Üyelik tarihi: Apr 2006
Nerden: Ya Şehr-i ERZURUM
Yaş: 25
Teşekkür & Tepki Teşekkür: 44
Tepki:0
Karizma REP Gücü : 100
REP Puanı : 2147483647
İletişim
Reklam Alanı Görgüsüzler Alemi ! gencfb.org sitesinin Deplasman Otobüsü adlı bölümünden alıntıdır.
Konuyla bi alıp veremediği olan varsa adminlerimize değil direk bana söylerse sevinirim.
Görgüsüzler Alemi !
Hakemin katlettiği, görgüsüzlüğün had safhada olduğu ve Gs'nin asla rakibimiz olamayacağını bir kez daha anladığımız bir deplasmanı daha geride bıraktık. 16.00'dan itibaren Fulya'da toplanmaya başladık. Saat 18.00 itibariyle "her zaman, here yere gider" nidalarıyla Mecidiyeköy'ün ara sokaklarını inlettik. Eski Açık görüldüğü vakit meşhur tezahüratımız ve rakibin aptal bakışları içerisinde bir kez daha gecekonduyu andıran stadyuma doğru giriş yaptık. İçeri değil adeta kafese girmiştik. Hemen yan tarafımızda bulunan rakip takım taraftarını ve bize yakın olan kapalı tribün tarafını bu yüzden hiç göremedik. Sahanında bazı kısımları gözükmüyordu. Adı üstünde Misafir Takım Tribünü. Misafir'e bu şekilde davrananların dostluğu söz konusu olamaz herhalde. Bu bizim için değil her deplasman taraftarı için geçerli maalesef. Maç başlarken övünecekleri başka bir şey olmadığı için her kupa maçında yaptıkları klasik tezahüratlarını bir kez daha defalarca yaptılar meğerse bu esnada 23 Nisan gösterilerinden esinlendikleri bir görüntü oluşturmuşlar. Bunu daha sonra sanal alemde görme şansı bulabildik. Maç hakemin düdüğüyle başladı, hakemin hatalarıyla devam etti. Lugano, Gökhan Gönül ve ardından Volkan Demirel. Çıkan kartların rengi birleştiğinde hakemin takdiri ortaya çıkıyordu zaten. Fenerliye çıkar kartları, cimbomluya eyvallah. Nerede ilahi adalet? Türk futbolu böyle hakemlerle bir yere değil hiç bir yere varamaz. Gelen gideni aratır olmaz inşallah. Eğer olacaksa daha çok çekeceğimiz var demektir. İlk yarı pek etkili olamadık fakat ikinci yarı biraz daha toparlandık. Sağ kanatta bir Gökhan Gönül gerçeği vardı. Gitti, geldi, dengesini kaybetti ve en sonunda mükemmel bir gole imza attı. Gökhan Gönül golden sonra tribünlere geldi ona karşı olan sevgimiz daha farklı boyutlara geldi. Futbolcu, taraftar özellikle böyle maçlarda bütünleşmedi. Gökhan Gönül genç yaşına rağmen oynadığı futbol ve yaptığı hareketlerle daha ilk sezonunda taraftarın sevgisini tamamıyla kazanmış durumda. Maç boyunca vermiş olduğumuz muhteşem destek golün ardından yerini biraz daha çoşkulu tezahüratlara bırakmıştı. Bu çoşku esnasında bütün Ali Sami Yen yine susup, bizi dinliyordu fakat hakem bir türlü susmak ve durmak bilmiyordu. Bu maçın yıldızı Gökhan'dı fakat o yıldız hakemin gözünü almıştı bir kere. Ben bu yıldızı nasıl kaydırırım diye düşünen Cüneyt Çakır, sarı yıldızı kırmızıya boyadı ve giden maçı belkide böyle kurtarırım dedi. Gökhan'da çıkmıştı ama Fenerbahçemiz, Zico'nun da dediği gibi "Erkekler gibi mücadele" etmişti ve etmeyede devam ediyordu. Derken uzatma dakikalarında yediğimiz şanssız gol ve 8 kişi kalan takımımız. Son haftalarda "abbas yolcu" sinyalleri veren Lincoln, kendini kurtarmak için Volkan'a küfür etme terbiyesizliğini gösteriyordu. Volkan'da bunun altında kalmadı tabiiki. Şeytanın Avukatı bu hareket sonrası yine devreye giriyor ve yaptığı en kolay şeyi bir kez daha gerçekleştirerek Volkan'ı da oyundan atıyor. Lincoln'ü atmakla kendini akladığını sanan bu hakemi diğerleri gibi asla unutmayacağız. Maçı bunca olumsuzluğa rağmen 8 kişi tamamlıyoruz. Kaleye Yasin geçiyor ve yine dimdik ayaktayız. Derken düdük çalıyor ve görgüsüzlük neymiş bir kez daha görüyoruz. Maçın bitiş düdüğüyle beraber yaklaşık 1 saat görgüsüzlük şov başlıyor. Sahada futbolcuları göbek atıyor, tribünde taraftarı tef çalıyor. Dansözlük almış başını gidiyor. Bu görgüsüzlük yaklaşık 30 dakika sürdü. Dansözler soyunma odasına girdiler ve kıyafetlerini değiştirerek tekrar sahaya çıktılar. Sanki herşey planlanmış gibiydi. Taraftarı dışarı çıkmıyor, futbolcusu sahada çıkmıyor. Karşılıklı atışmalar, tepkiler, v.s derken devletimizin polisi bu görgüsüzleri bir anne şefkatiyle dışarı çıkartıyordu. Bunun üzerine bir 45 dakika daha içeri bekledik bu sırada Volkan Ballı ağabeyimiz sağolsun bizlerle ilgilenmeye çalışıyordu. "Volkan Ballı takımı buraya getir" seslerine karşılıksız kalmadı ve takımımız sahaya çıktı. Kendilerine moral vermeye çalıştık ve bu takımın sonuç ne olursa olsun yanında olacağımızı bir kez daha göstermeye çalıştık. Nihayet kapılar açıldı ve bir deplasman daha sona erdi. Önce Ankara sonra Sevilla. Fenerbahçe nerede biz oradayız.
__________________
Hatıralar sarmış 4-1 yanımı