Misafir Board  
| Reklam Alanı |

Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.

MODERATÖR BAŞVURU FORMU


Sinema Sohbet

Yaşamın Kıyısında hakkında herşey [23/10/2007]

Katagorisinde ve  Film Kritikleri Ve Yorumlar Forumunda Bulunan  Yaşamın Kıyısında hakkında herşey [23/10/2007] Konusunu Görüntülemektesiniz.=>[Üye Olmayanlar Linkleri Göremezler Üye Olmak İçin Tıklayınız... ] Baştan, peşin peşin uyarıyorum; bu taraflı bir röportajdır! 'Yaşamın Kıyısında' filmini gösterime girmeden izleyen şanslı biri olarak söylüyorum; müthiş bir film ...

Geri git   Misafir Board >
FİLM & SİNEMA & DİZİ
> Sinema Sohbet > Film Kritikleri Ve Yorumlar
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Tags
hakkında, herşey, kıyısında, yaşamın


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Yaşamın Kıyısında hakkında herşey [23/10/2007]
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
198

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 10-23-2007, 16:59   #1 (permalink)
ksu
Admin
 
ksu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ksu
Kullanıcı No: 2382
Konu Sayısı: 7740
Mesaj Sayısı: 12,527
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nerden: İnönü cehennemi
Yaş: 36
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 118
Tepki:6
Karizma
REP Gücü : 100
REP Puanı : 2147483647
REP Seviyesi : ksu has a reputation beyond reputeksu has a reputation beyond reputeksu has a reputation beyond reputeksu has a reputation beyond reputeksu has a reputation beyond reputeksu has a reputation beyond reputeksu has a reputation beyond reputeksu has a reputation beyond reputeksu has a reputation beyond reputeksu has a reputation beyond reputeksu has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Post Yaşamın Kıyısında hakkında herşey [23/10/2007]





[Üye Olmayanlar Linkleri Göremezler Üye Olmak İçin Tıklayınız...]



Baştan, peşin peşin uyarıyorum; bu taraflı bir röportajdır! 'Yaşamın Kıyısında' filmini gösterime girmeden izleyen şanslı biri olarak söylüyorum; müthiş bir film izleyeceksiniz... Fatih Akın isminden büyük beklentilerle yerinize oturacak ve istediğinizi de bulacaksınız. Bir yanıyla politik, bir yanıyla felsefik, bir yanıyla duygusal bir film. Kendinizi sorgulayacak, 'hayatta önemli olan nedir?' sorusuna cevap arayacaksınız! Örgüt üyesi Ayten; yani Nurgül Yeşilçay siyasi nedenlerle Türkiye'den kaçıp annesini bulmak için Almanya'ya gidiyor, deşifre olunca da iltica talep ediyor. Almanya'da kendisine yardım eden Alman öğrenci Lotte ile yakınlaşıyor. Ancak sınırdışı ediliyor. Türkiye'ye dönüşü, Lotte ile yaşadıklarından sonra da değişmeye başlıyor. Altından kalkılması zor bir rolün üstesinden hakkıyla gelmiş Nurgül Yeşilçay ve sinema grafiğinde müthiş bir yükseliş kaydetmiş bu filmle... Cannes Film Festivali'nde 'En İyi Senaryo' ödülünü alan filmi için Fatih Akın; şöyle diyor: "Filmim dünyanın değişeceğini umut ediyor, o zaman bu film politik mi? Belki politik olmaktan çok felsefi diyebiliriz ama galiba günümüz dünyasında her şey politik! İnsanlar neye inanırsa inansın dini ya da politik- her şeyin bir sınırı, gittiği bir yön var. Bütün bunların ötesine geçen bir film yapmak istedim..." Film bütün bunların ötesine geçiyor, evet! Nurgül Yeşilçay'la bu gece Altın Portakal Film Festivali'nde galası yapılacak filmi ve bence etkisinde kalacağınız performansını konuştuk...

* Daha önce konuştuğumuzda 'Bu film özünde arabesk' demiştin. Ama çok da farklı; nedir bu fark? Farkı Fatih Akın bence! Fatih'in durduğu yer ne Almanya, ne Avrupa, ne de Türkiye. Yani Fatih'e ne Alman diyebiliriz, ne Türk! Ortada bir yerde duruyor, belki dünyalı diyebiliriz. Tabii ki bu işi çok iyi biliyor, eğitimini almış. Film seyirciyi istediği zaman avucunun içine alıyor, istediği zaman serbest bırakıyor. Ne çok ağlatıyor, ne çok güldürüyor ve bunların hepsini bilinçli yapıyor. Bence yönetmenlik olarak çok başarılı bir film. O yönetmenliğin içine oyuncu yönetmenliğini de eklersek, iki kere başarılı!

* Filmin siyasal yanı mı ağır basıyor, duygusallığı mı? Bence felsefi yanı! Şöyle bir felsefesi var; ölüm insanın hayatında çok önemli şeyler değiştirebiliyor. Eskiden 'evet' dediğin bir şeye 'hayır' diyebiliyorsun ya da tersi oluyor. Ölümün hayatı değiştirip dönüştürdüğü bir durum var. Ölümle ve yaşamla ilgili bir film anlatmak istemiş Fatih Akın. Onları anlatırken de gerçekçi ve süslü şeyler bulmak istemiş. Nedir bunlar? Oradaki kadının orospu olması, benim örgüt üyesi olmam, lezbiyen olmam, öteki kızın lezbiyen olması, bunların birbirine aşık olması gibi süsler kullanmış. Bundan ibaret!

* Sivri, siyasi, alışık olmadığımız sertlikte bir rolün var. Fatih Akın "Nurgül, kadının siyasi kimliğinden rahatsız oldu ve değiştirdik biraz" demişti. Neydi rahatsız olduğun şey? Daha sert bir karakterdi...

* Neydi seni rahatsız eden? Tam olarak söylemek istemiyorum. Karakterin sertliği çok fazlaydı. Okuma provalarında 'o karakter bunu yapmazdı, bunu yapan karakter onu yapmaz' gibi şeyler çıktı. Karakterin bir matematiği ve iniş çıkışları vardır. O karakterde de bir sıçrama vardı. O yüzden olmayacaktı, değiştirdik.

* Senariste müdahale yani! Hayır, Fatih herkesin görüşünü alıyor zaten. 'Sen olsan bunu nasıl söylersin, o karakter nasıl söyler?' diye kostümcüsüne de, görüntü yönetmenine de soruyor.

* Türkiye'de, Türk yönetmenlerde rastladığın bir şey mi bu? Türkiye'de genelde herkes işini çok önemser. Halbuki karakteri çıkaran oyuncu ve yönetmen. Orada kostümcü sana soruyor, 'Sence bu pantolonu giyer mi bu karakter, sence daha bol paça mı olmalı?' falan diyor. Herkes birbiriyle işbirliği içinde çünkü asıl olan iş! Ama bizde egolar ön planda!

* Filmdeki öpüşme ön plana çıkarıldığı, youtube'a düştüğü için rahatsız olduğunu söylemiştin. Neden? Hiç rahatsız olmadım. Bu konuda da hiçbir şey demedim, uydurmuşlar! Tabii ki fragmanda da kullanılacak, youtube'a da düşecek. Bunu ya baştan kabul etmem ya da kabul edersem her şeyiyle kabul ederim. Ben bu rolü iyi oynadığımı da düşünüyorum, gelecek her eleştiriye, tepkiye de açığım.

* Bir kere cesur bir sahne. Film gösterime girdikten sonra çok konuşulacak. Derdini nasıl anlatacaksın? Şöyle düşünüyorum: Fatih'le yola çıktığımız zaman bir aşk hikayesini çok iyi vermek istedik. Bu, bir kadın bir erkek de olabilirdi... Ama iki kadının aşkını tercih ettik, çok da iyi oldu. Kızlardan birinin ölümü üzerine diğer kızın bütün fikirlerinin yüzde yüz değişmesi gerekiyordu, o aşk o yüzden çok önemliydi. Sadece o aşkı vermek adına yapılan şeyler bunlar...

* Sence bir erkekle bir kadının aşkı bu kadar vurgulu ve tutkulu olmaz mıydı? Bu tamamen Fatih'in bileceği bir şey; belki o böyle bir şey görmek istedi, belki marjinal bir şey yapmak istedi, belki o yüzden arabesk bir durumun içinde postmodern duran bir film. Kız annesini aramaya gider ama annesi aslında orospudur, biri aşık olur, sonra görüşünü değiştirir falan... Çok basit konular ama bunlar çok güzel süslenmiş.

* 'Yaşamın Kıyısında' şöyle dışında durup izlediğinde nasıl bir tat bıraktı? Hayatın tam içine girememiş bazı insanlar vardır ya... 'Yaşamın Kıyısında' bence sırat köprüsü gibi bir şey, ince bir ipin üstünde yürüyor hepsi, ölümle kalım arasında, tutunmakla tutunamamak arasındaki karakterler bunlar...

* Lotte annesine 'İlk kez hayatımda anlamlı bir şey yapıyorum' diyor filmde. Peki sen ne kadar yakınsın oynadığın Ayten karakterine? Çok yakın değilim açıkçası. Zamanında YÖK'ü protesto ettim falan; haksızlığa tabii ki benim de tahammülüm yok ama silahla bir şeylerin çözülebileceğini düşünmüyorum. Ayrıca o kadar sert olmayı da çok doğru bulmuyorum çünkü bizim üstümüzde birtakım insanlar bir şeyler yapıyorlar ve altta biz eziliyoruz. O taraf, bu taraf, şu taraf... Doğru bulmuyorum bunları.

* Fatih şöyle diyor: "Bir şey için tutkuyla mücadele etmek seksidir, ben de bu yüzden bu film için seksi bir karakter istedim." Sen oynadığın rolün tarifini nasıl yapıyorsun? Ben o kadar seksi olduğunu düşünmedim, o Fatih'in fantezisi herhalde (gülüyor). Mesela 'Eğreti Gelin'de oynadığım kadın, tek kelimeyle seksiydi ama Ayten dışarıdan sert görünüyor ama içerden çok acınası biri.

* Ve siyasi anlamda kullanılıyor... Bir boşluk doldurma Ayten için aslında yaptıkları. Yani insan bir yere ait olmak ister ya; Ayten'de de böyle bir şey var. Kesinlikle siyasi bilinci var ama hayat bilinci yok. Yavaş yavaş öğreniyor; eziliyor, kimse sahip çıkmıyor, annesini bulamıyor ve Lotte ölüyor... Bunlar onun hayata karşı bilinçlenmesini sağlıyor.

* Sen hayatta hiçbir şey için bu kadar tutkuyla mücadele ettin mi? Ben seksi biri değilim! Hiçbir şeye tutkuyla bağlanmadım. Fatih'e mesaj yollayayım buradan. (gülüyor) Evet, şimdi tutkuyla bağlandığım bir şey var, Nejat. Aileme, işime tutkuyla bağlıyım. Demek ki çok seksi biriyim!

* Karakteri nasıl böyle iyi tanıdın? Tabii ki Fatih'in de etkisi oldu. Çünkü ben önce çok daha basit düşünüyordum. 'Biraz erkek gibi olurum, aşkı yaşayışını da, üzüntülerini de erkeksi oynarım, olur biter' diyordum. Yani 'Monster' filmindeki Charlize Theron'un biraz daha azı... Sonra Fatih'le konuştuk; 'Daha dolu bir şey istiyorum' dedi. 'Yeri geldiğinde çok seksi bir kadın da olsun, çok duygusal da olsun, çok erkeksi de olsun, çok cool da olsun' dedi. Onun üzerine çalıştım. Hiç makyaj yapmadım filmde, sıfır! Daha yapılı durması gerekiyordu, üç ay Alaçatı'da sörf yaptım ve yüzdüm. Kamerada sigara içme, bakış çalıştım.

* Filmle ilgili beklentin ne? Fatih Akın'ın filminde oynamak mı önemliydi, böyle sıradışı bir rolü canlandırmak mı? İkisi de öncelikliydi. Çok iyi ve zor bir roldü; onun altından kalkıyor olabilmek ve bunun verdiği özgüven güzel bir şeydi.

* Beklentin ne bu durumda? Sadece insanlar beğensin istiyorum. İnsanlar seyretsin, 'Ne güzel oynamış Nurgül, ne güzel çekmiş Fatih' desin, bütün isteğim bu. Her yönetmenin, her sanatçının bence istediği şey budur; alkışlanmak, insanların hoşuna gitmek.

* 'Filmde AB'ye güvenmiyorum' deyip küfür savuruyorsun. Gerçek düşüncen? Hamburg'dayken ZDF kanalı benimle röportaj yaptı. En çok da AB'ye küfür etmeme takılıyor Avrupalılar, 'siz ne düşünüyorsunuz, sizce Türkiye AB'ye niye giremiyor?' gibi şeyler soruyorlar. Şunu söylemek istedim onlara da diyemedim; bizim basın genelde ayakkabıya takıyor, başka yerlere takıyor, ben bu konulara çalışmadım, ben aslında sarışınım! (gülüyor) Biz bir şeyleri AB'ye girmek için yaparsak çok ödün veririz, AB'nin çok paranoyak bir oluşum olduğunu düşünüyorum.

* Neden? Rolünün, Ayten'in etkisinde kalmış olabilir misin? Olamam çünkü yıllar geçti Ayten'in üstünden, 'Ezo Gelin' falan oldum artık; Ezo Gelin AB'ye karşı! (kahkahalar) Şaka bir yana; mesela Amerika bir şeyler yapıyor, bir yerleri bombalıyor falan... AB neden o zaman 'dur' demiyor. İşine geldiği gibi davranıyor. Yani AB'nin çok işe yarar bir şey olmadığını düşünüyorum.

* Bazı şeylerin değişeceğine inanmıyor musun? Ben bunların AB için yapılmaması gerektiğini düşünüyorum!

* Fatih Akın'ın senin sinematografindeki yeri ne? Fatih sayesinde Cannes'a gittik, her şeyden önce orayı gördük, ne oluyor, ne bitiyor baktık. Başka nasıl görürdüm bilmiyorum, çok sağolsun Fatih. Kimsenin gitmediği George Clooney partisine gittim, daha ne olsun (kahkahalar). Herkesle beraber aynı otelde kalmak, onlarla beraber akşam yemek yemek, Kustirica'lar, Jane Fonda'larla aynı kuaföre gitmek falan insanı onore eden şeyler.

* 'Bir filmde oynayacağım, Cannes'e gidecek ödül alacak sonra Oscar aday adayı olacak' deseler inanır mıydın? Hiç! Piyango çıktı. Ama Fatih başından beri 'Ben bu filmi Cannes için yapıyorum' diyordu. 'Tabii tabii' dedim ben de!

* İnanmadın mı gerçekten? İnanmadım evet. Heyecanına ve gençliğine verdim (kahkahalar). 'Tabii tabii Oscar'a da gideriz' diyordum...

* Tükürdüğünü yaladın mı? Yaladım! Çok pişmanım!


Sabah






.
__________________





Neden soruyorsun
Nereye gideyim
İki yol var demiştim
Hangisini seçeyim


Korkma bebeğim hepsinin sonu aynı
Çok yukarlarda biri mumları yaktı

Neden soruyorsun
Nereye gideyim
İki yol var demiştim
Birinden gidiyorum


Gözyaşları bebeğim hepsinin sonu aynı
Birinin eksiği birinin fazlası

Birden bire boşalan yolların ortasındayım
Hedefler hep çok çok kolay olmuştu

ksu Çevrimdışı
İP: 88.238.108.181  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Clanlar Hakkında Herşey Private Knight Online Clan 6 07-13-2007 02:25
MSN Messenger hakkında herşey ama herşey eksiksiz bu sitede. Ve Türkçe emredb Messenger Download 3 07-09-2007 19:36
“Yaşamın Kıyısında” filmi “En İyi Senaryo” ödülünü aldı [27/05/2007] ksu Haberler 0 05-27-2007 23:18
Savaşlar hakkında herşey Private Knight Online Savaşları 7 10-03-2006 18:18



Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
vBulletin Style by: Private