin doyum neticesinde hasıl olan lezzet, doğal ve gerekli bir husustur.

Bu nedenle,
“nevî içgüdüye zevk ve lezzet alma gözüyle bakmamak gereklidir” denmesi doğru değildir.
Tam tersine cinsi ilişkiden doğan zevk, bakışla ilgili olmayıp insanın tabiatından kaynaklanan doğal ve kesin bir husustur.
Bundan uzak kalınamaz.
Zira bundan uzak kalmak kesinlikle imkansız bir şeydir. Fakat esas mesele, insanın doyumdan ve bundan hasıl olan gayeden ne anladığıdır.
Bu nedenle nevî içgüdüsü ve insanda bu içgüdünün varlık gayesi hakkında insanda belli bir mefhumun, anlayışın oluşturulması kaçınılmazdır.
Aynı zamanda Allah (c.c.)'ın insanoğlunda yaratmış olduğu nevî içgüdüsüne özel bir görüş kazandıracak ve oluşturacak gayenin insanda bulundurulması veya insana kazandırılması lazımdır.
Bu gaye; erkeğin kadın ile,
kadının da erkek ile ilişkisinde ön planda tutulmalıdır.

Erkek ile kadının erkeklik ve dişilik ilişkilerinde, başka bir ifade ile cinsi ilişkiler hususunda, insanda özel bir bakış oluşturulmalı ki böylece insan fıtratında bulunan nevî içgüdünün asıl gayesi olan cinsin devamlılığı gerçekleşsin.

Bu bakış açısı ile, insanda bulunan cinsiyet içgüdüsünün asıl gayesi ve içgüdünün doyurulması gerçekleşmiş olur. Bu mefhumu benimseyen ve kendisinde özel bir bakış açısı bulunan topluluklarda huzur olur.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 85.106.182.43  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Feodal Toplum uÇuяuм çiÇeği Felsefe/Sosyoloji/Psikoloji/Mantık 0 12-14-2007 09:43
İslam'da dargınlık {06.11.07} CAS Temel Dini Bilgiler 0 11-07-2007 00:06
0-3 ay cocuk uyku düZeni:)!07/07/2007 YeRLi $eKeR Aile - Evlilik - Annelik ve Bebek 0 07-07-2007 15:31
Mut'a Nikahı İslam'da Varmıdır? cemkanixi Temel Dini Bilgiler 2 10-12-2006 17:37
İslam'da Cinsellik Konusu Günah mı?... cemkanixi Temel Dini Bilgiler 0 09-07-2006 00:13



Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
vBulletin Style by: Private