
Üyelik tarihi: Jun 2008
--->: Tevhid ne demektir? Müşrikler hükümden pay isterken aslında hükmetme yetkisi istiyorlardı. İsteklerine göre, hükmün hiç değilse bir kısmı kendilerine ait olmalıydı. Hükümden, yani bir şey hakkında,
onun doğru-yanlış,
iyi-kötü,
güzel-çirkin,
hak-batıl,
yasak-serbest
olduğu konusunda karar verme, dolayısıyla bir şeyi yasaklama veya serbest kılma yetkisinden pay istiyorlardı.
Bu isteğin dayandığı yetkinin, bireysel konuları olduğu kadar, toplumsal konuları da kapsadığı açıktır.
Onların bu isteğine verilen cevap ise gayet açıktır;
"Hüküm yalnız Allah'ındır." (Yusuf 40),
"O kendi hükmüne kimseyi ortak etmez." (Kehf 26)
Ancak buna rağmen hüküm konusunda kendisini yetkili görenler çıkar ve hükmetmeye kalkışırlarsa, onlar Allah'ın indirdiğiyle (hükmüyle) hükmetmedikleri için kafirdirler,
zalimdirler,
fasıktırlar. Allah'ın, konuyla ilgili olarak Rasulullah (sav)'e verdiği talimat ise bu çerçevede ayrı bir önem kazanmaktadır:
"Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet, onların keyiflerine uyma ve onların; Allah'ın indirdiği şeylerin bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın! Eğer dönerlerse bil ki Allah, bazı günahları yüzünden onları felakete uğratmak istiyordur. Zaten insanlardan çoğu, yoldan çıkmışlardır. Yoksa cahiliye hükmünü mü arıyorlar? İyice bilen bir toplum için Allah'tan daha güzel hüküm veren kim olabilir? (Maide 49-50) |