Misafir Board  
| Reklam Alanı |

Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.

MODERATÖR BAŞVURU FORMU


>REKLAMI KAPAT <

ATATÜRK

Ata'mızdan Anılar...

Katagorisinde ve  ATATÜRK ile Ilgili Anektodlar, Şiirler ve Hikayeler Forumunda Bulunan  Ata'mızdan Anılar... Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Arkadaşlar ben düşündüm de bize Türkiye Cumhuriyetini miras olarak bırakın Atamızın hikayelerini bu topic altında toplasak... herkes yeni bir hikaye eklese... inşallah yardımlarınızı esirgemezsiniz... benden bir hikaye ; Atatürk'ün en ...

Geri git   Misafir Board >
ATATÜRK
> ATATÜRK ile Ilgili Anektodlar, Şiirler ve Hikayeler
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

ATATÜRK ile Ilgili Anektodlar, Şiirler ve Hikayeler ATATÜRK ile Ilgili Anektodlar, Şiirler ve Hikayeler

Tags
anılar, ata'mızdan anılar..., atamızdan


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Ata'mızdan Anılar...
Konudaki Cevap Sayısı
7
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
296

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 08-14-2006, 12:41   #1 (permalink)
Administrator
 
ziyasen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ziyasen
Kullanıcı No: 1939
Konu Sayısı: 6592
Mesaj Sayısı: 20,501
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nerden: Ya Şehr-i ERZURUM
Yaş: 25
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 44
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 100
REP Puanı : 2147483647
REP Seviyesi : ziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Thumbs up Ata'mızdan Anılar...




Arkadaşlar ben düşündüm de bize Türkiye Cumhuriyetini miras olarak bırakın Atamızın hikayelerini bu topic altında toplasak... herkes yeni bir hikaye eklese... inşallah yardımlarınızı esirgemezsiniz...

benden bir hikaye ;



Atatürk'ün en sevdiği hikayelerdir. Arada kendi anlatır, arada baskasna anlattırır, hep gülermiş. (F. R. ATAY)

Yeşilaycı bir profesör bir konferans veriyor. Bir ara dinleyicilere sormus:

"Bir eşegin önüne iki kova koysanız. Biri su dolu, biri rakı. Hangisini içer?"

Cevabı kendi veriyor: "Tabii suyu."

Gene bitirmiyor soruyor: "Neden?"

Arkadan bir bekri söz alıyor. Yüksek sesle cevaplıyor.

"Eşekliğinden."

Atatürk bu cevaba bayılıyor. Gülüyor, gülüyor.

Bir akşam Orman çiftliğinde yanında erkanı, açık havada oturuyorlar.

Rakılarını yudumluyorlar. Biraz ilerde 15-16 yaşlarında bir çiftçi çocuk çalışıyor. Atatürk el edip, çağırıyor. Soruyor:

"Söyle çocuk: Bir eşegin önüne iki kova koysan. Biri rakı dolu, biri su. Hangisini icer?"

Anadolu tosunu yutkunuyor. Bakıyor. Gazi Paşa Hazretlerinin ve yanındaki muhterem zevatın önünde rakı kadehleri. Devletin en büyükleri...Esas vaziyetine geçiyor:

"Rakıyı kumandanım!"

Atatürk kahkahayı basıyor. Herkes şaşkın. Ata onlara dönüyor. Muzip:

"Aman beyler! Neden diye sormayın!"
__________________
Hatıralar sarmış 4-1 yanımı
ziyasen Çevrimdışı
İP: 81.213.105.166  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 08-15-2006, 16:34   #2 (permalink)
Administrator
 
ziyasen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ziyasen
Kullanıcı No: 1939
Konu Sayısı: 6592
Mesaj Sayısı: 20,501
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nerden: Ya Şehr-i ERZURUM
Yaş: 25
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 44
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 100
REP Puanı : 2147483647
REP Seviyesi : ziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Arrow

ATATÜRK’Ü AĞLATAN OLAY

“Ben İnsan Değil miyim?”


Yıl 1922. 14 Ocak gece yarısı. Mustafa Kemal’in özel treni Eskişehir’e doğru gidiyor. Bu yolculuk bir kamuoyu yolculuğu olacak ve Gazi, savaş sonrası Anadolu’sunda bazı şehirlerin nabzını yoklaya yoklaya İzmir’e gidip annesini görecek. Ve Latife’yi.

Ama o gece çok sıkıntısı var Mustafa Kemal’in ve bir türlü uyku tutturamıyor.

Ali Çavuş kompartımanın kapısı önünde sigara üstüne sigara içiyor. Kapıya dayanmış karanlığı seyreder ken bir yandan da kendi kendine mırıldanıp duruyor.

“Bu işin bu kadar çabuk oluvereceğini hiç düşünmedim.

İşte, sonunda şifreli telgraf geldi. Zübeyde anamızı yitirdik. Peki, ne duruyorum. İçeri girip onu uyandırmalıyım. Ama işe bak, giremiyorum. Kıyamıyorum paşama. Nasıl derim ki: ‘Anamız öldü paşam!’ diyemem. Onun yüreği anası için atar. Hep söyler. Vatanı kurtarmakla anasını kurtarmak aynı anlama gelir onun için. Kapıyı açsam, telgrafı uzatsam, ‘Paşam sen sağ ol’ desem ‘Eyvah demez mi?’ ‘Koca vatanı kurtardım ama anamı kurtaramadım demez mi?"

Ali Çavuş, anlattığına göre birden yerinden sıçramış. İçeriden bir ses geliyor. Mustafa Kemal sesleniyor.

Çavuş kompartıman kapısını açıp selam duruyor:

“Emret Paşam”.

Mustafa Kemal yatağa oturmuş soruyor telaş ile:

“Ne demeye kapıda bekliyorsun sen?”

“Uyku tutturamadım da Paşam”

“Annemden bir haber var mı?”

“Az önce bir telgraf geldi dediler, şifreyi çözünce size sunacaklar.”

“Boşuna kıvranma Ali, benden de saklamaya çalışma. Ben haberi aldım.”

Ali Çavuş bir şey yokmuş gibi durmaya çalışıyor ve merakla soruyor:

“Ne olan, ne haber aldın ki paşam? Hayır haber inşallah.”

Mustafa Kemal usul usul anlatıyor.

“Az önce dalmışım, rüyamda yeşil bir ovada anamla el ele geziniyorduk. Hep olduğu gibi bana birşeyler anlatıyordu. Birden bir fırtına çıktı. Bir sel bastırdı, anamızı aldı götürdü. Hiçbir şey yapamadım. Hiç, hiç!..”

Çavuşu bir titremedir almıştı. Derken.. Mustafa Kemal emri verdi:

“Çocuk! Al getir şu telgrafı, hemen!”

Ali Çavuş kompartımandan çıkar çıkmaz, çözümü getiren görevliyle karşılaştı.

“Ver onu” dedi. “Paşamız bekliyor.”

Kağıdı aldı, içeri girdi, selam durdu ve: “Sen sağol paşam” dedi.

“Millet sağ olsun.”

Gözünden iri bir damla göz yaşı akıvermişti. Çavuş “Ağlama paşam” diye yalvardı.

“Neden? Ben insan değil miyim? Anam öldü. Ben buna ağlarım. Ama, Anavatan kurtuldu. Bununla da te selli bulurum. Benim için ikisi bir.”

İşte ben bunun için:

‘Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini’ diye cevap vermedim mi Namık Kemal’e? Birden Mustafa Kemal ile Ali Çavuş birbirlerine sarıldılar ve açık açık, hıçkırıklarla, içli içli ağlıyorlardı.
__________________
Hatıralar sarmış 4-1 yanımı
ziyasen Çevrimdışı
İP: 81.213.105.166  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-15-2006, 16:35   #3 (permalink)
Administrator
 
ziyasen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ziyasen
Kullanıcı No: 1939
Konu Sayısı: 6592
Mesaj Sayısı: 20,501
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nerden: Ya Şehr-i ERZURUM
Yaş: 25
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 44
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 100
REP Puanı : 2147483647
REP Seviyesi : ziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Arrow

"Atatürk Duygusuz Bir İnsandı Diyenlere İthaf Olunur"

Gazi Çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına
rasladık. Atatürk attan inerek bu ihiyar kadının yanına sokuldu.

- Merhaba nine

Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;

- Merhaba dedi.

- Nereden gelip nereye gidiyorsun? Kadın şöyle bir duralayıp,

- Neden sordun ki, dedi. Buraların sabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?

Paşa gülümsedi.

- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin
malıdır. Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip
nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı.

- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç
bittiği, atın geç yetişdiği kavruk köylerinden birindeyim. Bizim mıhtar bana
bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.

- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?

- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da.... Benim iki oğlum
gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez
görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi
Paşa. Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip saldı
Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan
belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.

- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadını birden yüzü
sertleşti.

- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim
vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden kurtardı. Şehitlerimizin mezarlarını
onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onun sayesinde şimdi
istediğimiz gibi yaşıyoruz. Şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun
sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol
paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen
efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı
bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok
duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek,

- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır... Benim köylüm,
benim vefalı Türk anamdır bu. Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum
anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni
buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor.

Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere
fırlatıp, Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu. İkisi
de ağlıyordu. İki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul
gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın
ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket
çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e
uzattı;

- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana
hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm.

Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi.

Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu emri verdi;

"Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. Sonra köyüne götürün.
Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun."
__________________
Hatıralar sarmış 4-1 yanımı
ziyasen Çevrimdışı
İP: 81.213.105.166  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-15-2006, 16:40   #4 (permalink)
Administrator
 
ziyasen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ziyasen
Kullanıcı No: 1939
Konu Sayısı: 6592
Mesaj Sayısı: 20,501
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nerden: Ya Şehr-i ERZURUM
Yaş: 25
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 44
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 100
REP Puanı : 2147483647
REP Seviyesi : ziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Exclamation

Kıbrıs'ı verelim de kurtulalım diyenlere Atatürk'ten bir anı:

Günlerden birgün İtalyan büyükelçisi Ata ile görüşmek ister ve huzura davet edilir. O günün muhtelif ekonomik-siyasi konuları hakkında konuşulduktan sonra büyükelçi: '' Ekselans dün Roma ile yaptığım bir görüşmede hükümetimizin Hatay'ı almak istediği kararını size iletmem söylendi.'' der. Odada bir an sessizlik olur. Ata büyükelçiye birşeyler daha ikram eder ve iki dakika odadakiler ile başbaşa bırakır. Döndüğünde ayağında çizmeleri, üzerinde mareşal üniforması ve belinde tabancası vardır. Doğru masasına gider, manyetolu telefondan Mareşal Fevzi Çakmak'ın bağlanmasını ister ve Çakmak'a:'' Paşa İtalyan dostlarımız Hatay'a gelmek istiyorlar hazır mıyız?'' der. Fevzi Çakmak durumu anlar ve '' Biz hazırız Paşam. '' diye yanıtlar. Ata büyükelçiye döner ve: '' Biz hazırmışız, hükümetinize söyleyin isterlerse Hatay'ı gelip alabilirler.''
__________________
Hatıralar sarmış 4-1 yanımı
ziyasen Çevrimdışı
İP: 81.213.105.166  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-18-2006, 12:47   #5 (permalink)
Administrator
 
ziyasen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ziyasen
Kullanıcı No: 1939
Konu Sayısı: 6592
Mesaj Sayısı: 20,501
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nerden: Ya Şehr-i ERZURUM
Yaş: 25
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 44
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 100
REP Puanı : 2147483647
REP Seviyesi : ziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond reputeziyasen has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Arrow

Atatürk'e bir köylünün cevabı

Tarihimiz sayisiz savaslarla doludur. Biz bu savaslardan baskaldirip ne memleketi imar edebilmisiz, ne de kendimiz refaha kavusmusuzdur. Bunun sebebi, bizim suçumuzda oldugu kadar düsmanlarimizdadir da. Çünkü basta moskoflar olmak üzere düsmanlarimiz hep söyle düsünürlerdi :

- Türklere rahat vermemeli ki, baska sahalarda ilerleyemesinler...

Bunun için de sik sik basimiza belalar çikarirlar, savaslar açarlar, Balkan milletlerini istiklal diye kiskirtirlardi.

Biz böyle durmadan savasirken de o zamanlar askere alinmayan gayri müslimler durmadan zenginlesirlerdi.

Onlarin neden zengin, bizim neden fakir kaldigimizi bir köylü, Atatürk'e verdigi kisa bir cevap ile gayet veciz olarak izah etmistir.

Atatürk, mMersin'e yaptigi seyahatlerden birinde, sehirde gördügü büyük binalari isaret ederek sormus :

- bu kösk kimin ?
- kirkor'un...
- ya su koca bina ?
- yargo'nun
- ya su ?
- salomon'un...
Atatürk biraz sinirlenerek sormus :

- onlar bu binalari yaparken ya siz nerede idiniz ? Toplananlarin arkalarindan bir köylünün sesi duyulur :

- biz mi nerede idik ? Biz Yemen'de, Tuna boylarinda, Balkanlarda Arnavutluk daglarinda, Kafkaslar'da, Çanakkale'de, Sakarya'da savasiyorduk pasam...

Atatürk bu hatirasini naklederken :

- hayatimda cevap veremedigim yegane insan bu ak sakalli ihtiyar olmustur, der dururdu.


Atatürk'ün nükteleri-fikralari-hatiralari, sh 18
__________________
Hatıralar sarmış 4-1 yanımı
ziyasen Çevrimdışı
İP: 81.213.105.166  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:47 .


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577