| Reklam Alanı |
REKLAM ALANI

Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, (Bütün kullanıcıların IP adresleri tutulmaktadır) misafir.net yöneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadır, yine de misafir.net'te yasalara aykırı unsurlar bulursanız MSN: Private@misafir.net adresinden bizlere ulaşabilirsiniz, gereği yapılacaktır.

MODERATÖR BAŞVURU FORMU

Başvurunuz yaptıktan sonra lütfen Private@misafir.net MSN adresi ile irtibata geçiniz...
REKLAM ALANI
>REKLAMI KAPAT <

Ana Sayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et
Geri git   Misafir Board >
SEVGİ VE AŞK
> Aşk

Aşk Aşkın Tarifini Yapabilirmisiniz

Tags
aşk, nedİr, sanal


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
AŞK NEDİR? . * SanaL AŞK * .
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
770

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 01-15-2007, 18:59   #1 (permalink)
Özel Üye
 
ozzlem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ozzlem
Kullanıcı No: 19760
Konu Sayısı: 384
Mesaj Sayısı: 3,642
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nerden: 'TrabzoN'
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 6
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 1662
REP Puanı : 9
REP Seviyesi : ozzlem will become famous soon enough
İletişim
Reklam Alanı
Arrow AŞK NEDİR? . * SanaL AŞK * .


REKLAM ALANI

Aşkın tanımı belki de yüz binlerce kez yapıldı.
“İLK AŞK UNUTULAMAZ” ”AŞK ACI ÇEKMEKTİR” gibi kesin olarak herkesçe kabul görmüş deyişler olsa da her yeni aşık bir kez daha tanım arayacak bir kez daha sorgulayacak aşkı.

Şafak Gürgen “Doruğa ulaşmak değil,bir tırmanma sürecidir” diye tanımlarken aşkta “sonsuzluk” olmadığını vurgular gibidir. Doruk, yani kavuşma noktası aşkın farklı boyutlara dönüştüğü yerdir. Hedeflenen nokta, kişinin kendi hayalleri ile bezediği, renklendirdiği ama genellikle beklenenden çok daha farklı bir bilinmezi barındırır içinde.
“Aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir"derken A. Hamdi Tanpınar kavuşma ile gelen hayal kırıklığını tanımlayıvermiş kısaca.
Belki de bu nedenle Romeo-Juliet, Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı ve daha nice aşk, duyguların en derini ile yaşanan ama asla sonlanmayan hikayelerle efsaneleşmiştir.

Son zamanlarda gelişen teknoloji, çağımız insanını çılgın bir internet tutkusuyla tanıştırdı. Sanal dünyada yaşanan hayli ilginç duygusal devinimler bireylerin aşk anlayışlarını yepyeni boyutlara taşıdı. Hiç görmedikleri, haklarında sadece ekranda okuduklarıyla bilgi edindikleri chat partnerlerine aşık oluveren her yaş grubundan çok sayıda insan aynı soruyu sormaya başladı.

“Bana ne oluyor böyle?”
Akla hemen Edmond Rostand’ın ünlü şiirsel güldürüsü geliyor. Koca burunlu, çirkin şövalye Cyrano de Bergerac ‘ın yüreğinden yansıyan aşk nasıl da çarpıcı....
Roxanne’nin aşkı kime yada neye karşı gelişti. Yakışıklı gence mi? Yoksa şiirlerdeki duygusallığa mı?
Aşk tene karşı duyulan özlem midir? (ki aşkın günümüz gençlerini en çok yanılgıya düşüren tarafı bu. ) Aşk bir duygusal bağımlılık mıdır? Yoksa beyinsel reaksiyon mu?

Sanal iletişim dünyası artık aşkın, partnerin fiziksel özelliklerinden etkilenerek doğmadığını kesinlikle kanıtladı. Öyleyse aşk beynin bir sanrısı yada ruhun bir aktivitesi olmalı. Aslında apaçık görünen şey şu ki; kişinin kendi içinde potansiyel olarak hep var olan aşık olma dürtüsünün, yine kişinin kendi iç dünyasında kendi kendine oluşturduğu etkiler ile açığa çıkmasıdır aşk. Bu etkiler beynin kimyasından yada ruhun fiziğinden kaynaklanan bir şey olmalı diye düşünüyorum.
Bence partnerin kim olacağı önemli değildir. Enerjinin açığa çıktığı zaman dilimi ve yer önemlidir. O zaman diliminde kişinin enerjisi, karşısına çıkan herhangi bir enerjiye doğru, rastlantısal biçimde yönelecek ve odaklanacaktır. Bireyin partnerini seçme özgürlüğü yoktur. Gerçi rastlantısal yönlenme de belli bir fizik düzen içinde gerçekleşecektir. Rüzgarın bir yağmur bulutunu nereye sürükleyeceğinin ve ne zaman hangi yeryüzü parçasına yağmur yağacağının nasıl bir fiziksel ve matematiksel mantığı varsa aşkın da böyle bir mantığı olmalı...
Bu yazdıklarımın tamamen kendi deneyimlerim ve algılarımın ürünü olduğunu, alıntı yaptığım zaman kaynağını mutlaka belirteceğimi okuyanların bilmesini isterim.

Evet. Sanal aşklar bu şekilde bakınca daha kolay tanımlanabilecektir sanırım. Aşk partnerimizden bize yansıyan değil bizim kendi içimizde var olan bir olgu. Bu yüzden
Sanal dünyada sadece yazdıklarıyla tanıdığımız kişilere aşık oluyoruz. Öyle ki partner fiziksel boyutlarıyla tanınmasa bile, yani onu görmeseniz hatta yazdıklarının doğru olup olmadığını bilmeseniz bile ona karşı gelişen duygusallığınız tümüyle gerçektir. Yani siz aşıksınızdır.
Aşk enerjisinin açığa çıkış nedenleri de kendi ruhsal açlıklarımızdır bence. Dikkat ederseniz çevremizin güvenini yitirdiğimizi sandığımız dönemlerde, yaşamı tekdüze yaşadığımız ve neden yaşadığımızı yeniden sorgulamaya başladığımız zamanlarda aşık oluruz genellikle. Aşk güvenilmek,önemsenmek,anlaşılm ak,merak edilmek gibi taleplerimizle bütünleşen bir bencilliktir. İşte sanal partnerler bu doyumu sağlamakta sanırım.Aşkı tıpkı açlık gibi sıradan bir dürtü olarak görmekte yarar var. Neden aşık olduğumuzu sorgulamak neden acıktığımızı sormak kadar aptalca bence. Aşık olunan kim olursa olsun AŞK içimizde yaşayan gerçeğin ta kendisi.

Gelelim sanal aşkı yaşayan arkadaşlarımdan birinin sorduğu soruya;
“-Neden ona dokunmak istiyorum.”
Bence yanıtı çok basit. Aşk beden kimyasından bağımsız değildir de ondan. Anomalisi olmayan yetişkin her insanda seks hormonları (kadında östrojen ve erkekte testesteron ) mevcuttur. İnsanın yaradılış nedenlerinden en önemlisi olan üreme yetisi ve ihtiyacı bu hormonlar sayesinde vardır. Aşk ise hormonların en güçlü motorudur. Elbette aşık olan her normal insan, aşık olduğu kişiye dokunmak, daha da önemlisi onunla seksi yaşamak isteyecek. Ama sanal aşklarda seksi yaşamak aşkın tırmanma sürecini hızla sonlandırabilir. Ve belki de, (..ki sanal dünyada çoğu kez yaşanan budur) kavuşma, aşkın farklı parçalara ayrılmasına, hatta büyük ihtimalle negatifleşmesine neden olacaktır. Her şeye rağmen aşk bir risktir.
Gülsüm Güven
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremezler Üye Olmak İçin Tıklayınız...]
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremezler Üye Olmak İçin Tıklayınız...]

вєηiм уσℓυм нєяzαмαη αу∂ıηℓığα gi∂єя... кαяαηℓığα ∂єğiℓ... нєяşєу ηєт νє кєѕiη∂iя
уαηi уα ѕiуαн... уα вєуαz... gяi уσк... кαℓ∂ıяαвiℓєη уαηıм∂α σℓαηℓαя∂ıя gєяiѕi вσş...!
ozzlem Çevrimdışı
İP: 85.100.0.110  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Reklam Alanı

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
HAYAT NEDİR? dlr Deneme, Hikaye 0 01-30-2009 15:42
Sanal Akvaryum, Sanal köpek, Sanal Çiçek, Sanal Balık ÇOCUĞUNUZDA SİZ DE SE sadik_ahmet Çöplük 3 08-01-2008 21:47
K-9 Nedİr? CAS Hayvanlar 2 01-04-2008 16:02
Kil DÖnmesİ Nedİr? Private Sağlık 0 04-21-2007 02:07
Tugra Nedİr? CAS Dini Serbest Kürsü 2 08-15-2006 01:37


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:24 .


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0
İnternet-Tr