Misafir Board  
| Reklam Alanı |

Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.

MODERATÖR BAŞVURU FORMU


DİNİ KONULAR

Fatiha'yı Anlamak

Katagorisinde ve  Dua, Ayet, Hadis Forumunda Bulunan  Fatiha'yı Anlamak Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Fatiha Sûresi’nde namaz kılan kişi, “Hamd ve övgü âlemlerin Rabb’i Allah’a mahsustur.’’ (Elhamdülillahi Rabbi’l-Âlemin) dediğinde, ..;Rabb’i ona seni övülmüş ve en takdir ettiğim kullarımın seviyesine hem dünyada hem ahirette çıkartacağım ...

Geri git   Misafir Board >
DİNİ KONULAR
> Dua, Ayet, Hadis
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Tags
anlamak, fatihayı


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Fatiha'yı Anlamak
Konudaki Cevap Sayısı
32
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
742

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 06-13-2007, 01:00   #1 (permalink)
CAS
Kuzgûni
 
CAS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
CAS
Kullanıcı No: 33276
Konu Sayısı: 12512
Mesaj Sayısı: 32,499
Üyelik tarihi: Apr 2006
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 0
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 107374516
REP Puanı : 2147483647
REP Seviyesi : CAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart Fatiha'yı Anlamak




Fatiha Sûresi’nde namaz kılan kişi, “Hamd ve övgü âlemlerin Rabb’i Allah’a mahsustur.’’ (Elhamdülillahi Rabbi’l-Âlemin) dediğinde,

..;Rabb’i ona seni övülmüş ve en takdir ettiğim kullarımın seviyesine hem dünyada hem ahirette çıkartacağım müjdesini sunar.



Namaz kılan kişi “O Rahman ve Rahim’dir’’ (er-Rahmanir-Rahim) dediğinde,

..;Rabbi O’na sana bütün insanlığı sevgi ve şefkat duyguları içerisinde kuşatmayı; inanan ve inanmayan ayrımı yapmadan İlahi güzellikleri gönüllere taşımayı; sayısız nimetleri insanlara ulaştırmayı nasip eyleyeceğim müjdesini verir. Benim rahmetim, sevgi ve şefkatim bütün ruhunu saracak; iki cihan saadetine ve rahmetine mazhar olacaksın müjdesini sunar.



Namaz kılan namaz dostu “O, hesap günün sahibidir.” (Maliki yevmi’d-din) dediğinde,

..;Rabb’i onu hesap gününde hesaba çekmeden önce kendi nefsini hesaba çektiği için ona cennet, cemalullah ve aşkullah’ın kapılarını açacaktır. Namaz kılan kişi bu ayette kendisine ikram edilen nimetlerin gerçek sahibinin Allah olduğunu hatırlayarak kendisine Allah tarafından verilen nimetlerden dolayı kibir ve gurura kapılmamayı, başkasına ikram edilen nimetlerden dolayı haset ve kıskançlığa düşmemeyi nasip eyleyerek iki cihan saadetinin müjdesini kuluna sunar. Kibir ve gururdan temizlenen kul, şirk ve gururun mana ve sırrını hissedecek; Allah sevgisinde, cemalullahın zevkinde eriyecektir.



Namaz kılan namaz âşığı, “Biz yalnız Sana ibadet ederiz ve yalnız Senden yardım dileriz.” (iyyake na’budü ve iyyake nestaîn) dediğinde,

..;Rabb’i ona “Ey gönül huzuruna ermiş, tatmin olmuş nefis, sen Rabb’inden razı, O senden razı olarak dön Rabb’ine! Sen de katıl has kullarımın içine, gir cennetime!’’ (Fecr 89/27-30) ayetindeki müjdeyi kuluna sunar. Rabb’i o kulun gerçek dostu, o kul da Rabb’inin gerçek dostu olma şerefine nail olur. Dost dostun divanında gözyaşı dökerken hakiki dost, dostluk makamında aşkıyla onu tatmin edecek, selamıyla onu huzura erdirecektir.

Namaz dostu kişi “Bizleri doğru yola hidayet et. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet. Öfkene uğramışların ve sapmışların yoluna iletme.’’ (İhdina’s-sırata’l-müstakîm sıratellezîne en’amte aleyhim ğayri’l-mağdubi aleyhim vela’d-dâllîn) dediğinde,

..;Rabb’i kulunu Müslümanların teslimiyetleriyle, mü’minlerin imanlarıyla, müttakilerin takvalarıyla, ebrarların iyilikleriyle, muhsinlerin Allah’ı görüyormuşçasına ibadet etme coşkusuyla girdikleri cennetlere girme müjdesine nail kılar. Rabb’imiz, kalplerimizi doğru yola hidayet ettikten sonra eğriltme, bize katından bir rahmet ver. Çünkü sen ikram edenlerin en hayırlısısın (Âl-i İmran 3/8) “Ey kalpleri evirip çeviren Rabb’im kalplerimizi dinin üzere sana ulaştıran her yol üzere sabit kıl.’’ duasıyla cennet, cemalullah ve iki cihan saadetine kullarını ulaştırır.
__________________

CAS Çevrimdışı
İP: 88.233.0.170  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 06-13-2007, 12:33   #2 (permalink)
TATLI ANNE
 
Ceren&128 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ceren&128
Kullanıcı No: 71074
Konu Sayısı: 449
Mesaj Sayısı: 1,578
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: istanbul
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 53
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 13163711
REP Puanı : 263273804
REP Seviyesi : Ceren&128 has a reputation beyond reputeCeren&128 has a reputation beyond reputeCeren&128 has a reputation beyond reputeCeren&128 has a reputation beyond reputeCeren&128 has a reputation beyond reputeCeren&128 has a reputation beyond reputeCeren&128 has a reputation beyond reputeCeren&128 has a reputation beyond reputeCeren&128 has a reputation beyond reputeCeren&128 has a reputation beyond reputeCeren&128 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart Cevap : Fatiha'yı AnLamak

Sonsuz övgü ve şükürler Yüce Rabbimize
Salâtü selâm Peygamberimize ve tüm îman edenlere..
Duâların en üstünü olan Fatiha Sûresi, Ümmü’l Kur’an’dır. Kur’an’ın özü ve temelidir. Ölümden başka maddi ve manevi tüm dertlere şifa olan Fatiha sûresinin özellikleri ve faziletleri pek çoktur.
Bedensel yapımızın havaya, suya ve gıdalara ihtiyacı olduğu gibi, rûhumuzun da Fatiha sûresine ihtiyacı vardır. Bu nedenle farz, vacip, sünnet ve nâfile namazların her rek’âtında bu sûre okunmaktadır.
Bu mübarek ve kutsal sûreden yansıyan ilahî nûrla gaflet perdelerini aşalım ve dünümüze, bugünümüze ve yarınımıza bakalım.
Kapkara ve pıhtılaşmış bir kan parçası ile başlayan bedensel yapımız, bebeklik, çocukluk ve gençlik devrelerini hızla aşıp bugünkü duruma gelmiştir.
Ancak!.. Zaman denen efsanevi gücün kesin etkisi altında olan bedensel yapımız, sürekli değişim sürecine uğramakta ve bulunduğu seviyeyi koruyamamaktadır.
Bu nedenle yarınlarımızı düşünmek zorunluluğundayız. Lütfen, başımızı kaldırıp, gözümüzü açalım ve uzanıp geleceğimize bakalım.
Teneşir üstünde yıkanan nazik bedenimizin bembeyaz bir kefene sarıldığını ve tabuta bindirilip omuzlar üzerinde mezara doğru götürülmekte olduğunu görürüz.
Birazcık daha ileri bakacak olursak, Sûr’un üfürülüşünü ve çatlayan kabrimizden fırlatılıp sorgulanmak üzere mahşer yerine götürülüşümüzü de görürüz.
Sakın ha! bunları hayal diye algılayıp kendimizi aldatmayalım ve Azrail’e gafil yakalanmayalım.
Çok hızlı seyreden zaman aracındayız ve dün ile yarın arasında yolculuk yapmaktayız. Her saat dünden kilometrelerce uzaklaşmakta ve yarınlara yaklaşmaktayız. İş, güç, hastalık ve yaşlılık derken, salâmız okunur ve cenaze namazımız kılınıverir.
Âdetullah budur. Tüm beşerin kader denilen anayasalarında bu maddeler yazılıdır. Ayrıca, bu maddeler değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez ibaresi de vardır.
Bunları düşünüp korkmana ve ürperti duymana gerek yok. Sen bir yolcu olduğuna göre, yolcu yoluna yakışır. Ruhlar âleminden ana rahmine ve oradan da dünya gezegenine geldiğin gibi, Berzah âlemine gidişin de normal ve doğaldır ve kader anayasasının değiştirilemez maddelerinin gereği budur.
Bedenin uyku âleminde dinlendiği gibi, rûhun da Berzah âleminde dinlenecek ve sonra yargılanmak üzere Mahşer yerine götürüleceksin.
Sevgili Peygamberimiz : “Uyku ölümün kardeşidir‿ buyurdu. İnsanlar İslâmî yaşantılarına orantılı güzel ve manevî rüyalar gördükleri gibi, Berzah âleminde de Cennet bahçelerinin ruhsal zevkini yaşayacaklar ve İslâm’dan kopanlar da Cehennem çukurlarının azabını çekeceklerdir.
Hazreti İsrâfil ikinci kez Sûr’a üfürünce, yeni bir güneş doğacak, yeni bir gün olacak ve tüm canlılar sorgulanmak üzere mahşer yerinde toplanacaklardır.
Amel defterleri dağılacak, günahlar ve sevaplar tartılacak, İlâhî adalet uygulanacak ve insanın yolculuğu Cennet veya Cehennem’ den biri ile noktalanacaktır.
Sakın, sakın! Ümitsiz olma. Ben kim? Cennet nerede? deme. En büyük günah Allah’ ın rahmetinden ümit kesmektir. Ama, hayalci de olma. Ekmeden biçilmez ve herkes ektiğini biçer. Rezzak isminin gölgesinde rızkını aramak için çalıştığın gibi, Gafûr isminin gölgesinde de af edilmenin yollarını ara. Allah Kerîm’ dir derken, Allah’ ın Âdil olduğunu da unutma.
Tevbe kapısı herkese açıktır. Hiç kimsenin tekelinde değildir. Para, pul ve dilekçe de istemez. Yeter ki, günahlarından kop ve yaptıklarına pişman ol. Ancak, çok acele et. Kalbin daha fazla kararmadan, canın boğazına dayanmadan, tevbe kapısı yüzüne kapatılmadan ve Güneş batıdan doğmadan önce tevbe et.
Tevbe edip günahlarından arındığın zaman, kıbleye dönüp alnını secdeye koyduğun zaman ve yalnız Allah’a kul olduğun zaman, tertemiz kalbine İlâhi nûr akımı başlar.
İşte! o zaman bambaşka bir insan olursun, gerçek kimliğini, doğal yaşamını bulursun ve kendini başka dünyalarda bulursun.
İnancını ve geleceğini yalnız görme duygusuna endeksleyen ve “görmediğime inanmam‿ diyen gafillerden olma.
Sonsuzluk ve sınırsızlık sıfatları yalnız Allah’ a mahsustur. İnsanların diğer duyguları gibi görme duyguları da sınırlıdır.
Madde âlemindeki renksiz gazları, havayı ve mikropları göremeyen gözler, sesleri ve kokuları da göremezler. Ayrıca aynı çaptaki cisimlerin uzaktakilerini daha küçük ve yakınındakileri daha büyük gören gözler, yıldızları da nohut tanesi kadar görürler.
Evet, gözler her şeyi göremediği gibi, gördükleri de gerçeği tam olarak yansıtmaz.
Görme duygumuzu kısıtlı yaratan Allah’ a çok şükürler edelim. Kirazın içindeki kurtları görünce tiksinerek yere atarız. Ya! İçtiğimiz sulardaki, yediğimiz gıdalardaki ve teneffüs etmek zorunluluğunda olduğumuz havadaki milyonlarca mikropları açıkça görsek ne yapabiliriz?
Ayrıca, cinleri, ruhları ve melekleri sürekli görüp, konuşmalarını duysak nasıl yaşarız?
Gözlerimiz tüm varlıkları sürekli görse ve kulaklarımız tüm ses dalgalarını sürekli duysa, insanın beyinsel yapısı bunlara kaç saat dayanabilir?
Madde âleminden yaratılan gözlerin, kendi âlemindeki varlıkları görebilmesi kısıtlı iken, madde ötesi âlemleri görebilmesi beklenemez. Gerçek kimliğimiz olan RUH’larımız da melekler gibi madde ötesi âlemlerdendir. Bu nedenle maddesel gözlerimizle kendi ruhlarımızı da göremeyiz. Ancak, varlığını inkâr edemeyiz. İnançlı ve inançsız tüm insanlarca ruhların varlığı kesinlikle kabul edilmiş ve rûhunu inkâr eden bir deliye dahi rastlanmamıştır.
Maddesel yapımız olan bedenlerimiz için Rûh’un gereği ve önemi ne ise, madde âlemi için de meleklerin gereği ve önemi aynı eşit orandadır.
Ruh’suz beden ve meleksiz madde âlemi anlamsızdır. Bu nedenle Yüce Rabbimiz, bedenlerimizden önce ruhlarımızı ve göklerden önce melekleri yaratmıştır.
Ruh’suz beden ve meleksiz madde âlemi olamadığı gibi, kâinat (evren) ta RAB’siz olamaz.
Kâinattaki denge, düzen, disiplin ve kesin hakimiyet, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah’ ın varlığının ve birliğinin kesin şahididir.
Bir insanın bedeninde bulunan ortalama otuz trilyon hücrenin rastlantı ve tesadüflerle bir araya gelerek organları ve dengeli bir bedensel yapıyı oluşturmaları imkânsız olduğu gibi, Güneş sistemleri ve galaksiler de rastlantı ve tesadüflerle oluşmamışlardır.
Akıl, bilinç ve irade duygularından yoksun olan ve yaşam süreçleri çok kısa olan hücrelerin, yaratıldıkları, yönlendirildikleri ve kesin bir denetim altında bulundukları kesindir.
Tüm canlıların bedensel yapılarını oluşturan hücreler teker, teker sayılıp elde edilen rakamlar yan, yana dizilse, Güneş sistemini aşan rakamlar konvoyu meydana gelir.
İşte! tüm bu hücreleri teker teker yaratan, bilen, gören ve dilediği gibi yönlendiren Allah, sonsuz ve sınırsız İlmi ve Kudreti ile, güneş sistemlerini de galaksileri de, tüm yıldızları ile, uyduları ile, atmosferleri ile ve aralarındaki açıları ile gezdirir, döndürür ve yönlendirir.
Ey insan!kim olursan ol. Kapıcı da olsan, devletin başında da olsan, camilerde imam da olsan, mason localarında üstad da olsan, medyanın patronlarından da olsan, belirsiz bir kişi de olsan, hastanede yatan garip bir hasta da olsan, aynı hastanenin başhekimi de olsan, elinde, iradende ve denetiminde olmayan hücreler topluluğundan meydana gelmiş bir varlıksın.
Rûhun bedenden ayrılmadan, hücrelerin dağılıp toprak olmadan ve SEN, Mahkeme-i Kübra’ da sorguya çekilmeden önce, kendine gel, gerçek kimliğini bul ve seni yaratan, hücrelerini yönlendiren RABB’ ini tanı.


kuranı kerim
__________________
-Hiçkimse kendisini olduğu gibi anlatmaz,
herkes kendisini olması gerektiği gibi anlatır..
Ceren&128 Çevrimdışı
İP: 85.97.15.107  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-12-2008, 12:20   #3 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: Fatiha'yı AnLamak

Fatiha suresini anlamak gerçekten hayati bir meseledir. Namazsız mümin olmaz Fatihasız namaz olmaz. Allah resulu S.a.v. Bir hadisinde Kuranda ne varsa, fatihada var, fatihada ne varsa, besmelede var, besmelede ne varsa B'de var bende B'nin(B harfi) noktasıyım. diyor. Diğer iki arkadaşımızın anlatıklarından farklı bir pencereden Fatiha suresine bakalım.
Fatiha suresinin giriş bölümüne dikkatle bakıldığında besmeleyi bize hatırlatır. Besmele Allah Rahman ve Rahimdir. diye açıklanabilir. Fatiha suresinin birinci ayeti besmeledir. sonra Allah CC Rahman ve Rahim isimlerini tekrar söyler ve buna, Hamde layık olduğunu ve Malik ismini ilave eder. Buraya kadar anlatılanlarla kullarına kendisini tanıtır. Kullarının yalnız kendisine ibadet etmesini yalnız kendisinden yardım istemelerini bildirir ve doğruyolu göstermesi için dua etmelerinin gereğini anlatır. Yolunu şaşırmış ve sapmışların olduğunu bildirir. Yolu şaşırma ve sapkınlıktan kurtulma için dua edildiğinde kabul edeceğini amin ile onaylatır. Arkasında doğru yolu tarif eder Bakara suresinin giriş bölümünde İşte bu kitap doğru yolu göstermede kendisinde şüphe olmayandır, der. Besmele ile kendimizde bir otokontrol mekanızmasını hayatımızın her safhasında uygularsak yani her eylemimizde AllahCC bundan razımı, bu eylem yada söylem Allah CC yasaklarındanmı? eğer yasak ise besmele çekemeyeceğimize göre bizi her yönümüz ile kontrol etmiş olur. Örnekleyecek olursak yalan söylemek için besmele çekilemez, haram işlemek için besmele çekilemez. Bu örnekler çoğaltılabilir. Bu otokontrol bize hesap günü için büyük bir hazırlık imkanı vermiş olur. Allah CC bizleri doğru yola ilettiklerinden eylesin.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.229.230.187  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-26-2008, 17:30   #4 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: Fatiha'yı AnLamak

Müddessir sûresinden sonra Mekke'de inmiştir. 7 âyettir.
Kur'an'ın ilk sûresi olduğu için açış yapan, açan mânâsına "Fatiha" denilmiştir.
Ana kitap mânâsına "Ümmü'l-Kitâb",
dînin asıllarını ihtiva eden mânâsına "el-Esâs",
ana hatlarıyla İslâm'ı anlattığı için "el-Vâfiye" ve "el-Kâfiye",
ilk defa inen yedi âyet mânâsına "es-Seb'u'l-Mesânî",
birçok esrarı taşıdığı için "el-Kenz"
adları da verilmiştir.

1. Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla:
2. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsûstur.
3. O Rahman ve Rahîm'dir.
4. Din Gününün sahibidir.
5. Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.
6. Bizi doğru yola eriştir.
7. Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil.

Bu sûreye "Fatiha" adının verilmesinin hikmetleri:
1. Mushaf onunla başladığı, Kur'ân okumaya, ilim öğrenmeye ve namaza onunla girildiği için; çünkü Fatiha "açan" demektir.
2. Her söze hamdele ile başlandığı için,
3. İlk nazil olan sûre olduğu için,
4. Allah Teâlâ'nın Levh-i Mahfûz'da yazdığı ilk söz olduğu için,
5. Dünyâda ulvî gayelerin, âhırette cennet kapılarının anahtarı olduğu için,
6. Kitâb-ı ilâhî'nin gizli hazîneleri onunla ortaya çıktığı için; çünkü Fatiha, ilâhî hitabın inceliklerini ihtiva eden hazînelerin anahtarıdır.
Kur'ân'ın bütün incelikleri ehline onunla münkeşif olur. Fâtiha'nın mânâlarını bilene müteşâbih âyetlerin kilitli kapılan açılır.
Fâtiha'nın aydınlığında müteşâbihlerin nûrlanndan derleme imkânı hâsıl olur.
Fâtiha'ya Ümmü'l-Kur'ân da denilmiştir. Ümm, bir şeyin aslı, temeli ve anası demektir. Kur'ân'ın ana hedefi şu dört şeydir:
a) Ulûhiyyet
b) Nübüvvet
c) Âhıret
d) Kaza ve Kaderin Allah'dan olduğunu isbât.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.229.45.101  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-27-2008, 16:22   #5 (permalink)
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: Fatiha'yı AnLamak

Fâtiha'daki "Hamd âlemlerin Rabbına aittir" âyeti, ulûhiyyetin ikrârıdır.
"Din gününün sahibidir" sözü, âhırete delâlet eder.
"Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım dileriz" âyeti, kader konusunda Cebriyye ve Kaderiyye gibi sapık fırkaların görüşünü nefy ederek her şeyin Allah'ın takdiriyle olduğunu isbât eder.

Fâtiha'ya "Seb'u'l-Mesânî" de denilmiştir.
Bunun sebebleri ise şöyle sıralanabilir:
1. Fatiha yedi âyettir. Bu âyetlerin her biri Kur'ân'ın yedide biri yerine kaimdir. Bu yüzden Fâtiha'yı okuyan kimse, Kur'ân'ın tamamını okumuş gibi ecir ve sevap kazanır.
2. Fatiha Sûresi'nin yedi âyetini okumak üzere ağzını açan kimseye, cehennemin yedi kapısı kapanır.
Bu iki sebeb, Fâtiha'ya seb' (yedi) denilmesinin sebebidir.

Mesânî denilmesinin sebebleri ise:
a. Her namazda en az iki kere okunması,
b. Her rekâtta kendisine fiilen veya hükmen bir başka sûrenin eşlik
etmesi
c. Mekke'de ve Medine'de olmak üzere iki defa nazil olması.
Bu sûreye ayrıca "Salât, Şifâ, Safiye, Esâsü'l-Kur'ân, Kâfiye, Vâfiye, Hamd, Sual, Şükür ve Duâ" gibi isimler de verilmiştir.
Çünkü bu sûrede, bu adlan almayı gerektirecek bütün özellikler vardır.
Fatiha'nın bir adı da "Sûretü'l-Kenz"dır.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 88.224.51.221  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kur-an'ı Anlamak tahsinkaya33 Dua, Ayet, Hadis 84 10-21-2008 18:20
Hz. Muhammedi anlamak tahsinkaya33 Dua, Ayet, Hadis 59 10-21-2008 18:12
kadınları anlamak zor comrademan Çöplük 4 07-24-2008 23:03
anlamak zor [04.06.2007] T-REX Şiirler 3 07-24-2008 20:03
..kadınları anlamak.. vendettaa [+18] Geyikler 3 06-29-2008 11:39



Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
vBulletin Style by: Private