Misafir Board  
| Reklam Alanı |

Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.

MODERATÖR BAŞVURU FORMU


KÜLTÜR - SANAT - TARİH - EDEBİYAT

Asik Sefayi

Katagorisinde ve  Biyografi Forumunda Bulunan  Asik Sefayi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>AŞIK SEFAY İ Gençlik zamanımızda popüler sanatçı olmak kalite istiyordu. Çünkü gerek Halk müziği, gerek Sanat müziği, gerekse Hafif müzik alanındaki sanatçılar bugün bile yerleri doldurulamayacak kalitede sanatçılarla dolu idi. ...

Geri git   Misafir Board >
KÜLTÜR - SANAT - TARİH - EDEBİYAT
> Biyografi
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Biyografi Önemli kişilerin biyografilerini burada yayınlayabilirsiniz..

Tags
asik, asik sefayi, sefayi


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Asik Sefayi
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
327

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 07-10-2008, 14:20   #1 (permalink)
Super Moderator
 
NiSaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
NiSaN
Kullanıcı No: 51999
Konu Sayısı: 1106
Mesaj Sayısı: 3,494
Üyelik tarihi: Apr 2007
Nerden: HAMBURG
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 192
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 100
REP Puanı : 328393654
REP Seviyesi : NiSaN has a reputation beyond reputeNiSaN has a reputation beyond reputeNiSaN has a reputation beyond reputeNiSaN has a reputation beyond reputeNiSaN has a reputation beyond reputeNiSaN has a reputation beyond reputeNiSaN has a reputation beyond reputeNiSaN has a reputation beyond reputeNiSaN has a reputation beyond reputeNiSaN has a reputation beyond reputeNiSaN has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart Asik Sefayi




AŞIK SEFAY İ

Gençlik zamanımızda popüler sanatçı olmak kalite istiyordu. Çünkü gerek Halk müziği, gerek Sanat müziği, gerekse Hafif müzik alanındaki sanatçılar bugün bile yerleri doldurulamayacak kalitede sanatçılarla dolu idi. Günümüzde ise yüzlerce televizyon kanalı içinden birine kapağı atmak yada sanatdışı bir olayla bile görünmek yeterli. Yani kısacası bugün medyatik olmak ne yazık ki sanatçı diye tanınmak için yeterli sayılıyor. Bundan dolayı mevcut sistem tarafından halkımıza dayatılan popüler müzik kültürü(Fantazi, arabesk ve Pop müzik) içinde aşıklarımızı ve ozanlarımızı görmek hemen hemen imkansızdır. Bunun sebebi gerçek aşıklar ve ozanlar halkın dertlerini sorunlarını dile getirdikleri için bu sistemin işine gelmiyor tabii. Bundan dolayı da halka sanat adına baldır-bacak gösterenleri sistem(devlet destekli) daha çok tutuyor. Aşıklar ve ozanlarımızda bizim ülkemizde maalesef ya hapisle, ya sürgünle yada Sivas’ta olduğu gibi yakılarak cezalandırılıyorlar. Eskiden televizyon kanalı da tek olduğu için aşıklarımızı ve sanatçılarımızı görmek bizi çok gururlandırıyordu. İşte Aşık Sefayi‘de Kısas’ta o dönemde tanınan ilk aşığımız ve sanatçımızdı. Onu dinlemek görmek bizi fazlasıyla hoşnut ediyordu. Sazı ilk öğrenmeye başladığımızda onun bir türküsünü veya bir deyişini çalabilmek için çok uğraşıyorduk. Onun olduğu ortamlarda onu zevkle dinlerdik. Bugün bile bir çok ünlü sanatçıdan güzel olan sesini çok beğenerek dinlerim. Hele uzun havaları beni çok duygulandırırdı.

Aşık Sefayi yani gerçek adı Mehmet Acet olan aşığımız 1954’te Kısas Köyünde dünyaya gelmiştir. Adının Mehmet olmasını şöyle belirtir. Kısas köyünde Şah Muhammet ve kızkardeşi Fatime’nin türbesi bulunmaktadır. Birgün Sefayi’nin annesi rüyasında türbede yatan zatları görür. Önlerinden geçmek istemez. Buna rağmen Şah Muhammet çağırır. Annesi, Şah Muhammet’in elini öper, Şah Muhammet “Senin bir oğlun olacak, adını Mehmet koyacaksın yoksa seni bağışlamam“ der. Sefayi dünyaya geldiğinde adını Mehmet koyarlar.

İlkokulu köyde okuyan Sefayi askerliğini bitirdikten sonra köyüne döner ve köyde bir müddet koyun besiciliği ve çiftçilik yapar, fakat umduğunu bulamaz.1978 yılının Mayıs ayında turist olarak Almanya’ya gider. Almanyanın çeşitli kentlerinde yaklaşık 13 ay çalışır. Turist olarak Almanya’da kalma süresi bitince, tekrar köyüne dönmek zorunda kalır. 1983 yılına kadar köyünde bağcılık ve yine koyun besiciliği yapmışsa da, iyi bir ekonomik düzen sağlayamaz.

Bir müddet İstanbul Topkapı Otogarında otogar hamallığı yapan Sefayi maalesef istediğini yine bulamayarak köyüne döner. Hala Kısas’ta yaşamaktadır. Aşık Sefayi sazında oldukça güçlü bir aşık. Sazının güçlülüğü onu, yurt içi ve yurt dışı halk konserlerine, TV ve Radyo programlarına çıkmasını sağlamış, 20’ye yakın televizyon programına katılan Sefayi bu güne kadar 2 adet kaset yapmıştır.

Her yıl Hacı bektaş-ı Veli’yi anma törenlerine de katılan Sefayi 1973 yılından bu yana, Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma törenlerine katılarak Türkiye’nin büyük bir bölümünü Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi’nin dışında kalan bütün il ve ilçeleri karış karış dolaşmıştır. Yurtdışında da Almanya’ya ve Hollanda’ya kadar uzanır. 5.7.1990 yılında Berlin TV’de programda yapan Sefayi gezdiği, gördüğü yerlerin bağlaması sayesinde gerçekleştiğini, onun için sazını çok sevdiğini ifade etmektedir. Aşık Sefayi ayrıca Halk Kültürü ve Müzik konusunda kaynak kişi olarak Araştırmacı yazar Halil Atılgan ile beraber „Harran’da bir Türkmen Köyü“ ve „Kısas’lı Aşıklar“ adlı kitapların çıkarılmasında çok yardımcı olmuştur. Hoşgörü yılı münasebetiyle yazdığı şiir 1995 yılında Türkiye birincisi oldu. Derlediği deyişler TRT repertuarına alındı. Kültür Bakanlığı, Şanlıurfa Türk Halk Müziği Korosunda da Ses Sanatçısı olarak görev yapmaktadır.

Aşık Sefayi şiirlerinde; dini, milli, Atatürk, tabiat ve hiciv konularını işlemiştir. 8’li, 11’li hece kalıplarını kullanmıştır. Sefayi mahlası ona Hacı Bektaş Veli evlatlarından Feyzullah Ulusoy tarafından verilmiştir.




ESERLERİNDEN BAZILARI:

ALMANYA



Yurdumuza hasret koydun

Almanya bizi bizi

Az parayla çalıştırdın

Tükettin sen ömrümüzü



Biz çalışıp sen de doydun

Güzel fabrikalar kurdun

İşçi emekçiyi soydun

Çürüttün sen ömrümüzü



O yemyeşil yurdumuzdan

Anlayan yok derdimizden

Köyümüzden kentimizden

Hasret koydun bizi bizi



Yoksulluktan geldik sana

Biz gideriz sen kal gene

SEFAYİ kurban vatana




FELEK BENDEN



Dünyada gülmez gezerim

Ne istersin felek benden

Kendi derdimi yazarım

Ne istersin felek benden



Aç midemiz dertle dolu Böyle midir Hakk’ın yolu

Süründürme öldür bari

Ne istersin felek benden



Ben fakirem malım yoktur

Bir yatacak yerim yoktur

Felek kalleşliğin çoktur

Ne istersin felek benden



Memlekette işsiz kaldım

Genç yaşımda derdi buldum

SEFAYİ der rezil oldum

Ne istersin felek benden




DUAZ-I İMAM



Mürşidine sahip olan bir kişi

Muhammet Ali’ye ikrar vermeli

Pir yoluna koysa can ile başı

Bektaş-ı Veli’ye secde kılmalı



Hatice Fatime Cennet’in gülü

İmam Hasan içti ağu zehiri

İmam Hüseyin’in Kerbela gölü

Derdine dermanı Pir’den almalı





İmam-ı Zeynel’e bağlı özümüz

İmam-ı Bakır’a var niyazımız

İmam-ı Cafer’dir din mesebimiz

Canı başı hak yoluna koymalı





Musa-yı Kazım’ın darına durdum

İmam-ı Rıza’dan bekleriz yardım

Taki ile Naki’ye yüzümü sürdüm

Hakk’ın divanına doğru varmalı



Hasan El Asker’i çektirme çile

Ol Muhammed Mehdi koyma avare

Acep SEFAYİ’nin hali nic’ola

On iki imamlardan medet olmalı





KALMADI



İnsanlar elinden şaştı bu dünya

Şimdiki insanda vicdan kalmadı

Eskiden atlı iken kalmışlar yaya

Artık yürümeye derman kalmadı



Zamane bozuldu insanlar azdı

Kardeş kardeşe kuyular kazdı

Allah da bizlerin yüzünden bezdi

Yaramız saracak Lokman kalmadı



Tarikat cemine doldu cahiller

Bilmem nerde kaldı ehl-i kamiller

Meydanda dolaşır oldu hainler

Doğru öğüt veren insan kalmadı



Müslümanlık şartı çoktan değişti

İnsanlar elinden Allah da şaştı

Çokları şeytanın peşine düştü

Edep ile erkan irfan kalmadı



Zengin zengine taşar dökülür

Fakir de ortada pişer yakılır

Sana vermez ama vermesini bilir

Fakire acıyan insan kalmadı



Nebi evliyalar sizlerden medet

Artık yaşamaya kalmadı lezzet

Kıyametten örnek budur alamet

Kayboldu kilolar mizan kalmadı



Bir ehl-i kamili bulamaz olduk

Hakk’ı hakikatı göremez olduk

SEFAYİ ağlayıp gülemez olduk

Artık yaşamanın tadı kalmadı





SEVDİĞİM



Niçin küstün bana neydi günahım

Bana yar olmadan gittin sevdiğim

Böyle miydi sennen kavl ü kararım

Bana yar olmadan gittin sevdiğim



Etme cefa ettiğini bulursun

O zaman da kıymetimi bilirsin

Huzur-ı mahşerde kanlı olursun

Bana yar olmadan gittin sevdiğim



Ben senin elinden zehirler yuttum

Mecnun gibi dağlar yolunu tuttum

Seni sevdim diye günah mı ettim

Bana yar olmadan gittin sevdiğim



Koydun beni adilerin dilinde

Boynum bükük kaldı sazım elimde

Dolaşır SEFAYİ gurbet elinde

Bana yar olmadan gittin sevdiğim



SAHİP OL



Tarikat cemine girmek istersen

İptida eline sahip ol sahip

Pirin divanına durmak istersen

Her zaman diline sahip ol sahip



Kıldan ince kılıçtan da keskindir

Kendini bilmeyen zaten şaşkındır

Nefsine uyanlar burdan düşkündür

Aman ha beline sahip ol sahip

Selman da Ali’ye eyledi hizmet

Bu yolun sahibi Ali’den medet

SEFAYİ Pirim’den almışım himmet

Doğru tut yolunu sahip ol sahip



MUTLU GÖZLER



Çatlamış topraklar umutlu gözler

Harran sıcağında kavrulan yüzler

Her sene ekeriz firezi bizler

Tarla susuz toprak susuz çöl susuz



Attığımız tohum tarlada kaldı

Diş tırnak topladık emekler noldu

Dörtte üçünü de ağalar aldı

İnsan susuz hayvan susuz çöl susuz



Çoluk çocuk emek verdik olmadı

Dipsiz ambar ölçtük döktük dolmadı

Gelecek seneye gücüm kalmadı

Arı susuz çiçek susuz bal susuz



Toprağa karıştı bizim terimiz

Harran Ovası’nda Kısas köyümüz

Kurumuş dudaklar çatlak elimiz

SEFAYİ der yayla susuz köy susuz


PARAN OLMAZSA



Akıl ermez zamanenin işine

Bir selam vermezler paran olmazsa

Hasta düşsen kimse halini sormaz

Bir tas su vermezler paran olmazsa



Perişan halimi kimseler duymaz

Oğlun kızın bile yüzüne gülmez

Azrail elinden kurtuluş olmaz

Doktor elin vurmaz paran olmazsa



Kim siler SEFAYİ kara yazısın

Yoksulluk elinden çektim acısın

Hele görsen bir fakirin ölüsün

Mezarı kazılmaz paran olmazsa




alinti
NiSaN Çevrimdışı
İP: 80.171.34.51  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
2 Kisiye Birden Asik Olunabilirmi? Morphine Child Anket Bölümü 2 04-09-2007 09:59
NaCiYe'Ye aSiK oLaN BiLGiSaYaR ÇeLiKeNdAzE Çöplük 1 01-21-2007 03:34
asik Oldugumuz 1 Km Uzakliktan Anlasilir CAS Bunları Biliyor musunuz? 6 12-01-2006 23:16
Bir Deliye Asik Oldum ALoNeSouL Sevgiliye Mektup 0 08-30-2006 17:08
Büyük üstad Asik Veysel Den Private Serbest Kürsü 1 06-07-2006 00:04



Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
vBulletin Style by: Private