
Üyelik tarihi: Apr 2006

Nerden: Ya Şehr-i ERZURUM

Yaş: 25
Devamıda Var.......
Bunların kısmen bilindiğini söylüyorlar ve kamuoyunun bütün
yapılanları bilmesini istiyorlar.
İsimlerini vermeyen hekimlerin itirafları arasında en korkuncu ise
bir kere kullanıldıktan sonra kesinlikle çöpe atılması gereken tıbbi
malzemelerin, 'tasarruf' olsun diye aynı kan grubuna sahip
hastalarda tekrar tekrar kullanılıyor olması. Peki, SSK, Emekli Sandığı ya da
Bağ-Kur hastaları neden en kaliteli yerde bile en 'kalitesiz' sağlık
hizmetini alıyorlar?
Cevap çok korkunç: "Çünkü AKP Hükümeti böyle istiyor." Hükümet,
ücret politikasıyla bir anlamda vatandaşları kalitesiz hizmete mahkûm
ediyor.
Adının açıklanmasını istemeyen bir hekim şu bilgiyi veriyor: "15 bin
YTL'lik bir kalp ameliyatına, hükümet 5-6 bin YTL ödüyor. Maliyeti
yaklaşık 15 bin YTL olan bir kalp ameliyatının 5-6 bin YTL'ye mal
edebilmesi için 5 milyonluk iplik yerine 1 milyonluk iplik
kullanılıyor. 2.000 dolarlık ilaç kaplı stent yerine, damarda sağa
sola kayarak kısa sürede kalp krizine yol açabilen 170 dolarlık
stentle hasta ameliyat ediliyor. Ödeme gücü olan ise devletin
verdiği paket fiyatın üzerine 5-10 bin YTL eklenip en kaliteli malzemelerle
ameliyat ediliyor."
Ama SSK, Emekli Sandığı ya da Bağ-Kur'dan gelen hastaların çoğu bu
bedeli ödeyemiyor. Hükümetin, özel hastanelerle, "Ameliyatları bir
şekilde ucuza mal et." dercesine çok düşük fiyatlara yaptığı paket
anlaşmalar ise özellikle tek kullanımlık malzemelerin artık
kullanılmaz hale gelene kadar tekrar tekrar kullanılmasına yol
açıyor.
Peki, bunu yapan özel hastanelerin oranı ne kadar yüksek? "Bunu
hepsi yapıyor, ama biz yüzde 90'ı diyelim bari." diyor yine adının saklı
kalmasını isteyen bir cerrah.
Bazı yetkililerden aldığımız bilgilere göre, hastanelerimizdeki tek
sorun kullanılan malzemelerin kalitesizliği değil. Ameliyathanelerin
durumu da içler acısı. Bir kalp-damar cerrahının ağzından çıkan şu
sözler insanı şok
ediyor: "İstanbul'da kalp-damar cerrahisinin yapıldığı yaklaşık 26
merkez var. Ancak bu merkezler ABD'de ya da Avrupa'da olsalardı, en
az 20'sinin ruhsatı iptal edilirdi. Çünkü hiçbiri ameliyathane
şartlarına uygun çalışmıyor."
Paket programdaki bir hastanın 'kaybedilmesi', hastane açısından
daha kârlı olduğu için, hastanın yaşayıp yaşamaması da çok önemsenmiyor.
Bir insanın ölmesi "eks olmak" olarak adlandırılıp sıradan bir
şeymiş gibi karşılanıyor.
Devlet ve SSK Hastaneleri'nde çalışan doktorlar, bütün bu ölümcül
gerçekleri bildikleri halde, daha çok kazanmak için, hastaları
kendilerinin de çalıştıkları özel hastanelere yönlendiriyorlar. Ölen
her hasta bu doktorlara daha çok kazandırmış oluyor. Çünkü bir hasta
erken ölürse hastane doktorları; tıbbi malzeme, ilaç, yoğun bakım
gibi masraflara girmeden ve tedavi süreciyle yorulmadan paket fiyatını
cebe indirmiş oluyor.
Not : Bu ileti Türkiye'de 2 milyon internet kullanıcısına
gönderilmiştir ancak yetmez! Sağlık sektöründeki bu inanılmaz
sömürüye, para hırsıyla insanları ölüme götüren doktorlara dur deyin!
Namuslu hekimlerimizin bu itiraflarını herkese ulaştırın ! |