1962 yılında Kars'ta doğdu.
İlkokulu Malatya Şeker ve Eskişehir Yunus Emre İlkokullarında okudu.
Ortaokulu Eskişehir'de, Liseyi Ankara Atatürk Lisesi'nde tamamladı.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden 1983 yılında mezun oldu.
Milliyet Gazetesi'nde muhabir olarak başladığı gazetecilik yaşamını önce Star 1, sonra ATV'de haber muhabiri olarak ve Bam Teli programını hazırlayıp sunarak sürdürdü.
NTV’de İşte Anadolu ve Buradan Bakınca adlı programları sundu. Sırasıyla Takvim, Yeni Yüzyıl, Cumhuriyet ve Sabah gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Çoluk Çocuk Dergisi’nde yazıları yayınlanmaktadır. Şimdi NTV'de haftada bir yayınlanan "Bam Teli " programını sunmaktadır.
Evli ve 1 çocuk babasıdır.
"Benim Yolum", " Ne Çoktular, Ne Kadar Çocuktular", “Eskiyen Yüzümün Yeni Gülümseyişi”, “Çoluk Çocuk Yazıları” adında yayınlanmış dört kitabı bulunmaktadır. Ayrıca “Seyyah” ve “Eskiyen Yüzümün Yeni Gülümseyişi” adlı şiir albümleri de vardır.
Bahar Olacaktın
Çizebilseydim,
Bahar olacaktı yüzün...
Yazabilsem,
En uzunu şiirlerin...
Olmadı, beceremedim...
Adını duvarlara yazacak çağım da
Çoktan geçti benim.
Yasak sevdamın
Gözaltı tarafı...
Çaresiz,
Seni yüreğimde erittim.
Dünlerin Getirdiği
Gül derlemeyi bilmez bizim çocukluğumuz
Türkülerde dinlediği kadarıyla tanıdı pembeyi
Adam gibi sevmeyi,
Sevdiği için ölmeyi duyduysa,
Birkaç masaldan
Hepsi o...
Bastığımız kaldırım taşı
Dipsiz bir karanlıktı
Slogan gibi çıkardı postallarımızın gıcırtısı
Sevdalanmak ayıptı
Vakit yoktu anasını satayım
Öyle bellemiştik
Yüreğimizden inanmasak da
Bütün kızlar bizim bacımızdı
Hesap soracaktık vurguncudan
Tefeciden,
İntikam alacaktık işbirlikçiden
Kim ne derse desin
Değişecekti bu düzen
Bu uğurda girmediysen kavgaya
Adam sayılmazdın
Ne mahallende ne okulda
Aç kalmak, en kalitesizini içmek cigaranın
Racondandı
Arta kalanı yaşamın
Burjuva özentisi...
Yumruklaşmış ellerimizde
Tırnaklarımız avucumuzu parçalarken
"Güneşi zaptedeceğiz,
Güneşin zaptı yakın" derken,
Kollarımız ne kadar gergin
Yüreğimiz ne kadar büyüktü...
Sonra biz büyüdük
Büyüdükçe
Yüreğimizi küçülttük
"Yaşamın farkına varın" dediler
Bizim yerimize düşünenler
Öyle uygun gördüler
Acemi olduğumuzdan
Bu kirli dünyada
Kimimiz yitip gittik
Çarpık sevdalarda
Para kazanmanın erdeminden söz eder olduk
Kaybettiğimize inandığımız zamanı yakalamak için olsa gerek
Emekle terleyeceğini düşlediğimiz ellerimize
Tutuşturulan
Yeşil ya da kırmızı kağıtlarla yetindik
Ve anladık ki sevgilim,
Biz birbirimizi hiç sevmemişiz
Ortasını çoktan geçtik şimdi ömrün
Bir parça şiir, bir parça türkü
Nasırlaşmış yüreklerimizi açabilecek mi ki?
Belki yanlıştı,
Belki göremiyorduk olamazı
Ama doğru olan bir şey vardı
Sonuna kadar insandı yüreğimiz
Zulme direnecek kadar delikanlı,
Bastığımız yeri titretecek kadar kararlı
Ve kendimiz dışında herkese insaflı
Hangimiz özlemiyoruz şimdi o yoksul kaldırımları?
Olmadı,
Olmadı biliyorum da
Bu intikam bizi çoktan aşmadı mı?
İşte yeniden başladık,
Üstelik savaştıklarımızı tanıdık
Şimdi ayrı gibi dursak da
Ayrı ayrı yollarda
Biliyorum dostlar
Gönlümüz hâlâ aynı kulvarda...
Sevda Türküleri Yalan
Sevda türküleri yalan...
Duyduğum kadarın benim.
Tüm ayrılık öyküleri
Kendi kahramanlarına ağlar,
Fazla fazla, gözyaşındaki
Tuz kadar acırsın güzelim...
Senin "kapanmaz" dediğin yara,
Nefretin sevgiyle buluştuğu o an,
Her defasında ilk öksüz kalışın...
Yeniden doğuşundur aslında
O "ayrılık" sandığın...
Tartılmıyor sevdalar terazilerde.
Ağırlığı, ulaşılmazlığındandır.
Defteri yok, yüreğine yazıyorsun.
Zamanla gelişleri unutup,
Hep gidişlere takılıyorsun
Birlikte söylenen şarkılar,
"Kara" bildiğin sevdan,
Satır aralarındaki o büyü yok artık...
Şiirlerdeki sevgili olmaktan
Şimdi çok uzaktasın...
Yeniden başlamak diye de bir şey yok.
Bir gecede bulup
Bir gecede yitirdiğin
Tüm aşkların seceresinde,
Silindi bir kere mürekkep...
Bir, acının resmi çekilmiyor,
Bir de sevdanın...
Çizgiler gelip
İnsanın yüzüne yapışıyor.
Umursamaz gördüğün her terk ediş,
Kilometre taşı gibi
Ölüme yaklaştırıyor...
Sevda
Türküleri
Yalan...
Dilime bu türkü,
Gönlüme bu sevda düştü düşeli yollardayım...
Yüreğime çoktan cemre düşürdüm
Seni sevmek için, baharı beklemeyeceğim...