Üyelerimiz görüşlerini önceden onay
olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü
sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri
tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri
yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net
adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.
Katagorisinde ve Ekonomi-Finans-Borsa Forumunda Bulunan Muhasebe Bilgileri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>vay be ne kadar ayrıntıya girmişsin biz gazi boşuna bitimişiz dostum iyi bilgi teşekkürler...
• Ücret, emeği karşılığında çalışan insanların gelirini ve yaşam standardını belirleyen bir unsur; beslenme, giyinme ve barınma gibi temel gereksinimlerini karşılayabileceği yegane kaynaktır. Bunun yanında, işveren açısından, üretim sürecinin önemli bir maliyet unsurudur. Hükümetler bakımından ise,istihdam, fiyatlar ve enflasyon, ulusal verimlilik, yatırım ve tasarruflar gibi ekonominin gelişme hızını doğrudan etkileyen temel bir öğedir.
Ücretle ilgili bilinmesi gereken başlıca temel kavramlar nelerdir?
• Ücretle ilgili bilinmesi gereken bazı temel kavramları ve bunların anlamlarını şu şekilde özetleyebiliriz: Ücret haddi, belirli bir üretim ya da zaman birimi başına emeğe ödenen ücreti ifade ederken ücret geliri ise, genellikle iş süresi ile ücret haddinin çarpımına eşittir. Ancak ücret gelirine, prim, ikramiye,fazla çalışma ücreti gibi ücret ekleri de dahildir.
• işveren tarafından işçiye ödenen ücret brüt ücrettir. işletme tarafından belirli bir dönem için ödenen ücret gelirlerinden, vergi ve sosyal sigorta primleri gibi kesintiler yapıldıktan sonra işçinin eline geçen ücret ise, net ücrettir. Yani, brüt ücret işletmenin kasasından çıkan, net ücret ise işçinin cebine giren para miktarıdır.
• Ücretleri ödenen ücretin değeri bakımından parasal (nominal) ve gerçek (reel) ücret olarak ikiye ayırabiliriz. Bir işletme için önemli olan bir işçi için kasasından çıkan paradır, yani parasal ücrettir. Ancak, enşasyonist bir ekonomiye sahip ülkelerde paranın satın alma gücünde yaşanan düşüşler işçi için ücretin satın alma gücünün, yani reel ücretin öne çıkmasına neden olmaktadır.
• Asgari ücret, bir yandan işçiye sosyal bakımdan uygun asgari bir yaşam düzeyi sağlamaya elverişli olan, öte yandan da işverenleri daha düşük ücret ödemekten alıkoyan zorunlu niteliği olan bir ücrettir.
Ücret teorileri hangi ihtiyaçtan doğmuş ve bu konuda neden çeşitli dönemlerde bir çok teori ortaya atılmıştır?
• Ücretin nasıl oluştuğu ve düzeyi konusunda ortaya çıkan ihtiyaç, her dönemde iktisatçılar tarafından çeşitli teoriler ileri sürülmesine neden olmuştur. Ancak, ücretleri etkileyen farklı bir çok unsurun olması ve bu unsurların bütün ekonomik, endüstriyel ve
sosyal yapıyla doğrudan ilişkili olması her dönemde ve herkes tarafından kabul edilebilir bir teorinin varolmasını olanaksız kılmıştır. Ayrıca, ilkel denebilecek tarımsal ve el sanatları üretimine dayalı statik ekonomiler için geçerli olabilecek teorilerin çoğu dinamik ve sanayileşmiş ülkelerde çoğu zaman geçerli olmayabilir. Bununla birlikte, her ülkenin ve her dönemin ekonomik ve sosyal koşulları dikkate alındığında, her bir ücret teorisi ücret sorunları nın birçok farklı yönüne ışık tutarak önemli faydalar sağlayabilir.
Ücret teorileri nasıl sınırlandırılabilir?
• Çeşitli dönemlerde ortaya atılan ücret teorileri farklı biçimlerde sınırlandırılabilir. Bu konuda kullanılan en yaygın sınırlandırma Klasik ve Modern ücret teorileri biçimindedir. Daha çok 19. yüzyıl ücret teorilerini ifade eden Klasik ücret teorilerinden bazıları: Doğal ücret teorisi, ücret fonu teorisi ve artık değer teorileridir. 20. yüzyıl ücret teorilerini ifade
eden modern ücret teorileri arasında ise, Marjinal verimlilik teorisi, pazarlık teorisi, satın alma gücü teorisi ve Etkin ücret teorileri sayılabilir.
İktisadi Kalkınma ve Sermaye Birikimi Sermaye birikimi, kalkınmanın can damarı olarak görülür. Sermaye birikimi, yalnızca tasarruf ve benzeri yollarla beslenen sermaye arzı ile açıklanamaz. Arz yanında sermaye talebinin, özellikle azgelişmiş ülkelerde büyük bir önemi vardır.Bu arada, belirli bir kalkınma düzeyine varabilmek için ne kadar sermaye gerekeceği, daha teknik deyimle her yıl milli geliri belirli bir oranda artırmak için, bu gelirden ne kadarının tasarruf edilip yatırımlara dönüştürüleceği de önemlidir. Bu sorunun yanıtını basit fakat çok kullanışlı bir araç olan sermaye-hasıla katsayısı yardımıyla verebiliriz.Azgelişmiş ülkelerde öne sürülebilecek kısır döngülerden biri de, bilindiği gibi sermaye talebiyle ilgiliydi. İşte bu döngüyü oluşturan faktörlerden en önemlisi, girişimcilerin yatırım yapma istek ve eğilimini zayıflatan pazarın küçüklüğü’dür. Teknik, yönetsel, kurumsal, sosyal ve psikolojik etkenler yanında, pazarın darlığı sermaye talebinin de çok düşük olmasına yol açmaktadır. Öte yandan, pazar darlığının nedenleri olarak para politikasını, nüfusu, ülkenin yüzölçümünü ve gümrükleri sayabilirsek de, birincil unsur üretim sürecinde görülen düşük verimliliktir. Bunun nedeni ise, üretimde yoğun sermaye kullanılmıyor olmasıdır. Başka bir deyişle,özel girişimcilerin yeterli ölçüde sermaye yatırımlarına gitmemeleridir.Bu nedenle kısır döngü, ancak bilinçli, tutarlı ve kapsamlı bir yatırım hamlesini içeren kalkınma politikalarıyla kırılabilecektir
· Bir senedin çek olabilmesi için herşeyden önce ’çek’ kelimesini ihtiva etmesi gerekir.
· Çekte ‘kabul’ söz konusu değildir.
· Çek bir havaledir.
· Çekte ‘muhatabın cirosu’ batıldır.TTK 701 ve Çekin muhatap lehine cirosu da makbuz hükmündedir.
· Çekler görüldüğünde ödenir. Bu emredici bir hükümdür. TTK 707
· Çekte ödenmeme halinde müracaat hakkının kullanılabilmesi için, mutlaka protesto düzenlettirmek mecburiyeti yoktur. Doğrudan doğruya çek üzerinde tespit ve tevsik olunabilir.
· Ödememe halinde hamilin çek borçlularına karşı müracaat hakkı doğar. TTK 720. Çekte Müracaat Hakkının kullanılabilmesi imkanının ZAMANAŞIMI SÜRESİ 6 (ALTI) AYDIR. Çekte ZAMANAŞIMI SÜRELERİ İBRAZ SÜRESİNİN BİTİMİNDEN İTİBAREN İŞLEMEYE BAŞLAR. TTK 726. Bu husus protestonun 721/2 ye göre ibraz süresinin bitimini takip eden ilk iş günü içinde çekilmiş olmasından dolayı değişmez.
· İBRAZ SÜRELERİ :
1. Çek ihdas yerinde ödenecekse 10 GÜN,
2. Başka bir yerde ödenecekse 1 AY,
3. Ayrı kıtalarda bulunan ihdas ve ödeme emrinde ise 3 AY’ dır.
· Çek damga vergisine tabi değildir.
· MUHATABIN KONTROL MÜKELLEFİYETİ :
1. Çekin SAHTE veya TAHRİF edilip edilmediğini kontrol etmekle banka mükelleftir.
2. Bankanın sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemesinde , keşidecinin ise , kanuna aykırı bu fiilin işlenmesinde herhangi bir kusurlu davranışları yoksa, sorumluluk bankada kalacaktır. Bankanın özen yükümünü yerine getirmesinde durum evleviyetle böyledir. TTK 724
3. TTK 724 emredici hüküm değildir. Bu sebeple Çek Anlaşmasıyla , sahte veya tahrif edilmiş bir çekin ödenmesinde kendisine izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı takdirde , bankanın bu ödemeyi keşidecinin hesabına borç kaydedebileceği yolunda bir şart konulabilir.( Çek Taahhütnamesi ) ANCAK muhatap bankanın anlaşmaya organların hafif kusuru halinde sorumluluğun yine keşidecide olacağı yolunda koyacağı şartlar Yargıtay İçtihatlarına göre geçerli değildir. BK 99/2
4. Hamil kötü niyetliyse ve bankada ödeme yapmışsa, banka paranın geri verilmesi için dava açar. BK 61 vd.
5. Banka çeki ibraz edenin hüviyeti, vekaleti ve hak sahipliği konusunda araştırma yapmakla mükelleftir. TTK 567
· Yargıtay teyitli çeki geçerli saymaktadır. (Muhatap banka tarafından yazılan kayıtlar ...)(HGK 29.09.1973 1971/T-587 K.719 )
· İbraz süresinin geçmesinden sonra çekin teyitli çek vasfı ortadan kalkar ve bloke halde tutulan para , ilgili hesaba alacak olarak kaydedilir veya keşideciye iade olunur.
· Çekte REHİN CİROSU YAPILAMAZ.
· Karşılığı olmayan çekin bankaca ödenmesi durumunda banka genel hükümlere göre keşideciye başvurabilir.
KARŞILIKSIZ ÇEK
Kısmen veya tamamen ödenmeyen çekin üzerine , ödenmeme sebebinin ve ibraz tarihinin banka tarafından yazılması mecburidir. Aksi takdirde bankanın cezai sorumluluğu mevcuttur. Ardından muhatap banka hesap sahibine tebligatta yani İHTARDA bulunur. ÇEK KANUNU 7, 8. İhtar İADELİ TAAHHÜTLÜ mektupla yapılır. Muhatap banka hamil adına bir hesap açar , bu bankanın mükellefiyetidir.
Çek kanunu m.13/2
HESAP SAHİBİNİN DÜZELTME HAKKI ÇEK KANUNU m.8
“Hesap sahibinin ihtar mektubunu aldığı veya 12. maddeye göre almış sayıldığı tarihten itibaren 7 işgünü içinde çek tutarını veya karşılıksız kalan bölümünü , %10 tazminatı ve gecikme faiziyle (kısa vadeli kredilere uygulanacak reeskont faizi ) birlikte hamil adına muhatap bankaya yatırdığı takdirde , çek keşide etme hakkını yeniden kazanır. Düzeltme hakkı karşılıksız çekin ibrazı tarihini takip eden 1 yıl içinde ancak iki defa kullanılabilir.”
En önemlisi hamilin şikayet hakkı ortadan kalkar; dolayısıyla , karşılıksız çeke ilişkin cezayı düzenleyen hüküm ( ÇEK KANUNU m.16) artık uygulanmaz.
ÇEK HAMİLİ ŞİKAYET HAKKINI KULLANIRSA; ( 6 ay içinde)
· Davaya müdahil olarak katılabilir.
· Keşideciden çek bedelinin karşılıksız kalan kısmını, bunun % 5 ‘i oranında tazminatını TTK 695/3 ve faizini ve masraflarını ve çek bedelinin %03’ünü aşmamak üzere komisyon ücretini de talep edebilir. TTK 722 . Çek hamilinin bunları İCRA YOLUYLA takip etmesi de mümkündür. ANCAK, TTK daki %5 tazminat ile ÇEK KANUNU’ndaki %10 oranındaki tazminatın birlikte istenmesi ise mümkün değildir.
KAMU DAVASININ ORTADAN KALDIRILMASI
· Ç.K. 16/2 c.3 – Söz konusu davanın ve cezanın , şikayetin geri alınması yoluyla ortadan kaldırılması (düşürülmesi) mümkündür. Duruma göre hakim de buna karar veriri. Yeter ki Çek bedelinin karşılıksız kalan kısmı, %10 tazminat ve gecikme faizi ödenip hamilin zararı giderilsin.
TTK m. 711- ÇEK KAYBOLURSA VS...
‘ Keşideci çekin kendisinin veya üçüncü bir kimsenin elinden rızası olmaksızın çıkmış olduğu iddiasında ise , muhatabı çeki ödemeden men edebilir. Muhatap bu talebe kesinlikle uymalıdır.
Böyle bir yasağa rağmen ödemede bulunan banka , ağır kusurlu bir davranışının sonuçlarına katlanmak zorundadır.
Keşideciden başka kimselerin ödemenin menini doğrudan doğruya muhatap bankadan isteyebilmeleri mümkün değildir.
Bunlar;
· Ya keşideciden böyle bir talepte bulunmasını isterler
· Ya da mahkemeden men kararı almak zorundadırlar.