Tekil Mesaj gösterimi
Alt 08-04-2008, 02:24   #1 (permalink)
Yağız
Özel Üye
 
Yağız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Yağız
Kullanıcı No: 40148
Konu Sayısı: 226
Mesaj Sayısı: 1,119
Üyelik tarihi: Dec 2006
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 0
Tepki:0
Karizma
REP Gücü : 73546284
REP Puanı : 1470925314
REP Seviyesi : Yağız isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
İletişim
Reklam Alanı
Standart Atatürk ve Ezan...




Dolmabahçe önünde demir atmış olan Savarona'nın güvertesinde, hasır koltuğunda güneşin batışını seyrediyordu. Ufuk, minarelerin arkasında kıpkızıl bir renk almıştı. İstanbul, camileriyle ateşten bir fona yaslanmış gibiydi. Füreya, Atatürk'e son okuduğu kitabı getirmiş, yanı başında oturtuyordu. "Söyler misiniz, bana bir Münir çalsınlar," dedi Atatürk. Yaveri koşup gramofona bir taş plak koydu. Az sonra, minarelerin birinde yanık sesli bir müezzinin ezanı duyuldu. Atatürk başıyla işaret verdi. Plağı susturdular. Hepsi huşu içinde ezanı dinlediler. Füreya, başını öteye, camilerden yana çevirmiş olan Ata'nın göz pınarlarında yaşların biriktiğini gördü. Bir damla süzülmüş, yanağından aşağı akıyordu. Atatürk, uzun müddet yanındakilere doğru dönmedi. Nihayet başını çevirdiğinde, hem ezan bitmişti, hem o kendini toparlamıştı. "Ne yazık ki ezanı tekrar ettirmemize imkan yok, Füreyacım," dedi yumuşak bir sesle. "Sabah ezanını bekler, hep birlikte dinleriz Paşam," dedi Füreya...
__________________
Yağız Çevrimdışı
İP: 85.98.107.159  
Alıntı ile Cevapla