Misafir Board  
| Reklam Alanı |

Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.

MODERATÖR BAŞVURU FORMU


>REKLAMI KAPAT <

KÜLTÜR - SANAT - TARİH - EDEBİYAT

Aliya İzzetbegoviç ( 1925)- (19.10.2003) [07*05*2007]

Katagorisinde ve  Biyografi Forumunda Bulunan  Aliya İzzetbegoviç ( 1925)- (19.10.2003) [07*05*2007] Konusunu Görüntülemektesiniz.=>- 1925 doğumlu - 24 yaşında İslâmcılık suçundan 5 yıl hapis yattı. - Cezaevinden çıktıktan sonra önce hukuk, sonra ziraat fakültesini bitirdi. - 25 yıl avukatlık ve bir inşaat firmasında ...

Geri git   Misafir Board >
KÜLTÜR - SANAT - TARİH - EDEBİYAT
> Biyografi
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Biyografi Önemli kişilerin biyografilerini burada yayınlayabilirsiniz..

Tags
1925, aliya, İzzetbegoviç


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Aliya İzzetbegoviç ( 1925)- (19.10.2003) [07*05*2007]
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
149

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 05-07-2007, 10:15   #1 (permalink)
Banned
 
iMpAssİvE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
iMpAssİvE
Kullanıcı No: 33993
Konu Sayısı: 970
Mesaj Sayısı: 4,231
Üyelik tarihi: Sep 2006
Nerden: H:\Documents and Settings\All Users\Desktop
Yaş: 19
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 0
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 0
REP Puanı : 451610317
REP Seviyesi : iMpAssİvE has a reputation beyond reputeiMpAssİvE has a reputation beyond reputeiMpAssİvE has a reputation beyond reputeiMpAssİvE has a reputation beyond reputeiMpAssİvE has a reputation beyond reputeiMpAssİvE has a reputation beyond reputeiMpAssİvE has a reputation beyond reputeiMpAssİvE has a reputation beyond reputeiMpAssİvE has a reputation beyond reputeiMpAssİvE has a reputation beyond reputeiMpAssİvE has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart Aliya İzzetbegoviç ( 1925)- (19.10.2003) [07*05*2007]




- 1925 doğumlu
- 24 yaşında İslâmcılık suçundan 5 yıl hapis yattı.
- Cezaevinden çıktıktan sonra önce hukuk, sonra ziraat fakültesini bitirdi.
- 25 yıl avukatlık ve bir inşaat firmasında yöneticilik yaptı.
- 1970 yılında İslâm Manifestosu adlı bir kitap yazdı.
- Bu kitap 1983'te kovuşturmaya uğradı. 12 Müslüman aydınla birlikte tutuklandı.
- 1950 öncesinde kurulmuş olan Mladi Müslümani adlı örgütü yeniden örgütlemek suçundan 14 yıl hapse mahkum edildi.
- Mahkumiyetini çekerken, Yargıtay bu cezayı 11 yıla indirdi.
- 1989 yılında Yugoslavya'nın dağılma süreci sırasında ilan edilen af sonucu özgürlüğüne kavuştu.
- 1990 yılında İslam Manifestosu'nu yeniden bastırdı.
-Bu kitap İzzetbegoviç'in İslâmi kimliğinden ziyade, siyasi kararlılığının ve mücadelesinin bir simgesi oldu.


HAKKINDA YAZILANLAR
“Bir Müslüman-Boşnak entellektüel olarak ün yapmış olan Münir Gavrankapetanoviç, 'Genç Müslümanlar Teşkilatı'nın üyesi olmak suçundan 1940'larda daha üniversite öğrencisi iken hapisle tanışmıştı. Yıllarca bağımsız Bosna'nın hasretini ve çilesini çekmiş olan Gavrankapetanoviç, Aliya İzzetbegoviç'in de yakın dava arkadaşıdır. "Bu kayıtlar, benim ve ailemin Nisan 1992-Nisan 1994 yılları devresindeki kuşatmanın zor günlerini nasıl yaşadığımızın şahididir. Bu, Sarayevo'yu derinden sarsan ağır olaylar içinde yaşanan dram sahnesini, kendine özgün bir tarzda gösteren bir denemedir." diyen yazarın elinizdeki eseri, edebi bir üslup, münevver bir bakış açısı ve farklı gözlem gücüyle zevkle okunacak bir hatırat... Bu kitap aynı zamanda, 20. yüzyılın sonuna yaklaşırken Avrupa'nın göbeğinde yaşanmış olan bir vahşete ve bir milletin şanlı direnişine ışık tutması bakımından da ayrı bir öneme haizdir.”

Bosna-Hersek Eski Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç öldü. Bosna'daki savaş sırasında liderlik yapan efsanevi lider İzzetbegoviç, 78 yaşında vefat etti. Bosna'da 1992-1995 yılları arasındaki savaşın önde gelen isimlerinden olan İzzetbegoviç, son yıllarda iki kez kalp krizi geçirmiş, 2002 senesinde kendisine kalp pili takılmıştı. Biz bu yazıda bir yandan İzzetbegoviç’in hayatını ele alırken diğer yandan da küreselleşme baskısı altında ulus-devletlerin parçalanma programına eleştiriler getireceğiz.
Aliya İzzetbegoviç, 1925 yılında doğdu. 24 yaşında ‘İslâmcılık’ suçundan 5 yıl hapis yattı. Cezaevinden çıktıktan sonra önce hukuk, sonra ziraat fakültesini bitirdi. 25 yıl avukatlık ve bir inşaat firmasında yöneticilik yaptı. 1970 yılında İslâm Manifestosu adlı bir kitap yazdı. Bu kitap 1983'te kovuşturmaya uğradı. 12 Müslüman aydınla birlikte tutuklandı. Aliya İzzetbegoviç, 1983 yılındaki Saraybosna mahkemesinin ardından Bosna-Hersek'teki İslami hareketin sembolü olarak zihinlere yerleşti. 1950 öncesinde kurulmuş olan Mladi Müslümani adlı örgütü yeniden örgütlemek suçundan 14 yıl hapse mahkum edildi. Mahkumiyetini çekerken, Yargıtay bu cezayı 11 yıla indirdi. 1988 yılında Yugoslavya'nın dağılma süreci sırasında ilan edilen af sonucu özgürlüğüne kavuştu.
Yugoslavya'nın en kötü hapishanesinde "taş kırarak" geçen 6 yılın ardından 1988'de dışarı çıktığında, Bosna toplumu içinde büyük bir karizma sahibi olmuştu. Mayıs 1990'da Müslümanlar tarafından kurulan Demokratik Eylem Partisi'nin (SDA) genel başkanlık koltuğuna adeta "doğal lider" olarak oturdu. İzzetbegoviç, Bosna'da 40 yıldır baskı altına alınmış ve unutturulmaya çalışılmış olan İslam'ın yeniden doğuşunu simgeliyordu. Batı'nın tahakküm edici ve saldırgan karakterine karşı, İslam'ın hoşgörü ve barışçılığını vurguluyor, çoğulcu bir Bosna-Hersek'in devamını savunuyor, Hırvat ve Sırp toplumlarıyla barış içinde birlikte yaşamayı hedefliyordu.
1990 yılında İslam Manifestosu'nu yeniden bastırdı. Bu kitap İzzetbegoviç'in İslâmi kimliğinden ziyade, siyasi kararlılığının ve mücadelesinin bir simgesi oldu.

Bosna Savaşı
ABD’nin Haiti ve Panama saldırganlığı uzak coğrafyamızda olaylardı. Doğrusu Türk kamuoyu bunu pek takip edemedi. Yugoslavya’nın parçalanması ise Bosna’ya özgürlük kazandıracağı için işimize geliyordu. Bu konuda Doğu Perinçek dışında pek bizi uyaran olmadı. Bugün ABD’nin Irak saldırganlığına Haiti, Panama müdahaleleri ve Yugoslavya’nın parçalanması örtülü bir meşruiyet kazandırmıştır.
Sırpların baskısı altında yaşayan ama bağımsızlık çabası içine giren Boşnaklara, zamanın Türkiye Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kimsenin kendilerine dokunmayacağı müjdesini vererek, gerekirse “gök kubbeyi başlarına yıkarız” diyebilmişti. Bir siyasi parti lideri Bosna’ya gönüllü ordusu göndereceğini söylerken, bir başka parti topu Türk Silahlı Kuvvetleri’ne havale ederek, “Ordu’nun Bosna’ya asker göndermesini” isteyebilmişti. Tabii bu söylenilenlerin hiç biri olmadı. Ne Sırpların başına gök kubbeyi yıkabildik, ne gönüllü ordu, ne de TSK’yı gönderebildik Bosna’ya.
Oysa Boşnakların karşılarında Avrupa’nın dördüncü ordusu konumundaki Yugoslav-Sırp ordusu vardı. Üstelik bu ordu Rusya ve Yunanistan’dan açık destek alıyordu. Türkiye’nin Bosna-Hersek’le sınırı yoktu ve Boşnakların İran ve Suud emperyalizmi tarafından kirletilmiş beyinleri oyuna gelmeye çoktan müsayitti. Ve Aliya İzzetbegoviç daha savaş başlamadan ilk ziyaretlerinden birini İran’a yapmıştı bile. Bosna parlamentosu hızını alamayıp adil düzen uygulayacağını söylüyordu.
Bosna Savaşı’nda binlerce insan öldürüldü ve Yugoslavya parçalandı. Ardından imzalanan Dayton Anlaşması gerçekten bağımsız bir Bosna-Hersek ortaya çıkarmadı.

Aliya İzzetbegoviç'in sahneden çekilmesi

2000 yılında Bosna-Hersek'te de bir seçim gerçekleştirildi. Ancak Dayton Anlaşması'nın Bosna-Hersek topraklarını üçe bölmesi sebebiyle Müslümanların oylarının ağırlığı seçimlerde çok fazla kendini hissettiremiyordu. Bosna-Hersek açısından 2000 yılının en önemli gelişmesi ise hem bir hareket, hem bir düşünce, hem de bir devlet adamı olan Aliya İzzetbegoviç'in sahneden çekilmesi oldu.

Hareket adamlarının birçoğu, devlet kademelerinde makam sahibi olduktan sonra çizgilerini değiştirerek davalarındaki samimiyetleri konusunda şüphelere sebep olmuşlardır. Ancak Aliya İzzetbegoviç hareket lideri olduğu sırada izlediği çizgiyi cumhurbaşkanı sıfatıyla da aynen sürdürerek samimiyetini ispat etmiştir. İzzetbegoviç aynı zamanda Bosna-Hersek davasında tarihe ismini yazdıran karizmatik bir lider rolü oynamıştır.

Bosna'da SDA'nın seçim zaferi yönetime yansımıyor çünkü...
2002 yılında yapılan seçimlerde oyların yüzde 36,94'ünü Aliya İzzetbegoviç'in kurduğu Demokratik Eylem Partisi (SDA) almıştı. SDA hem merkezi parlamentoda hem de Boşnak-Hırvat Federasyonu'nda en çok oy alan parti olmuştu.

Bosna Aliya’yı uğurladı

Aliya İzzetbegoviç uzun yıllardır devam eden hastalığından sonra vefat etti. Bosna halkı, Aliya İzzetbegoviç’i görkemli bir törenle uğurladı. Cenaze töreninde Türkiye’yi Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül temsil etti. 19 Ekim 2003 Pazar günü tedavi gördüğü Kosova Hastanesi’nde hayatını kaybeden İzzetbegoviç, 22 Ekim tarihinde parlamento binası önünde düzenlenen törenden sonra Kovaçi Şehitliği’nde kılınan cenaze namazından sonra şehitliğe defnedildi. Ülkede bayraklar yarıya indirilirdi, tören için binlerce Boşnak Saraybosna’ya akın etti. Başta Saraybosna olmak üzere değişik şehirlerde açılan taziye defterlerini imzalamak için Boşnaklar uzun kuyruklar oluşturdu. Bosna’da bütün gazete ve televizyonlar normal yayınlarını keserek İzzetbegoviç ile ilgili özel programlar yayınladı. Başbakan Adnan Terziç, “O, çok uluslu Bosna’nın babasıydı. Sadece Bosna değil tüm insanlık için büyük kayıp” dedi. Yüce Allah rahmet eylesin.(Amin)

Dayton’a rağmen devlet olmak

Self determinasyon yani halkların kendi geleceğini tayin hakkı ile egemen devletlerin ülke bütünlüğü birbiriyle çatışan iki ayrı yönelimdir. Bizim kendi topraklarımızda ülke bütünlüğünden bahsederken, başka ülkelerin topraklarında yaşayan halkların bağımsızlığını açıkça destekleme gibi bir lüksümüz olamaz. Ben ülkemde her hangi bir etnik ayrılığı hoş görmediğim gibi Eski Yugoslavya ve Rusya dahil hiçbir ülkenin parçalanmasına karşıyım. Bu çerçevede Yugoslavya’nın parçalanmasına da karşıyım. Bosna bağımsızlık savaşının ardından Dayton Anlaşmasını imzalamak zorunda kaldı. Bu anlaşmanın getirdiklerine kısaca göz atmak faydalı olacaktır.

Dayton Anlaşması, Bosna’nın Lozanı

Bosna tüm dünyada yeni dünya düzeni için simgesel mânâda önemli bir ülke. Burada Doğu ile Batı, İslam ile Hıristiyanlık, Katoliklik ile Ortodoksluk, Katoliklik ile İslam, İslam ile Ortodoksluk buluşuyor. Bu şekilde birbirine karşı üç unsurun, Katolik Faşizmi, Ortodoks Tüm Slavcılık ve İslamın buluştuğu Bosna, medeniyetler çatışması veya barışı konusunda ve baskın bir din veya milliyetin ağırlıkta olan bir çokuluslu — çok dinli siyasi yapının kurulup kurulamayacağında dünyanın en güzel ve müsait deney alanı olacak.
Bu nedenle Dayton Anlaşması’nda hedeflenen de çok uluslu, çok dinli, çok toplumlu bir model oluşturmak. Yapılan iş, bu şekilde üç unsuru bir araya getirerek bir devlet kurmak. Dayton Anlaşması Bosna’da hakim unsurlardan birinin diğerine baskınlık kurmasına müsaade etmiyor. Yani temelde çoğunluk olan müslüman Boşnakların hakimiyetini engelliyor.
2000 yılında Bosna-Hersek'te de bir seçim gerçekleştirildi. Ancak Dayton Anlaşması'nın Bosna-Hersek topraklarını üçe bölmesi sebebiyle Boşnakların oylarının ağırlığı seçimlerde çok fazla kendini hissettiremiyor. Dayton Anlaşması acı reçete olmasına rağmen Aliya İzzetbegoviç’in olguları görerek bu anlaşmayı imzalaması, onu küçültmemiş büyütmüştür. O, bu yaklaşımıyla Lozan’da Türkiye’nin ve Mustafa Kemal’in uyguladığı doğru yöntemi uygulamıştır. Yaser Arafat, Hamas’ın baskısıyla Ehud Barak’ın uzattığı eli boşlukta bıraktığı için ne Barak ne Clinton ne de Arafat kazanabildi. Barak’ın ve Clinton’un halklarına bir şey olmadı, ama Yaser Arafat’ın halkı, Filistinliler perişan. Netice itibariyle ben Aliya İzzetbegoviç’i bağımsızlık savaşı başlattığı için değil, karizmasından fedakarlık yaparak sulh anlaşması imzaladığı için başarılı buluyorum. Allah rahmet eylesin.

İzzetbegoviç’in cezaevi arkadaşlarından Cemalettin Latiç

Ülkenin önde gelen aydınlarından ve Aliya İzzetbegoviç’in cezaevi arkadaşlarından Cemalettin Latiç ise Dayton Anlaşmasına “Bize sadece ülkenin kaybedilmemesi, savaşın kaybedilmemesi noktasında başarı sağladı. Bu noktada başarıdır; yine aynı açıdan bakarsanız da Sırplar ve Hırvatlar açısından büyük yenilgidir” şeklinde bakıyor. Boşnak Milli Marşı’nın yazarı, aynı zamanda ilahiyat fakültesi öğretim üyesi olan Latiç, Bosna’daki savaşın şekil değiştirdiğini, politik arenada devam ettiğini ve Boşnakların, Bosna’da yüzde 50 eşitliği sağladığı güne kadar süreceğini söylüyor. İzzetbegoviç’in de aralarında bulunduğu ekiple 3.5 yıl cezaevinde kalan Latiç’e göre “özgür ve Müslüman bir Bosna”nın garantisi Avrupa Birliği olacak.

Sorunlar çözülmeme bile devletleşme süreci başarılmalı

Bosna’da barış yıllardır uygulamada, ama sorunlar çözülmüş değil, üstelik birliktelik silah zoruyla sağlanıyor. Her üç toplum da nihai çözümü Avrupa Birliği üyesi olmakta görüyor. Bosna Hersek, 1992—1995 yılları arasında savaş, tarihte eşi görülmemiş bir vandalizm, toplu mezarlar ve bir toplumun efsanevi direnişi ile dünya gündemini adeta işgal etmiş, takip eden bir yıl içerisinde de daha önce hiçbir yerde denenmemiş bir toplum modeli öneren Dayton Anlaşması ile gündemdeki yerini korumuştu.
Peki ama 250 bin Boşnak’ın hayatını kaybettiği, yüz binlerce insanın sakat kaldığı ve savaş mağduru olduğu, ekonomisinin yüzde 70 oranında enkaza döndüğü bir ülke geride kalan süre içerisinde ne durumdaydı? Savaşın yaraları sarılabilmiş miydi? Amerika tarafından planlanıp Bosna’da uygulamaya konan modelin aşısı tutmuş muydu? Bosna’yı mercek altına aldık; fakat ortaya çıkan manzara çok da ümit verici değil. Dondurulmuş bir sorunlar yumağı var Bosna’da.

Herşeye rağmen devlet olmak

Ana hatlarıyla özetlemek gerekirse sistem şu şekilde işliyor; Bosna’nın başında üç kişilik bir devlet başkanlığı kurulu var. Bunlar, üç kurucu halkı temsil ediyorlar ve en çok oyu alan kurul başkanı oluyor. Bunun altında bakanlar kurulu var. İki eşbaşbakan (Boşnak ve Sırp) ve bir eşbaşbakan yardımcısı (Hırvat) bakanlar kuruluna başkanlık ediyor. Bakanlıklarda birer bakan ve ikişer bakan yardımcısı var. Her bakanlığı yöneten üç kişi, üç ulus arasında paylaşılıyor. Mesela, dışişleri bakanı Hırvat ise, yardımcıları Sırp ve Boşnak olmak zorunda. Devlet seviyesinden iki kanatlı bir meclis var. Devlet yönetimi ise iki ana bölümden oluşuyor. Bosna Hersek ve Bosna Hersek Sırp Cumhuriyeti. Sırp Cumhuriyeti’nin başında bir cumhurbaşkanı var. Srbska’nın kendi meclisi ve bir bakanlar kurulu var. Burada makam dağılımında etnik bir ayrım yok. Srbska arazisi bir alt yönetim için belediyelere ayrılmış durumda. Federasyonun başında ise, bir başkan ve bir yardımcısı var. Bu makamlar, Boşnak ve Hırvatlar arasında iki yıllığına dönüşümlü olarak tutuluyor. Federal hükümetin başbakanı Boşnak, yardımcısı Hırvat. Bakanlıklarda bakan bir ulustan ise yardımcısı diğerinden olmak durumunda. Federal bölge kendi başkanları, hükümetleri ve meclisleri olan 10 kantondan oluşuyor. Kantonların altında ise belediyeler var. Bosna’da sadece şehir alanı değil, şehre bağlı tüm bölgelerin yönetimi de belediyelerin elinde. Sistem bu kadar karmaşık olunca ülkede işleyiş ve ‘tek devlet’ tesis edilemiyor. Yazılarında Bosna sorununa özellikle değinen yazarlardan Hakan Albayrak, gelinin süreçte Bosnalıların bir psikolojik savaşa tabi tutulduğunu söylüyor. Albayrak’a göre başarı bu psikolojik savaşı aşmaya, yani her şart altında devlet olmayı başarmaya bağlı.
Barışta kimlik mücadelesi ve SDA’nın gençlik kolu Miladi Müslüman

Hırvatlar Katolik oldukları için Hırvat, Sırplar Ortodoks oldukları için Sırp ve Boşnaklar Müslüman oldukları için Boşnak. Bunun dışında herşeyleri aynı. Bu nedenle Boşnaklar arasında müslüman kimliğin korunması çok önemli. Özellikle Boşnak gençlerine milli ve dini bilinç oluşturma konusunda çalışmalar yapan Miladi Müslüman (Genç Müslümanlar) hareketinin ana misyonu ‘Boşnak kimliğinin korunması’ şeklinde açıklanıyor. Miladi Müslüman aslında Aliya İzzetbegoviç’in partisi olarak bilinen SDA’nın gençlik kolu olarak faaliyet gösteriyor. Özellikle 1991’de yoğun olarak teşkilatlanmaya başlamışlar. Çünkü Hırvat ve Sırpların milliyetçilik propagandası yapmaları üzerine ‘Müslüman Boşnak’ kültürünü kazandırmak zorunda olduklarını fark etmişler. Temel olarak Boşnak gençlerine sahip çıkmak amacında olduklarını anlatan kurum başkanı Almedine Zuko “Küreselleşme ve kardeşlik adı altında Bosna’da uygulanan bir plan var. Gençlerimizin milliyet ve dini referanslarını ortadan kaldırmaya çalışıyorlar.”

iMpAssİvE Çevrimdışı
İP: 194.50.84.3  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
2003 Dodge Ram SRT-10 Concept {28,03,2007} HoKKaBaZ Resim Galerisi 0 03-28-2007 23:17
2003 Gemballa Cayenne GT 600 [27,03,2007] HoKKaBaZ Gerçek Modifiye 0 03-27-2007 22:33
Attila İlhan (1925 - 2005) FaTiH_2007 Biyografi 0 03-02-2007 23:42
Attila İlhan ( 1925) $ Şehrazat $ Ünlüler Biyografi 0 12-11-2006 00:14


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:11 .


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577