Üyelik tarihi: May 2006
Nerden: Bursa
Yaş: 31
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 0
Tepki:0
Karizma REP Gücü : 106021
REP Puanı : 2120087
İletişim
Reklam Alanı Güler Hanım Hastaneden çıkmış ,eczaneye uğramıştım. Bitkin ve yorgundum. Eczanede sıramı bekliyordum. Bu aralar çok az şey dikkatimi çekebilirdi. Ama o an eczanedeki yaşlı teyzenin konuşması dikkatimi çekti.
Elleri, yüzü pamuk gibiydi. Yetmiş yaşlarında olmalıydı. Ama dikkat çekici bir diriliği ve enerjisi vardı. Giyimi özenli ve düzgündü. Saçları bembeyazdı. İtinayla taranmış ve toplanmıştı. Artık yalnızca filmlerde görebileceğimiz bir İstanbul hanımefendisiydi. Konuşmasıyla neşe dağıtıyordu etrafına. Yüzünde sanki yılların biriktirdiği hüzünlü bir ifade gizliydi. Ama bu, neşesini gölgelemiyordu.
Eczacı hanımla konuştuklarına kulak misafiri olmuştum.
-Ah,kızım babam hastalarına karşı çok içtendi. Onların fiziksel rahatsızlıklarından önce onların yaşadıkları acıları, üzüntüleri anlamaya çalışırdı. Sonra onları rahatlatırdı. Nerede şimdi öyle doktorlar,diye söylendi.
Yana döndüm.
-Teyzeciğim, af edersiniz istemeden kulak misafiri oldum konuştuklarınıza. Acaba kiminle oturuyorsunuz?
‘Ah evladım’ diye başladı.
-Paran varsa oğlunla otur,gücün varsa kızınla,aklın varsa yalnız otur. Doksan dört yaşındayım ve yalnız oturuyorum.Yetmiş beş yaşına kadar çocuklarıma hizmet ettim. Senelerce kızlarıma, oğullarıma, gelinlerime baktım. Hiçbirisine yaranamadım. İstekleri hiç bitmedi. Şimdi torunlar da büyüdü. Hepsinin beklentileri daha da arttı.
Geçen hafta kızıma gittim. Yarım saat geçmedi ki, kızım beni bıraktı ve arkadaşlarıyla görüşmeye gitti. Daha yeni gitmişim, yüzünü bile görmeden kaçıp gitti. Torunlarla başbaşa kaldım. Biri annane sen çok güzel su böreği yaparsın su böreği yap der, biri sütlaç biri lahana sarması ister. Onların arasında kalmıştım ki, damadım imdadıma yetişti. Ondan beni evime bırakmasını istedim.Sağolsun beni evime getirdi. Geldim çayımı koydum, müziğimi açtım ve yalnızlığımın keyfine vardım. Dünya varmış dedim içimden. Yalnızlık, yaşamayı bildiğin sürece güzeldir. İnsan tek başına da kendi ayakları üzerinde durabilir. Ne olursa olsun, kaç yaşında olursa olsun.
-Ah! Teyzeciğim. Ne güzel konuşuyorsun. Hayatı nasıl da anlamlı kılmışsın. Her kelimende hayat var, yaşama isteği var. Enerjini nasıl da yansıtıyorsun.
Farkına varmadan konuşmaya dalmışız. Laf lafı açmış. Eczacı hanım da ara sıra sohbetimize katılıyor ve bize gülümsüyor. Belli ki Güler Teyzeyle eskiden tanışıyorlar.
-Kızım hayatta acılar, sıkıntılar olacaktır. Ama bunları şansa dönüştürmek senin elinde. Şans diye bir şey yoktur. Şans, önümüze çıkan olanakları kullanabilme yeteneğidir.
Şunu iyi bil: ‘‘Her sorun bir fırsattır.’’
Ben eşimi kaybettikten sonra kızlarımın oğullarımın yanında yaşayıp üzüleceğime, yalnız yaşamayı ve yalnızlığın da ne kadar keyifli olabileceğini öğrendim. Daha doğrusu o yaştan sonra kendimi tanıdım. Ve farkettim ki kendime hiç zaman ayırmamışım bu yaşıma kadar. Şimdi kendime zaman ayırıyor, kendimle başbaşa kalabiliyorum. En önemlisi de kendimi kendimi sevmeyi öğrendim.
-Teyzeciğim sohbetine doyum olmuyor. Ama benim gitmem gerekiyor. Seni tanımış olmaktan dolayı çok mutluyum.
-Kızım ben de seni çok sevdim. Bundan sonra ziyaretime gel,lütfen. Beni unutma, evimi şenlendir.
Güler Teyzeyle vedalaştıktan sonra içimi bir huzur kapladı. Bu yaştaki bir insanın hayatı bu kadar sevmesi, kendini önemsemesi, en önemlisi de tek başına ayaklarının üzerinde durabilmesi beni çok mutlu etmişti. Bundan sonra onunla sürekli görüşmeli ve onun dostluğunu kazanmalıydım.
Aradan kısa bir süre geçmişti ki onu ziyaret etmeye karar verdim. Telefonda sesimi duyunca çok sevindi. Bir saat içerisinde onun yanındaydım. Ahşaptan iki katlı bir evi vardı. Her şey özenli ve düzgündü. Evin içerisinde insanın içini huzur kaplıyordu. Çay demlemiş, kokusu geliyordu. Karşılıklı oturup sohbete daldık. Sohbet ilerledikçe anladım ki eşim onun bankadan tanıdığıymış ve eşimi çok severmiş. Bana eşimi anlattı. Anlatırken gözleri dolu doluydu. Ne kadar özel bir insan olduğunu sürekli vurguladı. Tüm bunlar beni daha da mutlu etti. Kah güldük,kah ağladık birlikte.
Güler Teyze hayatımı aydınlık kıldı, bana yaşam enerjisi verdi. Hayatın ne kadar anlamlı ve değerli olduğunu hatırlattı. En önemlisi de her sorunun sıkıntının arkasında çok önemli fırsatların gizli olduğunu göstermesiydi. İsterseniz siz de bu fırsatları yakalayabilirsiniz.
Güler Teyzeye artık cicianne diyorum. Hayat bir bakış açısıdır. Nasıl istersen öyle görürsün, fikrine daha da inandım. Yeter ki o fırsatları görmek isteyelim ve bize sunduğu güzellikleri yakalayabilelim. Güler Teyzenin yakaladıkları gibi.