Tekil Mesaj gösterimi
Alt 08-12-2008, 17:20   #5 (permalink)
tahsinkaya33
Moderator
 
tahsinkaya33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tahsinkaya33
Kullanıcı No: 157926
Konu Sayısı: 54
Mesaj Sayısı: 1,208
Üyelik tarihi: Jun 2008
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 3
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 834692
REP Puanı : 16693561
REP Seviyesi : tahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond reputetahsinkaya33 has a reputation beyond repute
İletişim
Reklam Alanı
Standart --->: İslam'da toplum düzeni

Bu fikri sıkıntının ve doğruyu anlamaktan sapmanın sebebi şudur: Batı hayat tarzı ve kültürünün bize karşı açtığı acımasız savaş neticesinde batı, düşünce ve anlayışımız üzerinde tam bir hakimiyet kurdu. Batı hayat tarzının düşünce ve anlayışımıza hakim olması,
hayat ile ilgili anlayışlarımızı,
eşyaya ait ölçülerimizi,
İslâma karşı ruhlarımıza kök salmış bulunan İslâmî gayret ve mukaddessata saygınlığımız gibi köklü kanaatlarımızı değiştirdi.
Batı hayat tarzının bize karşı kazandığı bu zafer, hayatın her alanında ve bölümünde yaygın hale geldi. Bu yaygınlık, ictimaî sahayı da etkisi altına aldı.
İslâm ülkelerinde batı hayat tarzı ile hayat tarzının medeni görüntüleri ve maddi sahadaki gelişme ortaya çıktığı zaman birçokları bu korkunç gelişmeyi şaşkın gözlerle seyretti.
Bu medeni ve teknik görüntüleri taklit etmeye başladılar, bu hayat tarzını almaya uğraştılar. Çünkü bu teknik ilerlemeleri, bu hayat tarzının sahipleri ve ona davet edenler meydana getirmişlerdi.
Bunun için, teknik araç ve gereçler yani medeni şekiller ile batı hayat tarzı arasında bir ayırım yapmaksızın batı hayat tarzı ve medeniyetinin tümünü taklit etmeğe çalıştılar. Onlar, "hayat tarzının" hayata ait bütün düşünce ve mefhumlardan ibaret bir hayat tarzı olduğunu anlayamadılar.
Medeniyetin ise, görülen hayatta kullanılan teknik alet ve edevat olduğunu idrak etmediler.
Buna ilaveten, batı hayat tarzının , İslâm hayat tarzı ile temelde ters düşen bir esas üzerine oturtulmuş olduğunu da anlamadılar.
Batı hayat tarzının hayata bakışı ve onu izahı ile, gerçekleştirilmesi uğrunda insanoğlunun peşinden koştuğu mutluluk mefhumunun da İslâm hayat tarzına ters düştüğünü anlamadılar.
İslâm ümmetinin Batı hayat tarzını kabul etmesinin kesinlikle caiz olmadığını da anlayamadılar.
İslâmî cemaat vasfını taşıdığı ve bu cemaatın İslâm ümmetinden bir parça olması devam ettiği müddetçe, bu ümmet asla hiç bir ülkede bu hayat tarzını kabul edemez.
İslâm hayat tarzı ile batı hayat tarzı arasındaki bu temel ve öze ait ihtilafı kavrayamamak, Batı hayat tarzını taklide ve kabul etmeye neden oldu.
Birçok Müslüman, bir kitabı kopya edercesine Batı hayat tarzını İslâm beldelerine taşımaya çalıştı.
Bir kısım Müslümanlar ise netice ve sebeplerini düşünmeden Batı hayat tarzına ait mefhum ve ölçüleri taklit etmeye çalıştılar.
Böylece bu kimseler, doğuracağı sonuçlara bakmadan, Batı toplumunda erkekle kadın arasında herhangi bir ayırım yapmadan kadın ve erkeğin bir arada bulunmasında bir sakınca görmeyen batı düşüncesini benimsediler.
Batı kadınının üzerinde gördükleri birtakım medeni görüntüleri taklit ettiler veya taklide çalıştılar. Ancak, bu medeni görüntülerin, Batı hayat tarzı ve hayatına ait mefhumlarla uyuşabileceğini, fakat İslâm hayat tarzı ve hayatına ait mefhum ve tasvirlerle uyuşamayacağını idrak edemediler.
Batı medeniyetinin eseri olarak görülen zahiri şekillerden çıkacak sonuçların hiçbirinin hesabını yapmadan kendilerini kaptırdılar. Evet, bu göz kamaştırıcı Batı tekniğini gördükleri zaman sonuçlarına bakmadan, toplumda ve toplantılarda Müslüman kadının erkekle bir arada bulunmasında herhangi bir sakınca olmayacağına inandılar.
Yine, ortaya çıkacak problemlere bakmadan Müslüman kadının Batı medeniyetine ait kıyafetiyle görünmesinin gerekli olduğuna inandılar.
Dilediği şeyi yapabilmesi için Müslüman kadının kişisel hürriyetinin garantilenmesi çağrısında bulundular. Buna bağlı olarak ihtiyaç olmadan kadın ve erkeğin bir arada bulunmalarına, kadının süslerini ve ziynetlerini göstermesi gerektiği fikrine çağırdılar.
Kadının da yönetici olması gerektiğini söylediler ve bütün bunları kalkınmanın ve ilerlemenin delili olarak gördüler.
tahsinkaya33 Çevrimdışı
İP: 85.106.176.124  
Alıntı ile Cevapla