Misafir Board  
| Reklam Alanı |

Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.

MODERATÖR BAŞVURU FORMU


>REKLAMI KAPAT <

HER TELDEN - SERBEST KÜRSÜ

Bilimsel yaratılış yanılgıları

Katagorisinde ve  Bilim ve Teknoloji Forumunda Bulunan  Bilimsel yaratılış yanılgıları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Bilimsel yaratılış yanılgıları - 1 Bulutsuz bir gecede gökyüzünü seyre daldığımızda, lacivert bir örtünün üstünde asılı gibi duran ve hiç hareket etmiyormuş izlenimi veren yıldızlar, gezegenler, uydular, takımyıldızları ve hatta, ...

Geri git   Misafir Board >
HER TELDEN - SERBEST KÜRSÜ
> Bilim ve Teknoloji
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Bilim ve Teknoloji Teknoloji dünyasından son haberler , dünyada neler oluyor

Tags
bilimsel, yanılgıları, yaratılış


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Bilimsel yaratılış yanılgıları
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
121

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 04-29-2007, 18:58   #1 (permalink)
CAS
Kuzgûni
 
CAS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
CAS
Kullanıcı No: 33276
Konu Sayısı: 12512
Mesaj Sayısı: 32,496
Üyelik tarihi: Apr 2006
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 0
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 107374516
REP Puanı : 2147483647
REP Seviyesi : CAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond reputeCAS has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart Bilimsel yaratılış yanılgıları





Bilimsel yaratılış yanılgıları - 1


Bulutsuz bir gecede gökyüzünü seyre daldığımızda, lacivert bir örtünün üstünde asılı gibi duran ve hiç hareket etmiyormuş izlenimi veren yıldızlar, gezegenler, uydular, takımyıldızları ve hatta, galaksiler… içimizde hayranlık duyguları uyandırır ve aklımıza bir yığın sorunun üşüşmesine neden olur. Bütün bu gök cisimleri nasıl meydana geldi? Bu akıl almaz boyutlardaki uzaklıklar nasıl oluştu? Bu evrenin boyutları ne? Kıyısı, köşesi; başı ve sonu var mı? Sonsuzluğa mı uzanıyor ? Peki sonsuz ne? Eğer bir başı ve sonu varsa ondan önce ne vardı? Bu evren neyin içinde?

Bu soruların pek çoğu -ne yazık ki- yanıtsız kalmak zorunda. Bilimin gelebildiği noktada, bu soruların tümünü yanıtlayabilecek bilgiden yoksunuz. Karşımıza çıkan, orada burada karşımıza dikilen pek çok bilgi ve açıklama da spekülasyon olmaktan öteye gidememektedir. Ne var ki, bilimin çağımızda katlanarak artan hızı, insanoğlunun önlenemeyen merak duygusuyla birleştiğinde karanlıkların aydınlanacağına ve bilinemeyen pek çok şey üstündeki örtünün aralanacağına inanmaktayım. Nerelerden nerelere geldiğimizi düşündüğümüzde bu inancımızı pekiştiren bir yığın tarihsel olguya da rastlamak mümkün.

Evrenin, galaksilerin, güneş sisteminin ve dünyamızın milyarlarca yıllık geçmişiyle karşılaştırıldığında insanoğlunun on bin yıllık bir mazisi olduğunu unutmamak gerek. Modern bilimin ortaya çıkıp gelişmesinin tarihi ise yüzelli-ikiyüz yılı anca geçmekte…Her şey dün gibi aslında. Bütün o geride kalan milyarlarca yıllık serüvene baktığımızda, herşey bir saniye içinde olmuş gibi.Düşüncelerimizi, inançlarımızı, değer yargılarımızı oluşturan , o kanıksanan dünyanın ötesinde bir mikro ve bir de makro dünyanın olduğunu anlamamız ve o sonsuz küçükle sonsuz büyük arasında bir bağlantı kurmaya çalışmamız, sanki dün gibi…Bütün bunlara: insanın uzay yürüyüşünün başladığı elli altmış yıllık zamana ve ondan sonra ortaya çıkan gelişmelere, düşünce sistemimizdeki değişimlere baktığımızda… umutlarımızın artmaması için hiç bir neden de ortada görünmemektedir.

Ancak, insanlığın uygarlık serüveninin de kolay geçmediğini, bu gelişmenin inanılmaz acılarla, işkencelerle,sürgünlerle, ölümlerle dolu olduğunu da unutmamak gerekir. Her yeni gelişme; statüko savunucuları, bilim düşmanları, karanlıkları ve kendi kişisel konumlarını korumak isteyen bağnaz ve tutucu kesimler…- özellikle dinsel çevreler tarafından engellenmek istenmiş ve insanlık büyük bedeller ödemek zorunda bırakılmıştır. Bruno kitaplarıyla birlikte diri diri yakılmıştır. Galileo ev hapsinde tutulmuştur. Darwin bir insanın yaşayabileceği en büyük hakaret ve aşağılamalarla karşılaşmıştır.

Bilimi, bilimsel öngörüleri, düşünceyi, düşünen insanları tarihin her döneminde yasaklamak, yok etmek isteyen bağnaz düşünce bugün de bulabildiği her yolla, kullanabildiği her fırsatla kendi safsata ve hurafelerini yayma eğilimi içindedir.Yine dinsel çevrelerin etrafında kümeleşen, geniş maddi olanaklarla donanmış bu bağnaz kesim aralarına aldıkları sözde bilim adamları ve dünyanın her köşesinde bulabildikleri yandaşları ile birlikte, çağın getirdiği teknolojik ve bilişsel olanaklarla, bugün de saldırılarını sürdürmekte; bilim dışı söylemlerini bilimin içine sokmaya çalışmaktadırlar.Tarihin her döneminde, bilime karşı sürdürdükleri mücadelede uğranılan her yenilgi, yeni (!) söylemleri birlikte getirmiş ve savundukları hurafelerin önüne veya arkasına çeşitli isimler takarak yeni görünümlere bürünmüşlerdir. Açıktan açığa yapılan bilim düşmanlığının sonuçsuz kalması hurafeliğin, bağnazlığın ve bilim-dışılığın bilim maskesi altında yayılması çabalarını doğurmuştur.

Bunun en son örneğini 1965 yılında ABD’de Kansas eyaletinde görmekteyiz. Tutucu Protestan kilisesi, burada bir yerel mahkemede açtığı davayı kazanarak, tarihin en önemli ve tartışmasız en açıklayıcı kuramı olan evrim kuramının ders kitaplarından çıkartılması kararını almıştır. Bundan güç ve destek alan bağnazlık, dünyanın her yerinde karşı atağa geçmiş ve yine dünyanın bütün bu gelişmişlik düzeyine rağmen, bilimin ulaşamadığı kitleler üzerinde etkili olmaya çabalamıştır. Ülkemizde de ne yazık ki bu hareketin uzantılarını görmek mümkündür.

Yaratılan izlenim, savunulan düşünce, insanın ve evrenin bilim yoluyla anlaşılamayacağı üstünedir… Açıkça bilime karşı koyamayanlar, yeryüzü halklarının en yumuşak karnı olan din ve inanç olgusunu sömürerek taraftar bulma ve kamuoyu yaratma çabası içindeler.Bu çabanın ardında bilime sızma niyetleri vardır. ABD’de Birleşik Amerika Başkanı’nın da istekleri doğrultusunda bilim karşıtı görüşlerin okullarda evrim kuramı ile birlikte okutulmasını istemekteler. Ülkemizde ise gazetelerden öğrendiğimize göre Evrim Kuramı’nın müfredattan çıkarılması çalışmaları yapılmakta; yine gazetelerden öğrendiğimize göre siyasal iktidar “yaratılış kuramının” Bilim Ve Teknik dergisinde evrim kuramı ile birlikte yayınlanmasını istemektedir. Bütün bu olan biten karşısında dünyanın her yerindeki bilim akademileri, bilim kurulları, üniversiteler …imza kampanyaları düzenlemekte, bildiriler yayınlamakta ve bu konudaki görüşlerini çeşitli kitapçıklarla kamuoyuyla paylaşma çabası içine girmektedir.Yüzlerce yıldır bilime, evrime ve Darwin’e yönelen bu saldırı kampanyaları yine sonuçsuz kalacak, bilim, içine sızmaya çalışan bağnazlığın gelişmesine izin vermeyecektir. Bilim ve Teknik dergisi yetkililerinin verdiği yanıt gibi:

“Evrimi reddetmek bilimi reddetmek demektir, yaradılış ise bilimin değil inançların konusudur.”

Bulutsuz bir gecede gökyüzünü seyre daldığımızda, lacivert bir örtünün üstünde asılı gibi duran ve hiç hareket etmiyormuş izlenimi veren yıldızlar, gezegenler, uydular, takımyıldızları ve hatta galaksiler, içimizde hayranlık duyguları uyandırır ve aklımıza bir yığın sorunun üşüşmesine neden olur.Her soru bir başka soruyu kovalar. Her soru alınması gereken uzun bir yol olduğunu hatırlatır. Ama insanoğlu içinde var olan bu merak duygusunu, bu anlama çabasını yitirmedikçe çocuklarımızın çok daha aydınlık bir dünyada yaşayacaklarını düşünüyürum. Böyle umuyorum. Yeter ki kolay çözümlerden, akla gelebilecek ilk yanıtlardan kaçınmayı öğrenelim.

ABD’de başlayan ve ülkemizde de yaygınlaşma belirtileri gösteren evrim karşıtlığının karşısına dikilmek sadece üniversitelere, bilim kurullarına ve bilim adamlarına bırakılmayacak kadar önemlidir. Bilim toplumu olma yolunda adımlar atan, geri kalmışlığın aşılması yönünde ilerlemeye çalışan ülke insanımız, bütün dünya halkları gibi daha özgür bir insanlığın parçası olmayı haketmektedir. Bu uğurda herkesin elinden gelen çabayı göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkedeki yurtsever, aydın insanların temel görevinin bilim toplumu yaratabilme çalışmalarına katkı vermek olmalıdır. Kör karanlık bu topraklar üzerinde bir daha asla yeşermemelidir, çünkü.

Bilimin şaşmaz ışığı, yolumuzun üstündeki karanlıkları er geç aydınlatacaktır.
__________________

CAS Çevrimdışı
İP: 85.102.235.53  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
bilimsel tebessüm umutzi Komik Videolar 0 12-13-2006 15:00
2006'nın en iyi bilimsel buluşları sHeNn_ShAqRoCk Bilim ve Teknoloji 0 11-15-2006 14:11
AŞK 'ı Bulmanın Bilimsel Yolları saye Geyik Muhabbeti 3 09-14-2006 22:16
hz. peygamber(s.a.v)in yaratılış özellikleri.. cemkanixi Dini Serbest Kürsü 0 06-27-2006 23:57
Cin Ömrünün Uzunluğu ve Bilimsel Açıklaması sen Dini Serbest Kürsü 2 06-14-2006 18:53


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:31 .


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577